<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Nucro Blog &#187; nasıl yapılır</title>
	<atom:link href="http://www.nucro.org/category/nasil-yapilir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nucro.org</link>
	<description>Orçun İlbeyli&#039;nin yazılarını aktardığı web güncesi.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Mar 2010 22:42:41 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Beş Yeni Google Buzz İpucu</title>
		<link>http://www.nucro.org/bes-yeni-google-buzz-ipucu</link>
		<comments>http://www.nucro.org/bes-yeni-google-buzz-ipucu#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 10:58:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[buzz]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[ipucu]]></category>
		<category><![CDATA[kısa]]></category>
		<category><![CDATA[yollar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1591</guid>
		<description><![CDATA[
Geçen gördüğüm bir blog sosyal medya&#8217;nın yeni bebeği Google Buzz &#8216;un dikkat çeken beş ipucuna değinmiş. Faydalı buldum paylaşayım dedim.

1.Google Buzz Chrome Eklentileri
Google Chrome kullananların oldukça hoşuna gidecek olan Chrome Buzz, Gmail hesabınıza giriş yaptıktan sonra tarayıcınızın sağ üst tarafına yerleşiyor. Henüz sadece gelen buzzlarınıza olanak sağlayan bu eklenti aynı zamanda chrome için yapılmış ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-1592 aligncenter" title="googlebuzz_1575276c" src="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/googlebuzz_1575276c.jpg" alt="" width="460" height="287" /></p>
<p>Geçen gördüğüm bir blog sosyal medya&#8217;nın yeni bebeği Google Buzz &#8216;un dikkat çeken beş ipucuna değinmiş. Faydalı buldum paylaşayım dedim.</p>
<p><span id="more-1591"></span></p>
<h3>1.Google Buzz Chrome Eklentileri</h3>
<p><img class="size-full wp-image-1593 alignright" title="chrome buzz extension" src="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/chrome-buzz-extension-e1265970136394.png" alt="" width="382" height="349" />Google Chrome kullananların oldukça hoşuna gidecek olan <a href="https://chrome.google.com/extensions/detail/fmmaomnifgiheomcnmiginicjpkdngok">Chrome Buzz</a>, Gmail hesabınıza giriş yaptıktan sonra tarayıcınızın sağ üst tarafına yerleşiyor. Henüz sadece gelen buzzlarınıza olanak sağlayan bu eklenti aynı zamanda chrome için yapılmış ilk eklenti olma ünvanını da elinde bulunduruyor.</p>
<p>İkinci eklenti ise biraz daha kullanışlı sayılabilir eğer bu iki eklentiyi de bira arada kullanırsanız. Eklenti ismi <a href="https://chrome.google.com/extensions/detail/jeanfjhmicflioichibjklhfkbimaflc">Buzz</a>&#8216;er. Adres çubuğunun sonunda yer alan ufak bir buton ile o an bulunduğunuz url&#8217;yi anında google buzz sayfanıza geçmenize yarıyor. Öte yandan, bu eklenti ile normal yazı yahut görsel de paylaşabiliyorsunuz. Yalnız görsel paylaşırken bilgisayarınızdan yükleme yerine link vermeniz gerekiyor.</p>
<h3>2.Buzz Kontakt Listenizi Meraklı Gözlerden Saklayın</h3>
<p>Bilindiği üzere Google Buzz kullanıcıadımız ile Gmail adresimizin <strong>@gmail.com</strong>&#8216;dan önceki hali aynı. E böyle olunca herkes, herkesin email adresini öğrenebilir oldu. Bunu bir nebze olsun önüne geçmek için kısa bir yol izlememiz gerekiyor. Google Profil <a href="http://www.google.com/profiles/me/editprofile">düzenleme sayfamıza</a> gelip hemen sağda avatarımızın solunda yer alan <strong>İzlediğim ve beni izleyen kişilerin listesini görüntüle</strong> yazan kısımdan işareti kaldırıyoruz. Değişiklikleri kaydedip çıkıyoruz. Artık diğer kişiler sizin takip ettiğiniz ve sizi takip eden kişileri göremeyecek.</p>
<h3>3.Update Google Buzz via Email</h3>
<p>Google Buzz&#8217;un bize sunduğu bir güzel şey de email ile güncellemeler sunmamıza izin vermesi. Yapmanız gereken gmail.com uzantılı email adresinizden <a href="mailto:buzz@gmail.com">buzz@gmail.com</a>&#8216;a email göndermek. Mailinize dosya bile ataçlayabilirsiniz.</p>
<h3>4.Sevdiğiniz Kişilerin Buzz&#8217;ını RSS ile Takip Edin</h3>
<p>Kişinin Google Profil sayfasına gidin. Adres çubuğunun yanında RSS ikonu belirecektir. (ne yazık ki henüz google chrome kendi başına rss takip edemiyor) RSS adresini favori RSS aracımız ile artık takip edebiliriz. Google Reader öneririm dostlar.</p>
<h3>5.Google Buzz Güncellemelerinde Değişik Yazı Stili</h3>
<p>Google Buzz birkaç ufak yazıstili düzenlemesini de destekliyor. Demek istediğim güncellememizi kalın, italik, üstü çızık yazabiliyoruz.</p>
<div id="_mcePaste">(*)kelime(*) = kalın</div>
<div id="_mcePaste">(_)kelime(_) = italik</div>
<div id="_mcePaste">(-)kelime(-) = üstü çizik</div>
<div>Not: Prantezleri koymadan kullanıyoruz. ()</div>
<div>kaynak: <a href="http://www.readwriteweb.com/archives/5_google_buzz_tips_for_the_advanced_user.php">5 Google Buzz Tips for the Advanced User</a></div>
<div></div>
<div>Ayrıca diğer birkaç ipucunu da <a href="http://www.erhanerdogan.com.tr/2010/02/google-buzz-101/?utm_source=twitterfeed&amp;utm_medium=twitter&amp;utm_campaign=Feed%3A+erhanerdoganrssfeed+%28Erhan+Erdo%C4%9Fan+%28Turkish%29%29&amp;utm_content=FriendFeed+Bot">şu</a> blog yazısından da okuyabilirsiniz <img src='http://www.nucro.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/bes-yeni-google-buzz-ipucu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/googlebuzz_1575276c-150x93.jpg" />
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/googlebuzz_1575276c.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">googlebuzz_1575276c</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/googlebuzz_1575276c-150x93.jpg" />
		</media:content>
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/chrome-buzz-extension-e1265970136394.png" medium="image">
			<media:title type="html">chrome buzz extension</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/chrome-buzz-extension-e1265970136394-150x137.png" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Tumblr&#8217;a Soru Sorma Kabiliyeti</title>
		<link>http://www.nucro.org/tumblra-soru-sorma-kabiliyeti</link>
		<comments>http://www.nucro.org/tumblra-soru-sorma-kabiliyeti#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 19:28:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[formspring]]></category>
		<category><![CDATA[kim]]></category>
		<category><![CDATA[micro]]></category>
		<category><![CDATA[mini]]></category>
		<category><![CDATA[ne]]></category>
		<category><![CDATA[tumblr]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1586</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba arkadaşlar. Bir formspring&#8217;dir gidiyor bu aralar. Belki daha önce vardı ama ben daha yeni keşfettim. Tumblr bloglarımızdan da millete soru sordura biliyoruz. Anonim ya da kişi bilgilerini ver seçenekleri mevcudiyetini koruyor.Tumblr sahipleri şu sayfadan özelliği aktif edebilirler. Sonrasında adresiniz/ask sayfasından sorularınızı alabilirsiniz. Ayrıca benim tumblr adresime şurdan ulaşabilir, burdan da sorularınızı sorabilirsiniz. Formspring&#8217;in de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba arkadaşlar. Bir formspring&#8217;dir gidiyor bu aralar. Belki daha önce vardı ama ben daha yeni keşfettim. Tumblr bloglarımızdan da millete soru sordura biliyoruz. Anonim ya da kişi bilgilerini ver seçenekleri mevcudiyetini koruyor.Tumblr sahipleri <a href="http://www.tumblr.com/messages">şu</a> sayfadan özelliği aktif edebilirler. Sonrasında <strong>adresiniz/ask</strong> sayfasından sorularınızı alabilirsiniz. Ayrıca benim tumblr adresime <a title="şurdan " href="http://kimne.tumblr.com/">şurdan </a>ulaşabilir, <a title="burdan" href="http://kimne.tumblr.com/ask">burdan</a> da sorularınızı sorabilirsiniz. Formspring&#8217;in de ne olduğunu <a title="burda" href="http://www.nucro.org/formspring-bir-seyler-sor">burda</a> anlattım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/tumblra-soru-sorma-kabiliyeti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>Yılbaşı ve Steam Oyun İndirimleri</title>
		<link>http://www.nucro.org/yilbasi-ve-steam-oyun-indirimleri</link>
		<comments>http://www.nucro.org/yilbasi-ve-steam-oyun-indirimleri#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Dec 2009 16:01:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[al]]></category>
		<category><![CDATA[download]]></category>
		<category><![CDATA[indirim]]></category>
		<category><![CDATA[satın]]></category>
		<category><![CDATA[steam]]></category>
		<category><![CDATA[valve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/yilbasi-ve-steam-oyun-indirimleri</guid>
		<description><![CDATA[
Yılbaşının yaklaşmasıyla steam Noel indirimlerini yapmaya çoktan başlamıştı bile. Geç yazabildim kusura bakmayın. Store sayfasında bildiğiniz o taş gibi oyunlara inanılmaz indirimler uyguluyorlar. Genel bir indirimin yanısıra her gün belli oyunlarda %80&#8242;e varan indirimler de söz konusu. Bitmeden kapın birkaç tane derim. Store sayfası burda. Ayrıca daha önce steam nedir? nasıl oyun alınır anlatmıştım. Örnek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><img style="max-width: 800px;" src="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/steam-logo.jpg" /></div>
<p>Yılbaşının yaklaşmasıyla steam Noel indirimlerini yapmaya çoktan başlamıştı bile. Geç yazabildim kusura bakmayın. Store sayfasında bildiğiniz o taş gibi oyunlara inanılmaz indirimler uyguluyorlar. Genel bir indirimin yanısıra her gün belli oyunlarda %80&#8242;e varan indirimler de söz konusu. Bitmeden kapın birkaç tane derim. Store sayfası <a href="http://store.steampowered.com/">burda</a>. Ayrıca daha önce steam nedir? nasıl oyun alınır anlatmıştım. Örnek oyun counter strike source idi. O da <a href="http://www.nucro.org/steam-nedir-steam-zerinden-oyun-nasil-indirilir">şu</a> sayfada.</p>
<div class="zemanta-pixie"><img class="zemanta-pixie-img" alt="" src="http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=90520c0a-dbe1-8731-8d38-0a078552324b" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/yilbasi-ve-steam-oyun-indirimleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/steam-logo.jpg" />
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/steam-logo.jpg" medium="image" />
		<media:content url="http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=90520c0a-dbe1-8731-8d38-0a078552324b" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Okulda, İşyerinde Güvenlik Duvarı ile Engellenen Sitelere Girme</title>
		<link>http://www.nucro.org/okulda-isyerinde-guvenlik-duvari-ile-engellenen-sitelere-girme</link>
		<comments>http://www.nucro.org/okulda-isyerinde-guvenlik-duvari-ile-engellenen-sitelere-girme#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 19:53:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[aşma]]></category>
		<category><![CDATA[blok]]></category>
		<category><![CDATA[duvarı]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[firewall]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1559</guid>
		<description><![CDATA[
Olay geçen başıma geldi. Kaldığım apart kullanıyor bu dalgadan. Donanımın markası Fortiguard sanırım. Araştırdım işte en iyilerindenmiş. Araştırdım kurcaladım şunlara ulaştım. Halihazırda kullandığınız çoğu websitesine giremeyeceksiniz büyük ihtimalle. Çözüm basit. Öncelikle otomatik proksi bulup kullanan programı çekiyoruz. Freegate&#8217;i öneriyorum. Burdan indiriyoruz. Eğer HALA Internet Explorer kullanıcıysanız herhangi bi modfikasyon yapmanıza gerek yok. Program otomatikman proksinizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="One hand can stop reality." src="http://farm1.static.flickr.com/5/8857161_ba2a58fb1a.jpg" border="0" alt="One hand can stop reality." hspace="5" /></p>
<p>Olay geçen başıma geldi. Kaldığım apart kullanıyor bu dalgadan. Donanımın markası Fortiguard sanırım. Araştırdım işte en iyilerindenmiş. Araştırdım kurcaladım şunlara ulaştım. Halihazırda kullandığınız çoğu websitesine giremeyeceksiniz büyük ihtimalle. Çözüm basit. Öncelikle otomatik proksi bulup kullanan programı çekiyoruz. Freegate&#8217;i öneriyorum. <a href="http://download.cnet.com/Freegate/3000-2085_4-10415391.html">Burdan</a> indiriyoruz. Eğer HALA Internet Explorer kullanıcıysanız herhangi bi modfikasyon yapmanıza gerek yok. Program otomatikman proksinizi ayarlıyor. Google Chrome ve Safari için de durum aynı. Nitekim onlar da internet ayarlarını Internet Explorer üzerinden sağlıyorlar. Gelelim diğer tarayıcılara. Firefox üzerindeyseniz eğer Araçlae &gt; Seçenekler &gt; Gelişmiş &gt; Bağlantı &gt; Ayarlar yolunu izliyoruz. Manual proxy ayarını tıklayıp IP bölümüne <strong>localhost</strong> yazıyoruz. Port bölümüne, Freegate programının status tabındaki bilgiye göre yazıyoruz. Büyük ihtimal 8580 olacaktır. Bu bilgileri girdikten sonra onaylayıp çıkıyoruz. Opera&#8217;ya gelecek olrsak. Pardon gerçi Opera da otomatik ayarlanıyor.</p>
