Yazmak istediğim kısa kısa şeyler olduğu oluyor. Bunlar için bir var elimde ama temaya henüz entegrelemedim. Bu yüzden bir süre böyle belirli bir zamana kadar ufaktan bültenler hazırlayıp arasına da bunları serpeceğim hadi bakalım.

  • Blog Ödülleri ödülleri verildi. Konferans Galatasaray Üniversitesinde yapıldı. Keşke gidebilseydim. İçim kaldı vallahi. O plaketimsi dalgalar falan ödüller… Of çok tatlı yahu. Neyse ki yaza gidiyorum İstanbula hem iyi bir buluşma olur, hem de gezip görürüm.
  • Galatasaray‘ım şampiyon oldu. Ama bu şampiyonluk pek zevk vermedi. İki hafta öncesinden biliyordum zaten böyle olacağını. Ama gene de eğlenmesini bildik. Yurdun dört bir yanında sabahlara kadar kutlamalar yapıldı. Manisa’da da durum farklı değildi. Merkezdeki ana caddeler kapanmış. Meşaleler, havayi fişekler, muhteşem ses çıkartan o devasa düdükler falan süperdi…
  • Kendi başıma gelen olaydan ötürü kullandım ı. Harbiden de işe yaradı. Sabit diskinizi defraglayın diyorum.
  • Kim bilir benle birlikte kaç zavallı ÖSS‘ye hazırlanıyor. Umarım yardımcı olabilmişimdir.
  • Tasarımlarında karasızlığı yaşayanlar için ufak tefek dalgalar.
  • Güncelleme her zaman gereklidir.BIOS güncellemesi ise daha da gereklidir.
  • Firefox‘u baştan tasarlayın, oynayın, kesin, kırpın ; Stylish !

Hayatımda izlediğim en iyi animasyondu Persepolis. Ötekiler gibi renkli boyamalar, çizgiler, olağanüstü güçler yoktu. Olan tek şey hayatın kendisiydi. İran devriminin, bu kadar kısa sürede bir ülkeyi nasıl tam aksi yönde değiştireceğine ap açık örneği olduğunu bana gösterdi. Film, ABD ve Fransa ortak yapımı bir çalışma. İranın hiç bir şekilde parmağı yok. Ünlü çizgiromancı Marjane Satrapin‘in çizgilerinden oluşan bir yapıt. İranlı bir kızın havaalanında veznedar tarafından kendisinden pasaport istenmesinin ardından bir şey söylemeyip hemen yanı başındaki banka oturduktan sonra daldığı hayalleri anlatır. Filmin tamamı fılaşbektir. Gerie dönük hayal yani. Bu yüzden olsa gerek %85 filmin. Kızın ufak yaşlardan, kadın olma yolunda adımlarına değin, İran-Fransa arasındaki hikayesini konu alıyor. Zamanında İran’da yaşananlar, süreci, başkaldıranların akıbeti gibi bir çok konu işleniyor. Şahsen çok etkilendim ve açık tekrar tekrar izleyesim geliyor. Her arşivcinin sandığında olması gereken bir bu Persepolis.

Bugün Mayıs 2008. Bundan 36 sene önce dönem başbakanlarından Sn. Süleyman DEMİREL’in “İdam edin o bölücüyü!” nidaları atarak Deniz GEZMİŞ, Yusuf ASLAN ve Hüseyin İNAN kişilerini ettrilmişti. Gencecik insanlar hayatlarının baharında, davaları uğruna hayatlarını seve seve vermişlerdi. Fazla söze mahal yok. Kısa bir araştırma sonucunda bulduğum bir kaç alıntıyı sizler ile paylaşayım. devamı ~

Sabit optimizesi derken yapacağımız olay şudur.Öncelikle genellikle yazılım kaldırdıktan sonra arta kalan klasör, dosya gibi gereksiz verileri uçuracağız.Daha sonra çekerek verileri birleştireceğiz.
Şimdi bu ilk söylediğim tamam da ikincisi bazı arkadaşların kafaya takılabilir. Hemen açıklayayım. Ben de yeni öğrendim zaten. Biz diskteki verilerle oynarken(düzenlerken, taşırken, silerken v.s.) bu namussuzlar disklerin bir yerinde değil de bir başına bir ortasına bir sonuna yerleşiyor. Ve biz bu dosyalar ile işlem yaparken bu verileri farklı noktalardan çağırdığı için hem gereksiz bekleme, enerji israfı ve gereksiz haşırt huşurt sabit diskten gelen sesler gibi şeyler ile uğraşıyoruz. İşte bu olayını yaptıkmıydı, bu verileri birleştiriyor. Yani bi sağ bi yapmadan adam akıllı hangisi neredeyse gidip onu

çağırıyor. Böylece hem bizim hem de diskimizin kafası rahat oluyor. Şimdi pogram önerilerine gelelim. devamı ~

Wordpress üzerine skD kurduk, değiştirdik. | © 2008 by Nucro ~ Orçun İLBEYLİ | rss sitemap:xml

Clicky

This work is licensed under a Creative Commons Attribution-Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License.
Bazı hakları saklıdır.Alıntı yapılırken link gösterilmesi rica olunur.