<p>Windows Live Messenger engeline gelicek olursak bu engeli ebuddy.com üzerinden girebilirsiniz. Ya da pidgin adlı yazılımı indirip onun üzerinden de bağlanabilirsiniz. Fakat illa ki WLM üzerinden giricem diyorsanız şu yolları izleyin. İlk olarak şu bağlantıdan <a href="http://www.secway.fr/us/products/simplite_msn/home.php">simplate</a> programını indirin. Kurulumu tamamladıktan sonra gelen sihirbazda sadece Name kısmını değiştirin. Arzunuza göre bir şey yazın. Next dedikten sonra bir parola belirleyin. Tekrar Next ile diğer adıma geçelim. Bu adımda yazılımın rastgele anahtar oluşturması için faremizi rastgele sallayalım. Yeşil bar dolduktan sonra işlemi tamamlayalım. Next next diyerek sonlandıralım işlemleri. WLM otomatikman açılacaktır. Normal giriş yapın. İşte msndesiniz <img src='http://www.nucro.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  İsterseniz programın File &gt; Configure altından ayar vererbiliriz. Mesela bilgisayarı her açtığımıza çalışmasını sağlayabiliriz. Ya da görüntü kirliliği yapmaması için Start Minimized diyerek  saklayabilir. Alttan hide simp icon&#8230; diyerek ikonu tamamen yok edebiliriz de. Ya da Interface tabı altından msn içi konuşmalara müdaheleyi iptal edebilirsiniz. Change messages colors yanındaki kutudan tiki kaldırarak normal şekline döndürebilirsiniz. İşte bu kadar basit bu tür engellerden kurtulmak. Kolay gelsin. <img src='http://www.nucro.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/okulda-isyerinde-guvenlik-duvari-ile-engellenen-sitelere-girme/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://farm1.static.flickr.com/5/8857161_ba2a58fb1a.jpg" />
		<media:content url="http://farm1.static.flickr.com/5/8857161_ba2a58fb1a.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">One hand can stop reality.</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Firefox&#8217;u Cam Gibi Yapmaca</title>
		<link>http://www.nucro.org/firefoxu-cam-gibi-yapmaca</link>
		<comments>http://www.nucro.org/firefoxu-cam-gibi-yapmaca#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Aug 2009 18:59:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[7]]></category>
		<category><![CDATA[aero]]></category>
		<category><![CDATA[cam]]></category>
		<category><![CDATA[eklenti]]></category>
		<category><![CDATA[firefox]]></category>
		<category><![CDATA[glass]]></category>
		<category><![CDATA[glossy]]></category>
		<category><![CDATA[mozilla]]></category>
		<category><![CDATA[seven]]></category>
		<category><![CDATA[vista]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1529</guid>
		<description><![CDATA[
Öncelikle bu şekilde bir firefox&#8217;a sahip olmak için windows vista ya da windows 7 üzerinde olmanız gerekiyor. Eklentiyi şurdan indiriyorsunuz. Delicious Bookmarks eklentisi ile birlikte çalışmıyor. Gerçi çalışıyorda işte sakat. Kötü gözüküyor.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-1528 aligncenter" title="firefox-glass" src="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/firefox-glass.jpg" alt="firefox-glass" width="500" height="93" /></p>
<p>Öncelikle bu şekilde bir firefox&#8217;a sahip olmak için <strong>windows vista</strong> ya da <strong>windows 7</strong> üzerinde olmanız gerekiyor. Eklentiyi <a href="https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/12181">şurdan</a> indiriyorsunuz. Delicious Bookmarks eklentisi ile birlikte çalışmıyor. Gerçi çalışıyorda işte sakat. Kötü gözüküyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/firefoxu-cam-gibi-yapmaca/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/firefox-glass-150x27.jpg" />
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/firefox-glass.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">firefox-glass</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/firefox-glass-150x27.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Old Post Notifier ile Yanlış Anlaşılmalara Son</title>
		<link>http://www.nucro.org/old-post-notifier-ile-yanlis-anlasilmalara-son</link>
		<comments>http://www.nucro.org/old-post-notifier-ile-yanlis-anlasilmalara-son#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2009 08:56:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[alisko]]></category>
		<category><![CDATA[bahsisoglu]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[eklenti]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[notifier]]></category>
		<category><![CDATA[old]]></category>
		<category><![CDATA[post]]></category>
		<category><![CDATA[uyar]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1471</guid>
		<description><![CDATA[
Sevgili dostum Ali&#8216;nin yazdığı diğer bir eklenti olan Old Posts Notifier eklentisi eski yazıların kafasına ufak bir uyarı mesajı koyarak yazının güncelliğini kaybetme ihtimaline karşı okuyucuları uyarıyor. Telekom&#8217;un geçen zamanlarda yaptığı bir indirimi yazmışım. Tabi bayağı bir süre geçmiş üzerinden. Güncelliğini yitirmiş. İşte bu eklenti sayesinde okuyucular yanlış anlaşılmaya düşmeden blogu rahatlıkla okuyabilecekler. Eklentiyi indirmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="TTnet biraz olsun rahatlattı « Nucro Blog_1248598479575" src="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/TTnet-biraz-olsun-rahatlattı-«-Nucro-Blog_1248598479575.png" alt="TTnet biraz olsun rahatlattı « Nucro Blog_1248598479575" width="675" height="76" /></p>
<p>Sevgili dostum <a href="http://ali.bahsisoglu.com">Ali</a>&#8216;nin yazdığı diğer bir eklenti olan <strong>Old Posts Notifier</strong> eklentisi eski yazıların kafasına ufak bir uyarı mesajı koyarak yazının güncelliğini kaybetme ihtimaline karşı okuyucuları uyarıyor. Telekom&#8217;un geçen zamanlarda yaptığı bir indirimi <a href="http://www.nucro.org/ttnet-biraz-olsun-rahatlatti">yazmışım</a>. Tabi bayağı bir süre geçmiş üzerinden. Güncelliğini yitirmiş. İşte bu eklenti sayesinde okuyucular yanlış anlaşılmaya düşmeden blogu rahatlıkla okuyabilecekler. Eklentiyi indirmek için <a href="http://wordpress.org/extend/plugins/old-post-notifier/">tıkl</a>a<a href="http://www.alisko.org/old-post-notifier-eklentisi-v0-1/">yın</a>. Teşekkürler <a href="http://www.alisko.org">Ali</a>, günü kurtardın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/old-post-notifier-ile-yanlis-anlasilmalara-son/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/TTnet-biraz-olsun-rahatlattı-«-Nucro-Blog_1248598479575.png" />
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/TTnet-biraz-olsun-rahatlattı-«-Nucro-Blog_1248598479575.png" medium="image">
			<media:title type="html">TTnet biraz olsun rahatlattı « Nucro Blog_1248598479575</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>CSS Notları: Sıfırlama Tekniği #2</title>
		<link>http://www.nucro.org/css-notlari-sifirlama-teknigi</link>
		<comments>http://www.nucro.org/css-notlari-sifirlama-teknigi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 19:08:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[css notları]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[boşluk]]></category>
		<category><![CDATA[css]]></category>
		<category><![CDATA[margin]]></category>
		<category><![CDATA[padding]]></category>
		<category><![CDATA[sıfırlama]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[xhtml]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1457</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşlar normalde sayfamızı hazırlarken tarayıcıların html kodlar için varsaydığı bazı ayarlar var. Liste şeklinde yazıyı soldan şu kadar boşluk koyayım, paragrafa şu kadar yapayım, alıntı yapılanı italik yapayım gibi. Fakat bu kurallar sayfamızı tasarlarken bize hep ayak bağı olur, istediğimizi yapamayacak duruma geliriz. Çözümü basit. Bunun için 2 yol var. Birincisi tüm kodları virgülle ayırarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arkadaşlar normalde sayfamızı hazırlarken tarayıcıların html kodlar için varsaydığı bazı ayarlar var. Liste şeklinde yazıyı soldan şu kadar boşluk koyayım, paragrafa şu kadar yapayım, alıntı yapılanı italik yapayım gibi. Fakat bu kurallar sayfamızı tasarlarken bize hep ayak bağı olur, istediğimizi yapamayacak duruma geliriz. Çözümü basit. Bunun için 2 yol var. Birincisi tüm kodları virgülle ayırarak teker yazmak;</p>
<pre class="brush: css;">ul , ol , li , blockquote , textarea , input , h1 , h2 , h3 ,h4 , h5 , h6 { margin:0; padding:0; }</pre>
<p>2. yol ise bu kodlar yerine tek bir yıldız (<span style="color: #ff0000;">*</span>) kullanarak bunları kapsamak. Şöyle ki;</p>
<pre class="brush: css;"> * { margin:0; padding:0;  }</pre>
<p>e bu kadar işte. pek bir zorluğu yok.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/css-notlari-sifirlama-teknigi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>CSS Notları: İçeriği Ortalamak #1</title>
		<link>http://www.nucro.org/csste-icerigi-ortalamak</link>
		<comments>http://www.nucro.org/csste-icerigi-ortalamak#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2009 10:00:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[cascading]]></category>
		<category><![CDATA[css]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[sheet]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[style]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1455</guid>
		<description><![CDATA[
Basit bir nokta bu ama halledilemeyince çözünürlük sorunsalı baş gösteriyor ve gerçekten can sıkıyor. İçeriği oluşturup soldan margin çakıp ortalayabiliyoruz ama başka çözünürlüğe geçince sayfa kayıyor. Bunun önüne şu minnacık kodla geçiyoruz.
İçeriğimizin id&#8217;si &#8220;icerik&#8221; olsun diyelim;
#icerik { margin:0 auto; }
evet bu kadar. Benim başıma geldiyse herkesin de başına gelebilir bu sorun. İlacı budur. Ayrıca Eren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><img class="size-full wp-image-1456 alignnone" title="CSS'te İçeriği Ortalamak Çözünürlük Sorunu İlacı" src="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/73-00.jpg" alt="CSS'te İçeriği Ortalamak Çözünürlük Sorunu İlacı" width="300" height="300" /></center><br />
Basit bir nokta bu ama halledilemeyince çözünürlük sorunsalı baş gösteriyor ve gerçekten can sıkıyor. İçeriği oluşturup soldan margin çakıp ortalayabiliyoruz ama başka çözünürlüğe geçince sayfa kayıyor. Bunun önüne şu minnacık kodla geçiyoruz.</p>
<p>İçeriğimizin id&#8217;si &#8220;icerik&#8221; olsun diyelim;</p>
<pre class="brush: css;">#icerik { margin:0 auto; }</pre>
<p>evet bu kadar. Benim başıma geldiyse herkesin de başına gelebilir bu sorun. İlacı budur. Ayrıca <a href="http://www.siberkultur.com">Eren Emre</a>&#8216;ye teşekkürler burda.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/csste-icerigi-ortalamak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/73-00-150x150.jpg" />
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/73-00.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">CSS&#8217;te İçeriği Ortalamak Çözünürlük Sorunu İlacı</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/73-00-150x150.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Firefox&#8217;u Portatif Yapma</title>
		<link>http://www.nucro.org/firefoxu-portatif-yapma</link>
		<comments>http://www.nucro.org/firefoxu-portatif-yapma#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2009 19:34:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[blip]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[firefox]]></category>
		<category><![CDATA[how]]></category>
		<category><![CDATA[mozilla]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[nucro]]></category>
		<category><![CDATA[to]]></category>
		<category><![CDATA[vidyo]]></category>
		<category><![CDATA[yapılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/firefoxu-portatif-yapma</guid>
		<description><![CDATA[  
Arkadaşlar mozillanın sık güncellenen dalgamotoru firefox&#8217;un her güncellemesini merak ederiz. Ama yükleyip de mevcut firefox&#8217;u dağıtmaktan da çekiniriz. Bu yöntem belki yardımcı olabilir. Geçen keşfettim.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><embed src="http://blip.tv/play/AfeIAAA" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" height="394" width="500"> </embed> </div>
<p>Arkadaşlar mozillanın sık güncellenen dalgamotoru firefox&#8217;un her güncellemesini merak ederiz. Ama yükleyip de mevcut firefox&#8217;u dağıtmaktan da çekiniriz. Bu yöntem belki yardımcı olabilir. Geçen keşfettim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/firefoxu-portatif-yapma/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>uTorrent Web Arayüzü Eğitim Vidyosu</title>
		<link>http://www.nucro.org/utorrent-web-arayuzu-egitim-vidyosu</link>
		<comments>http://www.nucro.org/utorrent-web-arayuzu-egitim-vidyosu#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2009 19:25:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[how]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[to]]></category>
		<category><![CDATA[tutorial]]></category>
		<category><![CDATA[utorrent]]></category>
		<category><![CDATA[yapılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1423</guid>
		<description><![CDATA[
Arkadaşlar uT&#8217;nin yeni keşfettiğim bu mükkemmel, tadından yenmeyecek özelliği olan web ui&#8217;yi tanıttım, anlattım vidyoda. kısa geçeyim şimdi mesela misafirliğe gittin gezmeye falan, tak tak hallediyosun uzaktan torrentlerini. öyle bir şey. 3,43 mb.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed src="http://blip.tv/play/AfX4RgA" type="application/x-shockwave-flash" width="500" height="394" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></p>
<p>Arkadaşlar uT&#8217;nin yeni keşfettiğim bu mükkemmel, tadından yenmeyecek özelliği olan web ui&#8217;yi tanıttım, anlattım vidyoda. kısa geçeyim şimdi mesela misafirliğe gittin gezmeye falan, tak tak hallediyosun uzaktan torrentlerini. öyle bir şey. <a href="http://blip.tv/file/get/Orcun-HowToUsingUTorrentWebInterface437.avi"><strong>3,43 mb.</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/utorrent-web-arayuzu-egitim-vidyosu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>Olmaz Ama!</title>
		<link>http://www.nucro.org/olmaz-ama</link>
		<comments>http://www.nucro.org/olmaz-ama#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2009 16:10:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[yapılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1419</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşlar işin ehli oldum mu olmadım mı orasını bilemem ama şu görüşü de bildirecek tecrübeye de sahibim. Zamanında ben de yapmadım mı? yaptım. Ama şimdi yazıyorum. Şöyle ki: Sevgili blog yazan arkadaşım. Eğer bundan önceki geçmişin forum ya da benzeri ortamlara dayanıyorsa büyük ihtimalle blog dünyasında zorluk çekeceksin. Büyük bir ihtimalle de çekiyorsundur zaten. Sanırım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arkadaşlar işin ehli oldum mu olmadım mı orasını bilemem ama şu görüşü de bildirecek tecrübeye de sahibim. Zamanında ben de yapmadım mı? yaptım. Ama şimdi yazıyorum. Şöyle ki: Sevgili blog yazan arkadaşım. Eğer bundan önceki geçmişin forum ya da benzeri ortamlara dayanıyorsa büyük ihtimalle blog dünyasında zorluk çekeceksin. Büyük bir ihtimalle de çekiyorsundur zaten. Sanırım bu yüzden alıyorum bu tür mailleri. Belli bir pr elde etmek için, ya da aleksada falan fırlamak için mi tutuyosun sen bu blogu? Para kazanmak için blog tutulmaz, yazdığın gerçekten <strong>sana özgü</strong> yazılardan belli bir gelir elde etmek için koyarsın reklam meklam. İşte t*şaklı blogların listesini yapıp toplucana mail atıp yüzyıllardır takip ediyorum, link değişimi yapmak istiyorum falan muhabbetlerine falan giriyorsunuz bir de&#8230; Yani işin özü şu, blog tutmak öyle normal web sitesi mantığıyla olmamalı. Blog tutmak demek günde şu kadar yazı yazacağım da olmamalı. Ziyaretçi arkadaş seni görünce aha bu ahmet&#8217;in, mehmet&#8217;in, ayşe&#8217;nin blog demeli. Aksi halde yemişim ben senin bloguunu.</p>
<p>Ha bu arada blog ödüllerinin oylama sisteminin demokratik bir şekilde olduğuna inanana kadar katılmayacağım. İnsan oğlu uzaya falan mı çıkar bilemem artık ama öyle işte.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/olmaz-ama/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>Bedava @in.com Uzantılı E-Posta Adresi</title>
		<link>http://www.nucro.org/bedava-incom-uzantili-e-posta-adresi</link>
		<comments>http://www.nucro.org/bedava-incom-uzantili-e-posta-adresi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2008 19:02:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[@]]></category>
		<category><![CDATA[bedava]]></category>
		<category><![CDATA[email]]></category>
		<category><![CDATA[eposta]]></category>
		<category><![CDATA[free]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[in.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1349</guid>
		<description><![CDATA[Kısa eposta her zaman ihtiyacımız olan bir şey. Ne kadar kısa ,o kadar iyi. O kadar akılda kalıcı. Dün rastladığım bu uzantı beni oldukça sevindirdi ancak orcun@in.com alınmış olduğunu görünce içinde bulunduğum ruh halini anlatamam. Fakat isminiz ender kullanılan isimlerinizden ise alınmamış olması büyük olasılık. Yönergeler basit. Buraya tıklayarak siteye giriş yapıyoruz ve üstteki kısa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.flickr.com/photos/67115587@N00/960684478"><img class="alignleft" title="email baby?" src="http://farm2.static.flickr.com/1428/960684478_b703ba1057_t.jpg" border="0" alt="email baby?" hspace="5" /></a>Kısa eposta her zaman ihtiyacımız olan bir şey. Ne kadar kısa ,o kadar iyi. O kadar akılda kalıcı. Dün rastladığım bu uzantı beni oldukça sevindirdi ancak orcun@in.com alınmış olduğunu görünce içinde bulunduğum ruh halini anlatamam. Fakat isminiz ender kullanılan isimlerinizden ise alınmamış olması büyük olasılık. Yönergeler basit. <a href="http://mail.email.com/">Buraya</a> tıklayarak siteye giriş yapıyoruz ve üstteki kısa forma isim ve soyismimizi yazıyoruz. Açılan sayfada doldurmamız gereken asıl form geliyor. Tipik üyelik işlemlerinizi tamamlıyorsunuz. Sonunda olağanüstü güzellikte bir eposta adresiniz oluyor. Gerçekten harika. Bunun yanında daha değişik uzantılarda email adreslerine <a href="http://www2.mail.com/templates/common/us/username_frame.htm?mediacode=mmc&amp;amp;referencecode=1002">buradan</a> ulaşabilirsiniz. @mail.com, @email.com gibi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/bedava-incom-uzantili-e-posta-adresi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://farm2.static.flickr.com/1428/960684478_b703ba1057_t.jpg" />
		<media:content url="http://farm2.static.flickr.com/1428/960684478_b703ba1057_t.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">email baby?</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Nokia Symbian60 Telefonlarda Hafıza Kartından Dolayı Kaynaklanan Yavaşlamaya Çözüm</title>
		<link>http://www.nucro.org/nokia-symbian60-telefonlarda-hafiza-kartindan-dolayi-kaynaklanan-yavaslamaya-cozum</link>
		<comments>http://www.nucro.org/nokia-symbian60-telefonlarda-hafiza-kartindan-dolayi-kaynaklanan-yavaslamaya-cozum#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 19:41:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1347</guid>
		<description><![CDATA[Telefonuma yeni hafıza kartı alacakken yaptığım bir kaç aramada karışılaştığım işe yarar bir yöntem. Maxicep forumlarından alıntı:
Arkadaşlar bu konuda S60 ile ilgili bilmeniz gereken en önemli bilgileri tek başlık altında birleştirmeye çalıştım
Bildiginiz gibi S60 ların çoğu bizleri hıy açısından tam olarak ikna etmez yükledigimiz veriler ve programlar da çalışma prensiplerine göre telefonumuzu yavaşlatır.
Önce telefonumuzu yapılandıralım;
telefonumuzda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Telefonuma yeni hafıza kartı alacakken yaptığım bir kaç aramada karışılaştığım işe yarar bir yöntem. Maxicep forumlarından alıntı:</p>
<p style="padding-left: 30px;">Arkadaşlar bu konuda S60 ile ilgili bilmeniz gereken en önemli bilgileri tek başlık altında birleştirmeye çalıştım<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /><br />
Bildiginiz gibi S60 ların çoğu bizleri hıy açısından tam olarak ikna etmez<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> yükledigimiz veriler ve programlar da çalışma prensiplerine göre telefonumuzu yavaşlatır.<br />
Önce telefonumuzu yapılandıralım;<br />
telefonumuzda bulunmasını istedigimiz programları dogru dizinlere yüklememiz hız kaybını en aza indirmemiz için mutlaka gerekli.<br />
Hangi program nereye?;<br />
Mp3 çalar<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> resim editleme yada hafıza kartındaki verileri kullanmaya yada işlemeye yönelik programlar tel hafızasına yüklenmelidir. Çünkü telefon hafızası yapısı geregi hafıza kartından daha hızlı çalışır<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> + daha az enerji harcar (0.6 volt) hafıza kartına yüklü bir programı çaliştırmak istedigimizde kart 1.8 volt enerji çeker ve programı çalıştırır (tabiki daha yavaş açılır tepki süresi düşük oldugundan) oynatmak istediginiz video<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> mp3 yada bir programla üzerinde oynama yapacagınız fotografın verileri ram&#8217;e aynı anda kartdan yüklenirken işlemci de daha yoğun çalışır<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> bu durum sadece yavaşlamayı degil batarya harcamayıda beraberinde getirir.<br />
Otomatik çalışan programlar; arama kayıt<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> güvenlik<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> antivirüs yada telefonumuza yeni özellikler getiren programlar kendiliginden çalışan exe dll ve mdl dosyaları getirir<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> exe dosyaları sürekli aktiftir<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> dll dosyaları programların tel tarafından aslında desteklenmeyen yeni özelliklerini belirler ve bir çoğu sürekli çalışır<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> mdl dosyaları ise tel açılırken yada yeni bir özellik her devreye girdiginde çalışır ve tüm bu dosyalar hem işlemciyi hem ram&#8217;i ve eğer hafıya kartına yüklüyse kartı çalıştırır bu da hem yavaşlamaya hem de enerji kaybına neden olur<br />
Yani programlarınızı seçerken adlarında iyi birer araştırma yapın &#8220;aaa ne güzel program&#8221; diyerek henüz tecrübe edildemiş programları tele yüllemeyin + programın çalışma prensibine göre hangi hafızaya yükleneceğini iyi seçin.<br />
Hız kaybını önlemenin en kesin bir diger yöntemide verilerinizi ayrı kategorilere ayırmaktır<br />
Bu yöntemle telefonunuzun işlemci ve ram&#8217;inde bir defada yapılacak işlem hacmi en aza inmiş olur bu da gereksiz kasılmaları ve enerji kaybını azaltır.<br />
Verileri kategorize etmeye birkaç örnek vereyim;<br />
Mp3 leri slow<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> türkçe<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> yabancı<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> pop ve oldies gibi guruplara ayıralım<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /><br />
Resimleri<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> videoları ve diğer verileri de benzer şekilde gruplandıralım.<br />
En fazla hızlandıran yöntem;<br />
Verilerinizi genelde hafıza kartına yüklediginiz için yoğun bir veri alışverişi sonrasında kartdaki veriler tıpkı Windows&#8217;daki gibi parçalanır<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> işlemci bu verileri bulmak ve parçalarının yerini belirleyip gerektiğinde size sunmak için hem ram&#8217;i hemde hafiza kartını yoğun bir şekilde çalıştırdıgından enerji ve hız kaybı kaçınılmaz olur<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> bu sorunun en kolay çözümü hafıza kartınızı bilgisayara takıp disk birleştirme yapmanız ve bu işlemi yoğun veri alımlarından sonra tekrar etmenizdir<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> ancak en iyi yöntem;<br />
Kartınızı kart okuyucu ile bilgisayarınıza takın<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /><br />
system klasorü gizli oldugundan Windows bu klasorü göstermez<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /><br />
klasör seçenekleri/görünüm den &#8220;gizli dosya ve klasörleri göster&#8221; tikini işaretleyin.<br />
System klasörü dahil tüm veriyi bilgisayarınıza kopyalayın<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /><br />
Kart simgesi üzerinde sağ tıklayıp biçimlendir sekmesine tıklayıp biçimlendirin (format!!!) biçimlendirmenin yapısını &#8220;fat&#8221; olarak seçin &#8220;fat32&#8243; seçerseniz telde çalışmaz &#8220;kart bozuk&#8221; uyarısı alırsınız. Bu işlem tamamlandığında verilerinizi aynı şekilde karta kopyalayın<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> işlem tamam<br />
bu arada bilmeniz gereken bir başka konu;<br />
fat biçiminde formatlanmış kart 2gb olsa bile 6600 ve üstü telefonlarda çalışır.<br />
Bir başka hızlandırma<br />
metodu ki çok bilinen bir metod;<br />
Menüden yapılacak kısmına girip klasik &#8220;speed qoukie&#8221; ayarlarını yapın.<br />
Yalnız bu ayarlar telefonunuzu hızlandırmaz<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> aksine açılışta yavaşlatır<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> çünkü prensibi ajanda ve yapılacak kayıtlarını başlangıçta gözden geçirip ram&#8217;de tutar<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> yani bu bilgiye daha çabuk ulaşımı sağlar<img class="inlineimg" title="Virgul" src="http://www.maxicep.com/virgul.gif" border="0" alt="" /> sadece ajanda ve yapılacak notlarını sürekli kullananların işine yarar.<br />
Bu bilgiler alıntı degil kendi deneyimimdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/nokia-symbian60-telefonlarda-hafiza-kartindan-dolayi-kaynaklanan-yavaslamaya-cozum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" />
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.maxicep.com/virgul.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Virgul</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Türkiye Türksat 3A Uydu Frekansları</title>
		<link>http://www.nucro.org/turkiye-turksat-3a-uydu-frekanslari</link>
		<comments>http://www.nucro.org/turkiye-turksat-3a-uydu-frekanslari#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2008 15:46:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[2a]]></category>
		<category><![CDATA[3a]]></category>
		<category><![CDATA[ayar]]></category>
		<category><![CDATA[frekans]]></category>
		<category><![CDATA[satellite]]></category>
		<category><![CDATA[settings]]></category>
		<category><![CDATA[space]]></category>
		<category><![CDATA[türksat]]></category>
		<category><![CDATA[uydu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1332</guid>
		<description><![CDATA[














Bildiğiniz üzere yakın bir süre önce yeni uydumuz Türksat 3A aktif hale geldi. Tabii ki TV frekansları da değişti. Yeni Frekanslar yazının devamında.
TÜRKSAT TANITIM DİJİTAL (BATI)  OTOMATİK TARAMA 
 Frekans Bilgileri: 12731 3333  3/4 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)
STV  PAKET (BATI) 
 Frekans Bilgileri: 10960 13000  5/6 H-YATAY BATI (WEST)
 STV, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><br />
<table width="600" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
<tr>
<td><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-5188891655464038";
/* harfly kare */
google_ad_slot = "4677367097";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></td>
<td bgcolor="#D7F8EC"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-5188891655464038";
/* harfly kare */
google_ad_slot = "4677367097";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></td>
</tr>
</table>
<p></center></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.flickr.com/photos/83542829@N00/1983337986"><img class="aligncenter" title="Latest photo of the TV stuff." src="http://farm3.static.flickr.com/2397/1983337986_b6777dada0.jpg" border="0" alt="Latest photo of the TV stuff." hspace="5" /></a></p>
<p>Bildiğiniz üzere yakın bir süre önce yeni uydumuz <a title="Türksat 3A" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Turksat_3A">Türksat 3A</a> aktif hale geldi. Tabii ki TV frekansları da değişti. Yeni Frekanslar yazının devamında.<span id="more-1332"></span></p>
<p><strong>TÜRKSAT TANITIM DİJİTAL (BATI)  OTOMATİK TARAMA </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12731 3333  3/4 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>STV  PAKET (BATI) </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 10960 13000  5/6 H-YATAY BATI (WEST)<br />
 STV, MEHTAP TV, YUMURCAK , S HABER</p>
<p><strong>HAZAR TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 10969 2400  5/6 H -YATAY BATI (WEST)</p>
<p><strong>KANAL D PAKET BATI TAY </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 10970 30000  5/6 V-DİKEY BATI (WEST) <br />
 D PLUS, D MUX, KANAL AVRUPA, FUTBOL SMART, D SPOR, BEYAZ PERDE, STYLE NETWORK, SİNEMA TV, FOOT SCHOOL, COOL SMART, DOG TV, SINEMA, BEBEGİM, SİNEMA TV, WORLD FASHION</p>
<p><strong>KANAL D PAKET BATI D SMART PRO </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11012 30000  5/6 V-DİKEY BATI (WEST) <br />
 Z TV, FX, DA VINCI LI  D YEŞİLÇAM, MOVIE SMART, D ÇOCUK  , PEMPE SMART  , MOVIES 24  , MOVIES 24 E  , LOCA 1  , LOCA 2  , LOCA 3  , YEŞİLÇAM XX  , FANTASY  , MARC DORCEL</p>
<p><strong>NTV PAKET DOĞU NTV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11054 30000  5/6 H-YATAY DOĞU(EAST) <br />
 CNBC-E  , NTV SPOR  , E2  , KRAL TV  , NBA TV</p>
<p>
<script type="text/javascript"><!--
&lt;! 
google_ad_client = "pub-3909053861321920";
/* 728x15, oluşturulma 30.10.2008 */
google_ad_slot = "2968183042";
google_ad_width = 728;
google_ad_height = 15;
// &gt;
// --></script><br />
<strong>TRT  PAKET DOĞU TRT 1 </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11094 24444  3/4 H -YATAY DOĞU (EAST) <br />
 TRT 2  , TRT INT  , TRT 4  , TRT 3(07-18)-TRT GAP</p>
<p><strong>TURKSAT BATI  PAKET 1 </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11096 30000 5/6 V -DİKEY BATI (WEST)<br />
 ÇAY TV  , DOĞU TV  , POWER TV  , RUMELİ TV  , SHOPPING TV  , EXPO CH.  , NATURAL LİFE  , FASHIONE TV  , NR1 TV  , FLASH TV  , KARADENİZ TV  , KIBRIS ADA TV  , YABAN TV</p>
<p><strong>HABERTÜRK  PAKET </strong><br />
 11194 7200  3/4 H-YATAY BATI (WEST) <br />
 HABERTÜRK  , KANAL 1</p>
<p><strong>BRT INT </strong> Frekans Bilgileri: 11524 4557  3/4 V -DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>İCTİMAİ TV </strong> Frekans Bilgileri: 11554 2916  2/3 H -YATAY DOĞU -EAST</p>
<p><strong>TRT TÜRK ASYA </strong> Frekans Bilgileri: 11581 4444  3/4 H -YATAY DOĞU -EAST</p>
<p><strong>AZER TV </strong> Frekans Bilgileri: 11607 3750  2/3 H -YATAY DOĞU -EAST</p>
<p><strong>ATV DOĞU </strong> Frekans Bilgileri: 11628 6666  5/6 H -YATAY DOĞU -EAST</p>
<p><strong>KANAL TÜRK </strong> Frekans Bilgileri: 11642 10370  5/6 H-YATAY DOĞU(EAST)</p>
<p><strong>SES TV </strong> Frekans Bilgileri: 11712 2963  3/4 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>DIJITURK PAKET JOJO (şifreli) </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11729 15555 5/6 V &#8211; DİKEY BATI (WEST) <br />
 LİG TV (şifreli)  DIGI (şifreli)  İZ TV (şifreli)  ACTIONMAX (şifreli)  MAX TV  ASK TV  TÜRKMAX (şifreli)</p>
<p><strong>KANAL AVRUPA </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11742 2965 5/6 V-DİKEY BATI (WEST) <br />
 KANAL AVRUPA   HALAY  BERAT</p>
<p><strong>TÜRKSAT  DOĞU PAKET 1 TÜRKSAT TANITIM </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11746 27500  5/6 H-YATAY DOĞU(EAST) <br />
 AL JAZEERA TV  AL JAZEERA TV ENG.  ASU TV  ORDU 52 TV  TEMPO TV</p>
<p><strong>KANAL 7 DOĞU</strong> Frekans Bilgileri: 11777 4800  5/6 H-YATAY DOĞU(EAST)</p>
<p><strong>KANAL D  PAKET BATI </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11804 24444 5/6 V &#8211; DİKEY BATI (WEST) <br />
 CNN TÜRK  EURO D  BJK TV  FB TV  EURO STAR  FİX  D SMART EXT  DREAM TÜRK  GS  PASSION TV (şifreli)  DREAM TURK (şifreli)  TNT</p>
<p><strong>KANAL 7 PAKET (BATI)</strong> <br />
 Frekans Bilgileri: 11830 7200  5/6 V &#8211; DİKEY BATI (WEST) <br />
 KANAL 7 İNT  TVT  ÜLKE TV</p>
<p><strong>TÜRKMEN TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11839 4444  3/4 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>SMART TV  PAKET </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11845 4444 5/6 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)<br />
 SMART TV AKILLI TV  CLUP TEST  TARAFTAR TV</p>
<p><strong>TGRT EU </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11857 3150  5/6 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>KANAL D PAKET DOĞU KANAL D </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11862 27500  5/6 H-YATAY DOĞU-EAST  STAR TV  D SHOPPING  FASHIONE TV  CARTON NET (şifreli)  TV 35  DİSCOVERY   ANİMAL PLANET  COMEDY SMART  WORLD  SCIENCE  TRAVEL LI  EUROSPORT  ESPN  CNN INTERNA</p>
<p><strong>TV 8 </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11870 8888  3/4 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>FOX TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11879 2815  5/6 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>ART DOĞU </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11885 2960  3/4 H &#8211; YATAY DOĞU(EAST)</p>
<p><strong>ANS TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11894 2400  5/6 H &#8211; YATAY DOĞU(EAST)</p>
<p><strong>STV TÜRKİYE </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11906 4800  5/6 H &#8211; YATAY DOĞU(EAST)</p>
<p><strong>AYNA TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11912 3333  5/6 H &#8211; YATAY DOĞU(EAST)</p>
<p><strong>TRT  PAKET BATI </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11919 24444  3/4 V &#8211; DİKEY BATI (WEST) TRT 1  TRT 2  TRT INT  TRT 3(07-18)-TRT GAP  TRT 4</p>
<p><strong>KANAL D PAKET </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11938 27500  5/6 H &#8211; YATAY DOĞU(EAST)  HD DREAM TV  LULI  NASN  KIDSCO  KANAL D HD  EUROSPORT HD  HDTV SMART  DISCOBERY HD</p>
<p><strong>KANAL B </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11944 4444  5/6 V-DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>D TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11949 2177  3/4 V-DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>KIBRIS GENÇ TV  PAKET </strong> Frekans Bilgileri: 11953 2980  3/4 V-DİKEY BATI (WEST)  KIBRIS GENÇ TV  MMC TÜRK</p>
<p><strong>ART BATI </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11957 2960  3/4 V-DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>SHOW TV DOĞU </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11964 5925  3/4 H-YATAY DOĞU(EAST)</p>
<p><strong>FOX TV DOĞU </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11973 7200  3/4 H &#8211; YATAY DOĞU(EAST)</p>
<p><strong>TGRT  PAKET (DOĞU) </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11981 5200  5/6 H &#8211; YATAY DOĞU(EAST)  TGRT Pazarlama  TGRT Haber</p>
<p><strong>KANAL TÜRK </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11991 3125  3/4 H-YATAY DOĞU(EAST)</p>
<p><strong>TÜRKVİZYON  PAKET </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 11996 26000  5/6 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)  DÜĞÜN TV  TÜRKSHOP  M ON  MAVİ KARADENİZ  GENÇ TV  AS 10 SPOR   YOL TV   MANOLYA TV  GERÇEK TV  KANAL T  TV 5 INT  KANAL 12  TEMPO  DEM TV  TÜRKSHOW  HAYAT TV</p>
<p><strong>TÜRKSAT DOĞU PAKET 2 </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12015 27500  5/6 H-YATAY DOĞU(EAST)  KANAL 13   MORAL TV   AB TV  BENGÜTÜRK TV  BUSINESS CH.</p>
<p><strong>MTV PAKET </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12129 4000  5/6 H-YATAY DOĞU(EAST)  MTV   NİCKELODEON TV</p>
<p><strong>TÜRKSAT BATI PAKET 4 </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12130 27500  5/6 V-DİKEY BATI (WEST)  KON TV  HALK TV  KAÇKAR TV  SHOPPING TV  KANAL 67  AKS TV  HAMSİ TV  KRAL KARADENİZ TV  ULUSAL TV  ANTALYA TV</p>
<p><strong>DİGETTE TV PAKET </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12139 11111  5/6 H-YATAY DOĞU(EAST) <br />
 İPLAY  İLAN  KANAL 6  İMAN   ESİN  DENGE  EKİN  BLİNKO</p>
<p><strong>MZE &amp; 1ST TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12589 3000  5/6 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>CINE 5  PAKET </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12593 8888  3/4 H &#8211; YATAY BATI (WEST)  CINE 5   GALA  VİVA  SÜPERSPORT</p>
<p><strong>RUSTAVI 2 </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12593 2500  5/6 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>KANAL A </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12602 4400  3/4 H &#8211; YATAY BATI (WEST)</p>
<p><strong>GEORGIAN TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12605 2962  3/4 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>IMEDI TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12609 3700  5/6 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>OLAY TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12608 2950  5/6 H-YATAY BATI (WEST)</p>
<p><strong>STAR PAKET BUKET TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12613 4800  5/6 H-YATAY BATI (WEST)  TURK Ç</p>
<p><strong>ATV DİJİTAL PAKET BATI </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12615 4800  5/6 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)  ATV   TÜRK Ç</p>
<p><strong>AZAD TELERADIO </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12618 2800  5/6 H-YATAY BATI (WEST)</p>
<p><strong>YENİ ASIR TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12620 2400  5/6 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>MPL TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12632 2222  5/6 V -DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>KANAL BİZ </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12636 3125  3/4 V-DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>EGE TV </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12640 2400  7/8 V-DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>NTV BATI </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12643 4800  5/6 H-YATAY BATI (WEST)</p>
<p><strong>TV NET </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12644 2960  5/6 V-DİKEY BATI (WEST)</p>
<p><strong>SKY TURK </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12650 4250  5/6 H &#8211; YATAY BATI (WEST)</p>
<p><strong>SHOW TV  (Batı) </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12656 4444  5/6 H &#8211; YATAY BATI (WEST)</p>
<p><strong>24 TV PAKET (DİNAMİK TV) </strong><br />
 Frekans Bilgileri: 12679 8888  3/4 V &#8211; DİKEY BATI (WEST)<br />
 24  STR</p>
<p><strong>TÜRKSAT BATI PAKET 2 </strong> <br />
 Frekans Bilgileri: 12685 30000  5/6 H &#8211; YATAY BATI (WEST) <br />
 MAVİ KARADENİZ  G.ANTEP OLAY TV  TV NET  TEMPO TV  AKSU TV  HİLAL TV  VATAN TV  KANAL T  TV 58  KANAL 35  KANAL 55</p>
<p><strong>TÜRKSAT BATI PAKET 3 </strong> <br />
 Frekans Bilgileri: 12729 30000  5/6 H -YATAY BATI (WEST) <br />
 TÜRKSAT TANITIM  ATA TV  CEM TV  SU TV  DOST TV  AIRPORT TV  BUSINESS CH.  TV 5   6 NEWS   MELTEM TV  ÖZLEM TV  MESAJ TV  MARMARA TV  KADIRGA TV</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/turkiye-turksat-3a-uydu-frekanslari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://farm3.static.flickr.com/2397/1983337986_b6777dada0.jpg" />
		<media:content url="http://farm3.static.flickr.com/2397/1983337986_b6777dada0.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Latest photo of the TV stuff.</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Nereden, Nasıl HTML ve CSS öğrenebilirim?</title>
		<link>http://www.nucro.org/nereden-nasil-html-ve-css-ogrenebilirim</link>
		<comments>http://www.nucro.org/nereden-nasil-html-ve-css-ogrenebilirim#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2008 15:17:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[css]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[how]]></category>
		<category><![CDATA[html]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[nereden]]></category>
		<category><![CDATA[öğren]]></category>
		<category><![CDATA[to]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1316</guid>
		<description><![CDATA[
Bildiğiniz üzre dreamweaver eğitim serisine başladım. Burdan belirtmek istiyorum. Vidyoları html ve css bildiğinizi varsayarak anlatıyorum. Bu dilleri bilmeyenler bir şey anlamazlar mı? Kesinlikle hayır %80 lik kısmı zaten yazılım ile alakalı. Ben burda html &#38; css dersi vermiyorum. Lütfen vidyoları bu düşünceye sahip olduktan sonra izleyin.
Ben gene de ihtiyacı olan arkadaşlara vereyim. Şu yabancı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.flickr.com/photos/23231803@N03/2254964516"><img class="aligncenter" title="Buddha´s face" src="http://farm3.static.flickr.com/2230/2254964516_05f5bac128.jpg" border="0" alt="Buddha´s face" hspace="5" /></a></p>
<p>Bildiğiniz üzre dreamweaver eğitim serisine başladım. Burdan belirtmek istiyorum. Vidyoları html ve css bildiğinizi varsayarak anlatıyorum. Bu dilleri bilmeyenler bir şey anlamazlar mı? Kesinlikle hayır %80 lik kısmı zaten yazılım ile alakalı. Ben burda html &amp; css dersi vermiyorum. Lütfen vidyoları bu düşünceye sahip olduktan sonra izleyin.</p>
<p>Ben gene de ihtiyacı olan arkadaşlara vereyim. <a href="http://www.w3schools.com/html/">Şu</a> yabancı kaynaktan ve <a href="http://www.webdersleri.com/sayfa.asp?id=221">buradaki</a> Türkçe kaynaktan html, <a href="http://www.w3schools.com/css/">buradan</a> da css öğrenebilirsiniz. Ayrıca Fatih Hayrıoğlu&#8217;nun da çok güzel bir şekilde hazırladığı css <a href="http://www.fatihhayrioglu.com/css-dersleri">derslerini</a> de inceleyebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/nereden-nasil-html-ve-css-ogrenebilirim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://farm3.static.flickr.com/2230/2254964516_05f5bac128.jpg" />
		<media:content url="http://farm3.static.flickr.com/2230/2254964516_05f5bac128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Buddha´s face</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dreamweaver Eğitim Serisi: #2 Araççubuğunu Tanıyoruz</title>
		<link>http://www.nucro.org/dreamweaver-egitim-serisi-2-araccubugunu-taniyoruz</link>
		<comments>http://www.nucro.org/dreamweaver-egitim-serisi-2-araccubugunu-taniyoruz#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2008 17:04:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[2]]></category>
		<category><![CDATA[dreamweaver]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[how]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[part]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[to]]></category>
		<category><![CDATA[tutorial]]></category>
		<category><![CDATA[yapılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1315</guid>
		<description><![CDATA[İlk vidyoyla beraber heyecanı üzerimden atarım diye düşünmüştüm atamamışım. Ben böyle biri değildim noldu bana ha hö? kubi, meriş söyle noldu? 
dreamweaver araççubuğuna değinmiştik ilk vidyo sonlarında. devam ediyoruz.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlk vidyoyla beraber heyecanı üzerimden atarım diye düşünmüştüm atamamışım. Ben böyle biri değildim noldu bana ha hö? kubi, meriş söyle noldu?<br/><embed src="http://blip.tv/play/AdGEEI_zOw" type="application/x-shockwave-flash" width="644" height="451" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed> </p>
<p>dreamweaver araççubuğuna değinmiştik ilk vidyo sonlarında. devam ediyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/dreamweaver-egitim-serisi-2-araccubugunu-taniyoruz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>Dreamweaver Eğitim Serisi: #1 Nedir? Araçları Nasıl Kullanılır?</title>
		<link>http://www.nucro.org/dreamweaver-egitim-serisi-1-nedir-dreamweaver-araclari-nasil-kullanilir</link>
		<comments>http://www.nucro.org/dreamweaver-egitim-serisi-1-nedir-dreamweaver-araclari-nasil-kullanilir#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 18:11:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[adobe]]></category>
		<category><![CDATA[dreamweaver]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[vidyo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1314</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşlar vidyo 16 dakika 22 saniye sürdü. İlk deneyimimdi. Çok heyecanlandım. Çok dilim sürçtü. Satır ile sütunu karıştırdım. Arkada telefon sesleri  . Ama prensibim hiç düzenlemeden direkt koymak. Haha   İnşallah ileride geriye dönüp bu vidyoya bakıp &#8220;vay be ne yol kat etmişim&#8221; derim.



bu vidyoda dreamweaver&#8217;ın ne olduğundan ve nasıl kullanıldığından bahsettim. araçlarının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arkadaşlar vidyo 16 dakika 22 saniye sürdü. İlk deneyimimdi. Çok heyecanlandım. Çok dilim sürçtü. Satır ile sütunu karıştırdım. Arkada telefon sesleri <img src='http://www.nucro.org/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> . Ama prensibim hiç düzenlemeden direkt koymak. Haha <img src='http://www.nucro.org/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  İnşallah ileride geriye dönüp bu vidyoya bakıp &#8220;vay be ne yol kat etmişim&#8221; derim.</p>
<p align="center">
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="850" height="675" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://blip.tv/play/AdD4bI_zOw" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="850" height="675" src="http://blip.tv/play/AdD4bI_zOw" allowfullscreen="true"></embed></object>
</p>
<p>bu vidyoda dreamweaver&#8217;ın ne olduğundan ve nasıl kullanıldığından bahsettim. araçlarının bir bölümü hakkında tanıtım yaptım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/dreamweaver-egitim-serisi-1-nedir-dreamweaver-araclari-nasil-kullanilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>19</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>Dreamweaver Eğitim Serisi</title>
		<link>http://www.nucro.org/dreamweaver-egitim-serisi-nasil-yapilir-tutorial-adobe</link>
		<comments>http://www.nucro.org/dreamweaver-egitim-serisi-nasil-yapilir-tutorial-adobe#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2008 19:22:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[adobe]]></category>
		<category><![CDATA[dreamweaver]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[tutorial]]></category>
		<category><![CDATA[vidyo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=1250</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşlar, bugün dreamweaver&#8217;ın hiç bilmediğim ve çok da hoşuma giden bir özelliği ile karşılaştım. Ve sonradan konu hakkında vidyolu midyolu bir eğitim dalgası hazırlayayım dedim. Sonra fikrmi değiştirerek en baştan dreamweaver kullanımını konu alan bir yazı serisine başlayayım dedim. Evet arkadaşlar. Çok yakında ilk vidyom ile karşınıza çıkıcam inşallah. Çekimlerde BBTestAssistant kullanıcam. Vidyoları AVI formatına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.flickr.com/photos/8925642@N03/2392045012"><img class="alignleft" title="Dreamweaver Code View Extras menu screenshot" src="http://farm3.static.flickr.com/2171/2392045012_5ee4d5a91d_m.jpg" border="0" alt="Dreamweaver Code View Extras menu screenshot" hspace="5" /></a>Arkadaşlar, bugün dreamweaver&#8217;ın hiç bilmediğim ve çok da hoşuma giden bir özelliği ile karşılaştım. Ve sonradan konu hakkında vidyolu midyolu bir eğitim dalgası hazırlayayım dedim. Sonra fikrmi değiştirerek en baştan dreamweaver kullanımını konu alan bir yazı serisine başlayayım dedim. Evet arkadaşlar. Çok yakında ilk vidyom ile karşınıza çıkıcam inşallah. Çekimlerde <strong>BBTestAssistant</strong> kullanıcam. Vidyoları <strong>AVI</strong> formatına dönüştürüp <a href="http://vimeo.com"><strong>vimeo</strong></a> ya da <a href="http://blip.tv"><strong>blip.tv</strong></a> üzerinden yayına vericem. Gömülü kodu yazılarda kullanıcam. <strong>Masaüstü</strong> çekim yapıp <strong>mikrofon</strong> ile destek vericem. Şu an için durum böyle. İleride kamera karşına geçer miyim? orası belirsiz. Hatta kalın <img src='http://www.nucro.org/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/dreamweaver-egitim-serisi-nasil-yapilir-tutorial-adobe/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://farm3.static.flickr.com/2171/2392045012_5ee4d5a91d_m.jpg" />
		<media:content url="http://farm3.static.flickr.com/2171/2392045012_5ee4d5a91d_m.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Dreamweaver Code View Extras menu screenshot</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>1GB RAM Nasıl 2GB Yapılır?</title>
		<link>http://www.nucro.org/1gb-ram-nasil-2gb-yapilir</link>
		<comments>http://www.nucro.org/1gb-ram-nasil-2gb-yapilir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2008 20:51:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[computer]]></category>
		<category><![CDATA[cpu]]></category>
		<category><![CDATA[hardware]]></category>
		<category><![CDATA[ram]]></category>
		<category><![CDATA[system]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=929</guid>
		<description><![CDATA[


Kuzenlerin çektiği kısa bir vidyo. Hoş vallahi billahi  
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="664" height="543" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=1660323&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=1&amp;color=bababa&amp;fullscreen=1" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="664" height="543" src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=1660323&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=1&amp;color=bababa&amp;fullscreen=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object>
</p>
<p>Kuzenlerin çektiği kısa bir vidyo. Hoş vallahi billahi <img src='http://www.nucro.org/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/1gb-ram-nasil-2gb-yapilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>s60 Telefonlarda Font Değiştirme</title>
		<link>http://www.nucro.org/s60-telefonlarda-font-degistirme</link>
		<comments>http://www.nucro.org/s60-telefonlarda-font-degistirme#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2008 11:19:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[.gdr]]></category>
		<category><![CDATA[60]]></category>
		<category><![CDATA[change]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[font]]></category>
		<category><![CDATA[nokia]]></category>
		<category><![CDATA[nseries]]></category>
		<category><![CDATA[os]]></category>
		<category><![CDATA[symbian]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=908</guid>
		<description><![CDATA[Telefonunuzun işletim sistemi eğer symbianOS 60 ise çok şanslısınız. Kişiselleştirilme oranı oldukça yüksek neredeyse 99/100 kadar. Telefonun elleyip, değiştiremeyeceğin noktası yok gibi. Her şeyi bir kaç program ile halledebiliyorsun. Yazılımları genelde *.sis  uzantılı oluyor ve bazı *.exe&#8217;leri de destekliyor.. Şöyle anlatayım, windows için *.exe, *.msi ne ise, symbian60 telefonlar için de *.sis o anlama geliyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-912 alignleft" title="s60logo" src="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/s60logo.jpg" alt="" width="80" height="109" />Telefonunuzun işletim sistemi eğer <strong><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Symbian">symbianOS</a> <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=symbian">60</a></strong> ise çok şanslısınız. Kişiselleştirilme oranı oldukça yüksek neredeyse 99/100 kadar. Telefonun elleyip, değiştiremeyeceğin noktası yok gibi. Her şeyi bir kaç program ile halledebiliyorsun. Yazılımları genelde *.sis  uzantılı oluyor ve bazı *.exe&#8217;leri de destekliyor.. Şöyle anlatayım, windows için *.exe, *.msi ne ise, symbian60 telefonlar için de *.sis o anlama geliyor. Dediğim gibi kişiselleştirme oranı oldukça yüksek. PDA&#8217;lardan farkının olduğunu düşünmüyorum. Yazılımlar zaten C++ ile yazıldığından windows&#8217;daki gibi oldukça geniş bir yelpaze var yazılımlar adına. Örneğin ben geçen telefonumun fontunu değiştirip, bildiğiniz <strong>Tahoma</strong> yaptım. Oldukça da güzel oldu. Şimdi gelelim nasıl yapacağımıza.<span id="more-908"></span>s60&#8242;ların font uzantısı *.gdr&#8217;dır. Fontları, C:\System\Fonts içine atıp, telefona restart attıkmıydı bomba oluyor böyle harika bir şey oluyor alet. Tabi fontlarımızın <strong>Türkçe</strong> desteklemesi de lazım. <span style="text-decoration: underline;">Easy GDR Creater For Series 60</span> diye bir program var. Bildiğiniz normal fontları .gdr uzanıtılı hale dönüştürüyor. Fakat asıl fontumuz Türkçe desteklese bile program yutuyor onları ingilizce hale getiriyor. Bu yüzden bize forumlardan, ordan burda Türkçe destekli .gdr fontlar bulmak <a href="http://www.google.com/search?q=t%C3%BCrk%C3%A7e+*.gdr&amp;ie=utf-8&amp;oe=utf-8&amp;aq=t&amp;rls=org.mozilla:en-GB:official&amp;client=firefox-a">düşüyor</a>. İstediğiniz fontu bulduğunuzu varsayarak burayı atlıyorum.</p>
<p>Şimdi bulduğunuz fonttan 3 kopya oluşturuyoruz ve isimlerini;</p>
<ul>
<li><em>Browsereur.gdr</em></li>
<li><em>CalcEur.gdr</em></li>
<li><em>Ceurope.gdr</em></li>
</ul>
<p>olarak değiştiriyoruz. Herhangi bir <a href="http://www.google.com/search?hl=en&amp;client=firefox-a&amp;rls=org.mozilla%3Aen-GB%3Aofficial&amp;hs=buk&amp;q=dosya+y%C3%B6neticisi+s60&amp;btnG=Search&amp;lr=lang_tr">dosya yöneticisi</a> ile bu fontları hafıza kartımızdan <strong>C:\System\Fonts</strong> içine kopyalıyoruz. Telefona restart atınca fontlar değişiyor, süper bir şey oluyor. Ayrıca fonttan sıkılırsanız silmeniz için <a href="http://www.google.com/search?hl=en&amp;lr=lang_tr&amp;client=firefox-a&amp;rls=org.mozilla:en-GB:official&amp;hs=7xk&amp;pwst=1&amp;sa=X&amp;oi=spell&amp;resnum=0&amp;ct=result&amp;cd=1&amp;q=Font+Remover&amp;spell=1">FontRemover</a> adlı programı kullanıyorsunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/s60-telefonlarda-font-degistirme/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/s60logo.jpg" />
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/s60logo.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">s60logo</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Avea&#8217;nın bilinmeyen Internet Paketleri</title>
		<link>http://www.nucro.org/aveanin-bilinmeyen-internet-paketleri</link>
		<comments>http://www.nucro.org/aveanin-bilinmeyen-internet-paketleri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2008 22:00:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[avea]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[faturasız]]></category>
		<category><![CDATA[gsm]]></category>
		<category><![CDATA[hat]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kontor]]></category>
		<category><![CDATA[os]]></category>
		<category><![CDATA[paket]]></category>
		<category><![CDATA[palm]]></category>
		<category><![CDATA[telefonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=812</guid>
		<description><![CDATA[Telefonumdan avea internet kullanarak arada internete girerim. Twitterda falan hatta bir keresinde ali ile muhabbetini çevirmiştik şöyle bi paket olsa aylık şu kadar versek de şu kadar kullansak falan diye. Bugün dolaşıyordum aveanın sitesini internet sayfasını incelerken bir de ne göreyim. Şeker gibi kampanya. Hemen yazayım ayrıntıları;

Bilenler vardır belki. Ben yeni öğrendim ayrıntılı bilgi burda.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-813 alignleft" title="avea" src="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/avea.gif" alt="" width="52" height="27" /><a href="http://europe.nokia.com/A4325234">Telefonumdan</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Avea">avea</a> internet kullanarak arada internete girerim. Twitterda falan hatta bir keresinde <a href="http://alisko.org">ali</a> ile muhabbetini çevirmiştik şöyle bi paket olsa aylık şu kadar versek de şu kadar kullansak falan diye. Bugün dolaşıyordum aveanın sitesini internet sayfasını incelerken bir de ne göreyim. Şeker gibi kampanya. Hemen yazayım ayrıntıları;</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-814 aligncenter" title="avea" src="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/avea.jpg" alt="" width="500" height="382" /></p>
<p>Bilenler vardır belki. Ben yeni öğrendim ayrıntılı bilgi <a href="http://www.avea.com.tr/tr/sta/bireysel/servisler/wapinternetgprs/internet_paketleri.shtml?pagemenu=servisler.internet.internetpaketleri">burda</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/aveanin-bilinmeyen-internet-paketleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/avea.gif" />
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/avea.gif" medium="image">
			<media:title type="html">avea</media:title>
		</media:content>
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/avea.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">avea</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/avea-150x114.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>YouTube&#8217;a Harbiden Kesin Çözüm</title>
		<link>http://www.nucro.org/youtubea-harbiden-kesin-cozum-opendns-proxy</link>
		<comments>http://www.nucro.org/youtubea-harbiden-kesin-cozum-opendns-proxy#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2008 12:43:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[dns]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[open]]></category>
		<category><![CDATA[proxy]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=758</guid>
		<description><![CDATA[Daha önce açtığım bir kaç başlıktan ziyade, bu yol hem garanti, hem de ufak bir çocuğun bile yapabileceği cinsten. Yapacağınız tek şey ufak bir dosyayı indirip çift tıklamak. Daha sonra herhangi bir tarayıcıyı açıp ilgili siteye girebilirsiniz. Olay karanlık değil. OpenDNS bilgilerini windowsun hosts dosyasına yazıyoruz. Hepsi bu. Elle yapmak isteyenler ilk, basit yolla yapmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-759 alignleft" title="youtube-narrow1" src="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/youtube-narrow1.jpg" alt="" width="50" height="50" />Daha önce açtığım <a href="http://www.nucro.org/youtubea-direkt-girmek">bir</a> <a href="http://www.nucro.org/youtubea-direkt-girmek-bir-de-burdan-yak-versiyon">kaç</a> başlıktan ziyade, bu yol hem garanti, hem de ufak bir çocuğun bile yapabileceği cinsten. Yapacağınız tek şey ufak bir dosyayı indirip çift tıklamak. Daha sonra herhangi bir tarayıcıyı açıp ilgili siteye girebilirsiniz. Olay karanlık değil. OpenDNS bilgilerini windowsun hosts dosyasına yazıyoruz. Hepsi bu. Elle yapmak isteyenler ilk, basit yolla yapmak isteyenler ikinciye.</p>
<blockquote><p><a href="http://rapidshare.com/files/133563036/youtube_ila.rar">http://rapidshare.com/files/133563036/youtube_ila.rar</a> (C:\WINDOWS\system32\drivers\etc dizinine <strong>hosts</strong> dosyasını çıkarıtıyoruz.)</p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/133563038/youtube_ilac.rar">http://rapidshare.com/files/133563038/youtube_ilac.rar</a> ( Uğraşmadan rar içindeki exe&#8217;yi çalıştırıyoruz. )</p>
</blockquote>
<p>Rapidshare link listesi <a href="http://rapidshare.com/users/625RGB">şurada.</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/youtubea-harbiden-kesin-cozum-opendns-proxy/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/youtube-narrow1.jpg" />
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/youtube-narrow1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">youtube-narrow1</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Nasıl Öpüşülür?</title>
		<link>http://www.nucro.org/nasil-opusulur</link>
		<comments>http://www.nucro.org/nasil-opusulur#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jul 2008 13:45:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[ateşli]]></category>
		<category><![CDATA[bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dudak]]></category>
		<category><![CDATA[erotik]]></category>
		<category><![CDATA[hot]]></category>
		<category><![CDATA[kısa]]></category>
		<category><![CDATA[öpüşmek]]></category>
		<category><![CDATA[seks]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=749</guid>
		<description><![CDATA[Stumblerken ya da başka bir şey bakarken ilgimi çeken bu yazı dizisinle karşılaştım. Güzel bilgiler var  Arkadaş, tecrübelerinden midir ya da başka bir yerde bulduğundanmıdır bilinmez döktürmüş sağolsun. Buyrun okuyun ;
Nasıl öpüşülür?
Öpücük deyip de geçmeyin. Öpüşmek partnerinizle yaşayacağınız seksin ortamını hazırlamaktaki en etkin aracınızdır. Eğer zaten bir kişi iyi öpüşemiyorsa büyük bir ihtimalle bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-751 alignleft" title="dudak-custom" src="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/dudak-custom.jpg" alt="" width="64" height="48" />Stumblerken ya da başka bir şey bakarken ilgimi çeken bu yazı dizisinle karşılaştım. Güzel bilgiler var <img src='http://www.nucro.org/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> Arkadaş, tecrübelerinden midir ya da başka bir yerde bulduğundanmıdır bilinmez döktürmüş sağolsun. Buyrun okuyun ;<span id="more-749"></span></p>
<h1>Nasıl öpüşülür?</h1>
<p>Öpücük deyip de geçmeyin. Öpüşmek partnerinizle yaşayacağınız seksin ortamını hazırlamaktaki en etkin aracınızdır. Eğer zaten bir kişi iyi öpüşemiyorsa büyük bir ihtimalle bu kişinin seks hayatından da pek mutlu kalmayacaksınızdır.</p>
<p>İyi öpüşebilmenin en önemli unsuru dudaklarınızı kullanabilmenizdir. Dudaklarınızın rahat ve yumuşak olabilmesine özen gösterin. Uzun bir süre dudak dudağa temas (dilinizi kullanmadan) çok etkili bir uyarıcıdır. Dudaklarınızı partnerizin yanaklarında ve boynunda dolaştırmayı da ihmal etmeyin.</p>
<p>Nefenizi kullanın. Boynunda ve kulağında sizin hafifçe nefesinizi hissetmesi çok hoşuna gidecektir. Nefesinizin partnerizin erojen bölgelerinde de etkisi çok yüksektir.</p>
<p>Öpüşmek cinsel ilişkiden önceki oynaşma döneminde ikinizin de cinsel ilişkiye girme arzunuzu daha da kuvvetlendirecektir. Partnerizin oynaşma esnasında öpüşmeye ne kadar duyarlı olması kendisinin genel açıdan sekse ne denli duyarlı olduğunu da açıkça ortaya koyacaktır.</p>
<h1>TUTKULU ÖPÜŞME REHBERİ</h1>
<h2>SEKSİ BİR NEFES</h2>
<p>İlk önce çok hafif bir dokunuşla dudaklarınızla dudaklarına dokunun, sonra başınızı eğip ona sokulun. Dudaklarınızla dudaklarını ısıttıktan sonra, sıra onları dilinizin ucuyla yalamaya geldi. En son, hafifçe üfleyerek, dudaklarını serinletin. &#8220;Dudaklarınızı dudaklarına hafifçe sürterseniz, sevgilinizin heyecanlandığını göreceksiniz&#8221; diyor &#8220;The Kissing Book&#8221; (Öpüşme Kitabı) adlı kitabında yazar Tomima Edmark. &#8220;Sonra hava vererek dudaklarının nemini alırsanız, hisleri gerçekten doruğa ulaşacaktır&#8221; diye ekliyor.</p>
<p>27 yaşındaki E., sevgilisinin öpüşünü bakın nasıl anlatıyor: &#8220;Hiçbir zaman öpüşmeyi aceleye getirmez. Islak dudaklarını ve dilini dudaklarımda gezdirir. Bu, onu daha fazla arzulamamı sağlıyor.&#8221;</p>
<h2>VAKUM ÖPÜCÜĞÜ</h2>
<p>Bu cesur hareket sevgilinize patronun kim olduğunu gösterecek. Parmağınızla dudaklarının çevresini çizin (üst dudaktan başlayarak alt dudakta bitirin). Alt dudağına indiğinizde, onu baş parmak ve işaret parmağınızın arasında toplayın (çocukların küsme hareketi gibi). Sonra, başını daha yakına çekerek, daha önce parmaklarınızla tuttuğunuz dudağını şimdi dudaklarınızla kavrayın. &#8220;Parmaklarınızın dokunuşu dudaklarınızınkinden daha serttir ve sevgilinizde fırtınalı duygular uyandırır&#8221; diyor William Cane, &#8220;The Art Of Kissing&#8221; (Öpüşme Sanatı) adlı kitabında.</p>
<h2>SENKRONİZE NEFES</h2>
<p>Bu hareket, onu nefessiz bırakacak. Dudaklarınızı sevgilinizin dudaklarıyla birleştirin ve derin nefes alın. Hareketi yavaş tutun ki, aranızdaki nefes alışverişi sert olup, akciğerlerindeki havayı vakum gibi çekmesin! Bu hareket sırasında onun katılımına da ihtiyaç duyacaksınız, o yüzden başlamadan önce ne yapmak istediğinizi ona anlatın.</p>
<p>Ağzındaki havayı yavaşça çektikten sonra, nefes verip, bu kez kendi nefesinizi ona verin. &#8220;Bu hareketin başarısı senkronize olmanıza bağlı.&#8221; diyor Cane.</p>
<h2>VAMP KADIN</h2>
<p>Sevgilinizin boynuna doğru eğilirken, etini dişlerinizin arasına alıp bırakın. Unutmayın, erkeklerin yüzde 80&#8242;i acılı seksi sever. Uyarılınca, vücudunuz endorfin salgılar ve bu hormon acıyı hissetmenizi bloke eder. 26 yaşındaki S: &#8220;Boşalmaya yakınken, daha sert hareketlere ihtiyacım var. Sevgilim &#8216;Benimsin&#8217; dercesine dişlerini etlerime geçirirken, aklım başımdan gidiyor&#8221; diyor.</p>
<h2>EMMENİN GÜCÜ</h2>
<p>Bu öpüşme stili erkeğiniz için son derece uyarıcı. Başınızı hafifçe arkaya kaldırın. Sevgilinizin üst dudağını dudaklarınızın arasında kavrayın, sonra başınızın yerini değiştirerek, ondan sizin alt dudağınıza aynı şeyi yapmasını isteyin. Önce hafif dokunarak, sonra daha ateşli, sonra yine hafif öpüşün ki, bu hız değişimleri onu daha fazla heyecanlandırsın. Başınızı bir yandan diğer yana çevirerek, alt dudaklarınızdan, üst dudaklarınıza geçirin. Eski Hint inancına göre, üst dudağı klitorise bağlayan bir sinir yolu vardır.</p>
<h2>DONDURMA HAYALİ</h2>
<p>Romantik bir yemek sonrasında bir dondurma ve bir kahve ikram edin. Ağzınızı kahveyle ısıtıp, ona sıcak bir öpüşme sürprizi yapın. Sevgilinizin ağzını ısıttıktan sonra, kendi ağzınıza bir kaşık dondurma alın ve bu sefer ağzını buzlu dilinizle soğutun. &#8220;Sıcak soğuk değişimi sinir uçlarını harekete geçirir. Bu, orgazma benzeyen bir histir&#8221; diyor Cane. 29 yaşındaki M., bu hissi ilk defa yaşadığında neler hissettiğini itiraf etti: &#8220;Sevgilimle ben bu öpüşmeyi şans eseri bir barda keşfettik. Ben buzlu bir viski istemiştim, o ise sıcak çikolata. Sıcak dudaklarıyla buz gibi dilime dokunurken, kalbimin daha hızlı atmaya başladığını hissettim. Ne zaman viski içsem, aklıma o gece geliyor.&#8221;</p>
<h2>HAZİNE AVCISI</h2>
<p>Bu tekniği erojen bölgelerini keşfederken kullanabilirsiniz. Boyun ve köprücük kemiği arasındaki yerle başlayın. Dilinizle ufak daireler çizerek, vücudunun diğer yerlerine de geçin. Reaksiyonlarına dikkat edin. Hangi bölgesine dokunurken daha çok heyecanlandığını görün ve dilinizle bütün vücudunu gezdikten sonra, dönüş yolunda oralara daha fazla ilgi gösterin. &#8220;Erojen noktalar sadece erkekten erkeğe değişmez, aynı zamanda günden güne de değişebilir&#8221; diyor Cane. Öpücüklerle bu gizli yerleri kolayca keşfedebilirsiniz. Her defasında gizli bir hazine bulma şansınız var.</p>
<h2>İÇTEN ÖPÜŞME</h2>
<p>Bir dahaki sefere onu öptüğünüzde dilinizi, damağından başlayıp, ağzının ta arkalarına kadar geçirin. Sonra, dilinizi yumuşak tutarak dişlerinin arka duvarlarını süpürün. Aynı hareketi alt dişleri için tekrarlayın. Son olarak dilinizi tamamen onunkine dolayın. &#8220;Bu hareketin sihirli bir gücü var, çünkü ağzının her santimini dilinizle geziyorsunuz. Sıradan bir öpüşmede ağzın birçok tarafı keşfedilmezken, bu öpüşme sırasında yeni zevk noktaları keşfedebilirsiniz&#8221; diyor Cane.</p>
<h2>ELEKTRİK ŞOKU</h2>
<p>Boynuna dokunurken hafifçe mırıldanırsanız, zevkten uçtuğunuzu belirtmek için yeterli olacaktır. &#8220;Sesiniz teninde hissedebildiği bir titreşim oluşturur&#8221; diyor Edmark. Ağzınızı, çenesinin başladığı yere yerleştirin ve boynuna dokunurken çeşitli sesler çıkarın. Çıkardığınız sesleri çeşitlendirmeniz vücudunda ateşli hisler uyandıracaktır.</p>
<h2>EROTİK İTİŞME&gt;</h2>
<p>Sevişme sırasında erkeğinizin yaptığı her itme hareketiyle heyecanı daha çok artar. Aynı çarpıcı sonuçları bu hareketin dudak dudağa versiyonundan elde edebilirsiniz. Kapalı dudaklarınızı dilinizle aşın, sonra, aynı sevişme sırasındaki gibi, dilinizle içeri-dışarı hareketine başlayın. &#8220;Bunu sevgilimle bir kez sevişmeye başlarken denedim. Hareketi son derece seksi buldu. Ağzımla yaptığımız bu hareketi aynı anda basen bölgemizle yapıyorduk. Orgazma yaklaşırken ağız hareketinden vazgeçmek zorunda kaldık. Bağırmaya yakınken, dil hareketlerimize devam etmek pek kolay olmayacaktı&#8221; diyor 29 yaşındaki Selen.</p>
<h2>Dilinizi Kullanmak</h2>
<p>Öpüşmenin ilerleyen safhalarında kullanılmalıdır. İlk etapta partnerinizin dudaklarını yumuşakça yalamaya başlayın. Partnerizi öpmeden dudaklarını nemlendirin. Öpüşmeye başladığınızda kendi dudaklarınızı da nemlendirmeyi unutmayın; kuru dudaklar yumuşak hissini vermez!</p>
<p>Dilinizi partneriniz boynundan kulağına, geçtiğiniz bölgeleri hafifçe yalayarak götürün. Kulak memesini de emebilirsiniz. Kulağını ağzınızla kapatıp derin nefes alın. Nefes verirken dikkatli olun! Hızlı nefes vermeniz partnerinizi rahatsız edebilir.</p>
<h2>&#8220;Fransız&#8221; Öpücüğü</h2>
<p>İnsanların yapabileceği en kötü şey bu durumda ağızlarını tamamen açmaktır. Ağzınızı bir lokma açın. Dilinizin ucunu partnerinizin kabul etmesini sağlayın; siz de onunkini. Bu oynaşmadan sonra partnerinizin dilini hafifçe emmeye başlayın.</p>
<p>Partnerinizin dudaklarını hafifçe emin ve yallayın. Herkesin dudak dokusu, yumuşaklığı ve tadı farklıdır. Bunu anlamaya çalışın. Öpüşen kişi olarak yaratıcı olun. Bu arada dişlerinize dikkat! Çenesini hafifçe ısırmanız hoş olsa da &#8220;fransız öpücüğünde&#8221; dişlerin fazla ön planda olması zevki kaçırabilir.</p>
<h2>En Önemlisi!</h2>
<p>Nasıl öpülmek istiyorsanız, partnerinizi öyle öpün. Bir düşünün! En çok kiminle öpüşmek hoşunuza gitmişti? Neden? Onun sizi öpmesinde ne gibi fark vardı? Bu metodları siz de başkalarının üzerinde uygulayın.</p>
<h2>Gözler</h2>
<p>İnsanlar genelde öpüşürken gözlerini kapatırlar. Bu düşünmeden, otomatikman yaptığımız bir şeydir. Bundan vazgeçmeye çalışın. Öpüşürken gözlerinizin açık olması sizi değişik boyutlara taşıyacaktır. Buna izin verin.</p>
<h2>Hassas Bölgeler</h2>
<p>Partnerizin vücudundaki hassas bölgeleri ona sormadan bulmaya çalışın. Dudaklarınızla onun vücudunu keşfedin ve partnerizin verdiği sinyallere dikkat edin. Size daha sıkı sarılmaya başlıyor mu? Nefes alışının hızında bir değişiklik var mı? Genelde hassas olarak adlandırılan bölgeleri şöyle sıralayabiliriz; uylukların iç kısmı, dizlerin arkası, meme başları, kolların altı, göbek çukuru. Hayal gücünüzü kullanmayı unutmayın.</p>
<h2>YÜREĞİNİ HOPLATIN</h2>
<p>Onu ne zaman böyle öpmeli: Kendinizi ateşli ve romantik hissettiğiniz anlarda. Nasıl öpmeli: Dudaklarının etrafına (kesinlikle dudaklarına değil!) milyonlarca öpücük kondurarak ise başlayın. Sonra yavaş yavaş dudaklarına yönelin ve dilinizle onun dudaklarını ufak ufak yalayın. Muhteşem olacak! Bu stil niye iyi? Partnerinizin ağzını ve dudaklarını artık ezberlemiş olmanız gerekli. Onu bir anda öpücük cennetine göndereceğinizden emin olun! Uyarı! Kesinlikle kaba olmamalısınız. Ateşli bir öpüşmeyi kan davasına çevirmemeniz açısından bu çok önemli!</p>
<h2>KIZGIN ÖPÜCÜK</h2>
<p>Onu ne zaman böyle öpmeli: İlişkiniz ciddi boyutlarda ise ve birbirinizi gerçekten iyi tanıyorsanız. Nasıl öpmeli: Yüzünü ellerinizin içine alarak gözlerinin içine uzun uzun bakin.. Onu sarhoş edebilecek bir istekle öpmeye başlayın. Dudaklarınızla birlikte dilinizi de kullanmayı unutmayın. Zaman zaman dudaklarını hafifçe ısırmayı ihmal etmeyin. Öpüşmenin en kizismisaninda ondan uzaklaşın ve burnunun ucuna ufak bir öpücük kondurun, çıldıracaktır! Bu stil niye iyi? İnanın gösterip de vermemek en iyi taktiktir!</p>
<h2>ONU BOYNUN DAN AVLAYIN</h2>
<p>Onu ne zaman böyle öpmeli: Ne kadar şehvetli olabileceğinizi göstermek istediğinizde. Nasıl Öpmeli: İse boynuna ufak ve tutkulu öpücükler kondurarak başlayın. Ellerinizle saçlarını okşarken, boynunu da bir vampir edasıyla hafif hafif issirabilir, ateşli ateşli öperek onu çıldırtabilirsiniz! Bu stil niye iyi? Boynuna bir kedi gibi sokulmanız ona harika duygular yaşatacaktır. Emin ol! Bu arada boynunda bıraktığınız izler sayesinde herkes onun bir sevgilisi olduğunu anlayacaktır! Uyarı! Çok sert öpmeyin sakin, biricik sevgilinizi haftalar boyu geçmeyecek morluklar içerisinde bırakmak istemezsiniz herhalde!</p>
<h2>ONU DİLİNİZLE MAT EDİN</h2>
<p>Onu ne zaman böyle öpmeli: Kendinize hakim olamadığınızda. Nasıl Öpmeli: Ona sıkıca sarıldıktan sonra dudaklarına uzun süren kocaman bir öpücük kondurun. Ateşli öpücüğünüzü dilinizi kullanarak sürdürün. Onu çılgına çevirene kadar öpmeye devam edin! Bu stil niye iyi? Bu tarz bir öpüşme, karsınızdakini masumca tavlamaya değil çıldırtarak bastan çıkarmaya yarar. Uyarı! Onu bu şekilde öpmek istiyorsanız issiz yerleri tercih edin. Öpüşürken çok zevkli olan bu stil, seyredenler açısından pek de hoş karşılanmayabilir.</p>
<h2>ONU SERSEMLETİN</h2>
<p>Onu ne zaman böyle öpmeli: Onu gördüğünüz ilk an. Nasıl öpmeli: Yavaş yavaş başınızı onun çenesine doğru eğin ve dudaklarına uzun bir öpücük kondurun. Onu öpmeye devam etmeden önce biraz ara verin ama yine de dudaklarına çok yakın mesafede olun. İkinci öpüşmeniz çok daha uzun ve tutku dolu olmalı bunu unutmayın. Bu stil niye iyi? Bu tarz bir öpücük birbirinizin öpüşme ritmini yakalamanız açısından oldukça faydalıdır. Uyarı! Bu öpücük, dudaklarınızı kullandığınız kadar kalbinizi ve ruhunuzu da isin içine sokabildi?iniz takdirde iyi olacaktır!</p>
<h2>VE ONU HİSSEDİN</h2>
<p>Onu ne zaman böyle öpmeli: Ona sarilin ve alnına ufak bir öpücük kondurun. Sonra yavaş yavaş gözlerine, burnuna çenesine ufak ufak öpücükler kondurmayı sürdürün bu arada parmak uçlarınızla onu okşamayı da unutmayın. En sonunda hiç beklemediği bir anda onu dudaklarından uzun uzun öpün! Bu stil niye iyi? Öpüşme sırasında en önemli organlar dudaklar değildir. Yüzün her bölgesi ateşli bir öpücüğe açıktır aslında. Uyarı! Kibar olmaya dikkat edin. Özellikle onun göz çevresinden öperken dikkatli olmalısınız. Aksi takdirde kaş yapayım derken göz çıkartabilirsiniz!</p>
<h2>FRENCH KİSS</h2>
<p>Ağzınızı açık tutarak ona doğru yaklaşın. Dilinizi de kullanarak yuvarlak hareketlerle onu öpün.Dilinizin ağzının içinde olması bu öpüşme stili için çok önemli bir ayrıntı.</p>
<p>k:<a href="http://www.neolsunki.com/">neolsunki</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/nasil-opusulur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/dudak-custom.jpg" />
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads/dudak-custom.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">dudak-custom</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Türkçe Karakter Kodları</title>
		<link>http://www.nucro.org/turkce-karakter-kod-cozum-sorun</link>
		<comments>http://www.nucro.org/turkce-karakter-kod-cozum-sorun#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2008 22:26:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[db]]></category>
		<category><![CDATA[html]]></category>
		<category><![CDATA[karakter]]></category>
		<category><![CDATA[kodlama]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[veritabanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=727</guid>
		<description><![CDATA[Lazım olur, olmaz demeyin. Veritabanında orda burda başına gelen çok iyi bilir. Türkçe karakter kodlarımız arkadaşlar.
ç: &#38;#231
 ğ: &#38;#287
 ı: &#38;#305
 ö: &#38;#246
 ş: &#38;#351
 ü: &#38;#252
 â: &#38;#226
 î: &#38;#238
 û: &#38;#251
 Ç: &#38;#199
 ź: &#38;#286
 İ: &#38;#304
 Ö: &#38;#214
 Ş: &#38;#350
 Ü: &#38;#220
 Â: &#38;#194
 Ě: &#38;#206
 Û: &#38;#219
türkçe karakterlerin html karşılığıdır.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lazım olur, olmaz demeyin. Veritabanında orda burda başına gelen çok iyi bilir. Türkçe karakter kodlarımız arkadaşla<code>r.</code><span id="more-727"></span></p>
<h2>ç: &amp;#231<br />
 ğ: &amp;#287<br />
 ı: &amp;#305<br />
 ö: &amp;#246<br />
 ş: &amp;#351<br />
 ü: &amp;#252<br />
 â: &amp;#226<br />
 î: &amp;#238<br />
 û: &amp;#251<br />
 Ç: &amp;#199<br />
 ź: &amp;#286<br />
 İ: &amp;#304<br />
 Ö: &amp;#214<br />
 Ş: &amp;#350<br />
 Ü: &amp;#220<br />
 Â: &amp;#194<br />
 Ě: &amp;#206<br />
 Û: &amp;#219</h2>
<p>türkçe karakterlerin html karşılığıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/turkce-karakter-kod-cozum-sorun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>Resimde Gördüğünüz Fontun Ne Olduğunu Bulun</title>
		<link>http://www.nucro.org/resimde-gordugunuz-fontun-ne-oldugunu-bulun</link>
		<comments>http://www.nucro.org/resimde-gordugunuz-fontun-ne-oldugunu-bulun#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 14:35:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[dafont]]></category>
		<category><![CDATA[font]]></category>
		<category><![CDATA[font finder]]></category>
		<category><![CDATA[myfont]]></category>
		<category><![CDATA[open]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[style]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[ttf]]></category>
		<category><![CDATA[type]]></category>
		<category><![CDATA[yararli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=681</guid>
		<description><![CDATA[Şu site sayesinde herhangi bir resimde gördüğünüz fontun hangisi olduğunu kolaylıkla bulabiliyorsunuz. Yapmanız gereken olay şu. Resmin sadece o bölgesini kırpıyorsunuz. Siteye uplaod ediyorsunuz. Biraz bekledikten sonra site size önerileri gösteriyor. Siz arasından uygun olanı buluyorsunuz. Bu kadar.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.myfonts.com/WhatTheFont/" target="_blank">Şu</a> site sayesinde herhangi bir resimde gördüğünüz fontun hangisi olduğunu kolaylıkla bulabiliyorsunuz. Yapmanız gereken olay şu. Resmin sadece o bölgesini kırpıyorsunuz. Siteye uplaod ediyorsunuz. Biraz bekledikten sonra site size önerileri gösteriyor. Siz arasından uygun olanı buluyorsunuz. Bu kadar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/resimde-gordugunuz-fontun-ne-oldugunu-bulun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>Hastalıklar, Tedavi ve Çözüm Yöntemleri</title>
		<link>http://www.nucro.org/hastaliklar-ve-tedavi-cozum-yontemleri</link>
		<comments>http://www.nucro.org/hastaliklar-ve-tedavi-cozum-yontemleri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 14:03:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[acil]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[ezik]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanama]]></category>
		<category><![CDATA[morarma]]></category>
		<category><![CDATA[müdahele]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yara]]></category>
		<category><![CDATA[yaralanma]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<category><![CDATA[yarık]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=679</guid>
		<description><![CDATA[
Bir ihtiyacım olmuştu bir yerde buldum bunları paylaşayım dedim gayet gerekli bilgiler var. İmdatınıza yetişmesi dileğiyle.















 Abse



İçi cerahat dolu  						şişliklere verilen isimdir. Vücudun her tarafında ortaya  						çıkabilir. Nedeni vücuda giren mikroplardır.
 Tedavi için gerekli malzeme : Lahana
 Hazırlanışı : Soğuk su ile yıkanan bir lahana  						yaprağı, absenin üzerine dolanır. Yarım saatte bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-680" title="hapsirik1" src="http://www.nucro.org/wp-content/morg/hapsirik1.jpg" alt="" width="394" height="432" /></p>
<p>Bir ihtiyacım olmuştu bir yerde buldum bunları paylaşayım dedim gayet gerekli bilgiler var. İmdatınıza yetişmesi dileğiyle.<span id="more-679"></span></p>
<table id="table1" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<table id="table40" border="0" cellspacing="2" cellpadding="6">
<tbody>
<tr>
<td width="83%" valign="top">
<table id="table41" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<table id="table42" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Abse</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İçi cerahat dolu  						şişliklere verilen isimdir. Vücudun her tarafında ortaya  						çıkabilir. Nedeni vücuda giren mikroplardır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Lahana<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Soğuk su ile yıkanan bir lahana  						yaprağı, absenin üzerine dolanır. Yarım saatte bir  						yenisi ile değiştirilir.</p>
<table id="table43" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Adale romatizması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify">Çoğunlukla,  						şiddetli soğuk algınlıklarından sonra görülen ve hareket  						etmenin zorlaşmasına neden olan bir çeşit romatizmadır.  						Tıp dilinde Myalgia, Fibrozit denir. Korunmak için terli  						çamaşırları, en kısa zamanda değiştirmek ve üşütmemek  						gerekir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Elma, Su<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 Bardak suya, kabukları soyulmamış  						3 elma doğranır. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.  						Yemeklerden sonra birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table44" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Adenit</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Boyundaki lenf  						damarlarının şişmesi sonucu meydana gelen iltahaplı  						şişliğe adenit denir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Soğan, Sarımsak<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Öğle ve akşam yemeklerinde yarımşar  						kuru soğan ile ikişer diş sarımsak yenir.</p>
<table id="table45" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ağız yaraları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ağız yaraları,  						&#8220;basit&#8221; ve &#8220;derin&#8221; veya &#8220;sert kenarlı&#8221; yaralar olmak  						üzere iki grupta toplanabilir. Çoğunlukla, üşütme veya  						hazımsızlıktan kaynaklanır. Yaraların etrafı, kırmızı  						bir çizgi ile çevrilidir. Başlangıçta, içi su dolu  						kabarcıklar halindedirler. Sonradan patlayarak etrafa  						yayılır ve sancılı ağrılara neden olurlar. Çocuklarda;  						kızamık ve çiçek hastalıkları sırasında da aynı yaralar  						meydana gelebilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Soğan<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Her gün 1 adet orta büyüklükte çiğ  						soğan yenir.</p>
<table id="table46" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ağrı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Genellikle vücudun  						herhangi bir yerinde hissedilen ağrılar için aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Portakal kabuğu,  						zeytinyağı<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Küçük bir şişeye; 1 su bardağı  						zeytinyağı konulur. Üzerine dört adet portakalın kabuğu  						ilave edilir. Güneş gören bir yerde, 15 gün bekletilir.  						Bu karışımdan, ağrıyan yerlere sürülür.<span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ağrılı aybaşı hali</strong></span></p>
<p align="justify">Tıp dilinde  						dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı  						kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde,  						ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün  						önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir  						kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde  						ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit  						ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda  						rastlanır. Ağrı, göbek altında veya bacakların üst  						kısmında kasılmalar şeklinde başlar. Kusma görülebilir.  						Yüz, sararır ve terleme artar.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kimyon, su<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çay bardağı kaynak suya; 1 kahve  						kaşığı kimyon konur. Ilındıktan sonra içilir. Günde, iki  						kere tekrarlanır.</p>
<p><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Akrep sokması</strong></span><br />
 Akrep; sıcak ve  						nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğuyla  						zehirli bir iğnesi olan böcektir. Akrep soktuğunda  						yapılacak ilk iş; soktuğu yerin altını ve üstünü sıkıca  						bağlamaktır. Sonra; iğnenin bulunduğu yer, iki parmak  						arasına alınıp, kan akıncaya kadar sıkılır ve üzerine  						amonyak sürülür.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>1- Domates. 2-  						Sirke ve Sarımsak<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1- Olgun bir domates, tam  						ortasından kesilir ve akrebin soktuğu yere temiz bir  						bezle bağlanır. 2- Sokulan yer steril bir jiletle  						kanatılıp, emilir. Sirke ile yıkanır. Sarmısak lapası  						bağlanır.<span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Albüminüri</strong></span></p>
<p align="justify">İdrarda, albümin  						bulunmasına; Tıp dilinde Albüminüri; halk arasında ise,  						aktutma denir. Bir çok hastalıklarda, özellikle Böbrek  						hastalıklarında, idrarda albümin görülür. Mümkün olduğu  						kadar süt içmeli, patates haşlaması ile muhallebiyi  						sofradan eksik etmemelidir. Baharatlı yiyecekler, biber,  						turşu ve tuz kesinlikle terk edilmeli; kahve ve fazla  						miktarda su içilmemelidir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Tereotu, su<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya; 1 avuç tere otu  						konur. 15 dakika kaynatılır. İnce ve temiz bir  						tülbentten süzülür. Her gün, 1 su bardağı içilir.</p>
<p><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Alerji</strong></span><br />
 Vücudun, bazı  						madde veya hava şartlarından etkilenmesi yahut  						psikolojik etkenler sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.  						Önce, alerjiye neden olan etkenleri bulmak gerekir.  						Alerjinin belirtileri de; şahsa göre değişir. Kiminde  						kaşıntı, kiminde kurdeşen, kiminde astım görülür. Hasta,  						eğer bazı maddelerle temasından dolayı alerji oluyorsa,  						o maddenin uzaklaştırılması ile mesele kendiliğinden  						çözümlenmiş olur.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Siyah turp<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Büyükçe bir siyah turp iyice  						yıkanır. Sonra kabukları soyulup, rendelenir ve sıkılır.  						İnce ve temiz bir tülbentten süzülerek içilir. Alerjik  						belirtiler kayboluncaya kadar, her gün devam edilir.</p>
<table id="table51" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Altını ıslatmak</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  						Enuresis denir. Altına ve yatağına işeyen çocuklar;  						genellikle anne ve babasından yeteri kadar sevgi ve ilgi  						görmeyen çocuklardır. Hastalık, belli bir nedenden  						kaynaklanmıyorsa; yapılacak iş, çocuğa ihtiyacı olan  						sevgiyi vermektir; ancak altını ıslatmak, herhangi bir  						böbrek rahatsızlığı veya şeker hastalığından da  						kaynaklanabilir. Bu nedenle doktora gitmek gerekir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Süzme bal<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Hergün, en az iki tatlı kaşığı  						süzme bal yedirilir.</p>
<table id="table52" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Anne sütünün azlığı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Anne sütünü  						artırmak için bol bol sulu gıdalar yemek, üzüntülerden  						sıyrılıp bir süre dinlenmek faydalıdır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Çakal eriği, su<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya; 30 gram çakal eriği  						meyvesi konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.  						Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir.</p>
<table id="table53" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Anus kaşıntısı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Anus (şerç-makat);  						yani sindirim kanalının doğrubağırsak denilen son  						kısmındaki çıkış deliği veya çevresinde (oturak yerinde)  						görülen kaşıntıların nedeni çeşitlidir. Bunlar arasında;  						kılkurtları, sümüksü akıntı, basur, çatlak, ishal veya  						kabızlık, egzama (mayasıl), sinir bozukluğu veya yeteri  						kadar temizliğe dikkat edilmemesi sayılabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Bal, zeytinyağı<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 çorba kaşığı süzme bal ile 2  						tatlı kaşığı zeytinyağı karıştırılır. Bir pamukla  						kaşınan yere sürülür. 4 saat sonra, ılık sabunlu su ile  						yıkanır. Şikayetler geçinceye kadar aynı işleme devam  						edilir.</p>
<table id="table54" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Apandisit</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Körbağırsağın  						iltahaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.  						Müzmin apandisitte; kat’iyetle ilaç verilmez. Ameliyat  						gerekir. Had apandisit; karnın ortasından başlayıp, sağ  						alt kısma yerleşen bir ağrı ile kendini gösterir.  						Hazımsızlık ve gazdan şikayet edilir. Kusma görülebilir  						bazen de miğde bulantısı olur.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>1- Böğürtlen  						yaprağı, su. 2- Dut kurusu<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1-Çaydanlığa bir avuç böğürtlen  						yaprağı konur. 15 dakika kaynatıp süzülür. Günde 3 çay  						bardağı içilir. 2- Dut kurusu çayı ılık olarak içirilir.</p>
<table id="table55" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Arı sokması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Arı; bal ve  						balmumu yapan fakat, iğnesiyle sokan bir böcektir.  						Hassas bünyeli kimseleri soktukları zaman,onların şok  						geçirmelerine neden olabilirler. Eşek arıları ise; bal  						arılarına nazaran daha tehlikelidir. Arı sokmasında  						yapılacak ilk iş; arının iğnesini, ucu yakılmış bir iğne  						ile çıkarmaktır. Sonra arının soktuğu yerin alt ve  						üstünden sıkıca boğulur. Üzerine soğuk su dökülür.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>1- Maydanoz. 2-  						Arpa unu, sirke.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1- Bir demet taze maydanoz iyice  						dövülür ve arının soktuğu yere sarılır. 2- Arpa unu,  						sirke ile karıştırılıp hamur yapılır. Arının soktuğu  						yere sarılır.</p>
<table id="table56" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Arpacık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Halk arasında it  						dirseği de denir. Doktorların Hordoleum dedikleri  						hastalıktır. Göz kapağındaki herhangi bir kılın dibinde;  						içi dolu bir şişlik meydana gelir. Acı ve zonklama  						vardır. Arpacıkla, hiçbir şekilde oynamayın, onu  						sıkmayın! Beslenmenize önem gösterin, üzüntülerinizi  						bırakıp biraz daha mutlu olmaya bakın.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sarımsak<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 diş sarımsak, iyice dövülür.  						Arpacığın üstüne sürülür. 20 dakika sonra, ılık su ile  						yıkanır.</p>
<table id="table57" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Astım</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hasta, kriz  						geldiği zaman soluk almakta zorluk çektiğini zanneder,  						gerçekte nefes vermekte zorluk vardır. Bunun nedeni de,  						akciğerlerdeki küçük hava borularının daralmasıdır.  						Buralardan geçen hava, ıslığa benzeyen bir ses çıkarır,  						ki buna hırıltı denir. Astım, bir kaç grup nedenden  						kaynaklanır. Bunların başında da bünye gelir. Yani, bazı  						kimselerde baş ağrısı ne kadar tabi bir şeyse,  						diğerlerinde de astım o kadar doğaldır. Bazı kimseler,  						toz, kıl, yumurta, süt, aspirin, çiçek tozu ve benzeri  						şeylere karşı hassastırlar. Bu hassasiyet, astım  						krizleri şeklinde kendini gösterir. Tedavi için, hastayı  						etkileyecek bu unsurların ortadan kaldırılması yapılacak  						ilk iştir. Aşırı heyecan veya korku da astım krizine yol  						açabilir. Bu gibi durumlarda hastayı sakinleştirmek  						yapılacak ilk iştir. Bazı kimselerde de, Had Bronşit  						sonucu astım krizi görülebilir. Kalp yetmezliği de astım  						krizine neden olabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nane, su<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Su dolu cezveye; 2 kahve kaşığı  						nane konur. Kaynatılır. Her sabah, aç karnına bir çay  						bardağı (şekersiz) içilir.</p>
<table id="table58" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Astigmatlık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Göz yuvarlağı  						çaplarının düzensiz olması sonucu ortaya çıkan bir çeşit  						göz bozukluğudur. Hasta; noktaları bir çizgi halinde  						görür. Çoğunlukla doğuştandır. Miyopluk veya  						hipermetroplukla beraber de görülebilir. Bazı  						astigmatlar, baş ağrılarından da şikayet ederler. Tedavi  						için doktorun vereceği gözlüğü kullanmak gerekir.</p>
<table id="table59" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Aşırı aybaşı kanaması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Aybaşı görme  						arasındaki süre normaldir. Fakat kanama çoktur ve normal  						süresinden fazla devam eder. Nedenleri çeşitlidir:  						rahimde ur, rahim çarpıklığı, yorgunluk, sinir  						bozukluğu, ateşli hastalıklar veya evlilik hayatındaki  						uyuşmazlıklardan kaynaklanabilir. Aşağıdaki reçeteler  						aybaşı kanaması olduğu günler kullanılmaz.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Bal, limon<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 Adet limon uzunlamasına kesilir.  						Suyu sıkılır üzerine üç kahve kaşığı süzme bal ilave  						edilir, içilir. Günde üç kere uygulanabilir.</p>
<table id="table60" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ateş</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vücut sıcaklığının  						yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin her  						yerinde aynı değildir. Örneğin; termometre ağıza  						konulduğunda görülen ısı, koltuk altına konulduğunda  						gösterdiği ısıdan 0,5 derece daha düşüktür. Diğer  						taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece oynar.  						Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam saatlerinde  						yüksektir. Vücut ısısı 36,2 &#8211; 37,5 arasında ise  						normaldir. Ateşle birlikte; üşütme, titreme, baş ağrısı,  						bunalma, huzursuzluk, vücut kırgınlığı, iştahsızlık,  						kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkli idrar  						çıkarmada görülebilir. Ateşin nedeni, genellikle soğuk  						algınlığı, grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı,  						bronşit, sinüzit, kulak iltihabı, bağırsak iltihabı veya  						böbrek hastalıklarından biri olabilir. Bu nedenle  						tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>1- Yoğurt, su. 2-  						Arpa<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1- Hastanın göğsüne ve sırtına  						yoğurt sürülür. Kuruduktan sonra ılık su ile ıslatılmış  						bir bezle silinir. Ayrıca ayran içirilir. 2- Bir avuç  						arpa, bir litre suda kabukları ayrılıncaya kadar  						kaynatılır. Limon sıkılır, tadlandırılır. Yudum yudum  						içilir.</p>
<table id="table61" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ayak ağrıları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ayak ağrıları;  						çoğunlukla yorgunluk, bağ yerlerinin burkulması, fazla  						kilo almak veya bazı hastalıklardan kaynaklanabilir.  						Önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan ağrılarda  						yapılacak masaj ve dinlenme çok faydalı olur.<br />
 Ağrıyan yerler iyice ovulur. Ayak ikinci parmağının  						üçüncü parmakla birleştiği noktanın iyice ovulması da  						çok faydalıdır.</p>
<table id="table62" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ayak burkulması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yürürken, koşarken  						veya atlarken ayak kaslarının beklenmedik bir durumla  						karşılaşması sonucu görülür. Burkulmadan hemen sonra  						ağrı, şişme ve morarma olabilir.<br />
 Diz kapağından, ayak parmaklarına doğru sargı bezi  						dolanır. Ancak bu işlemi ayak şişmeden önce uygulamak  						gerekir.</p>
<table id="table63" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ayak çıbanı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ayak derisindeki  						ter bezleri ve kıl keselerinin mikroplanması sonucu  						ortaya çıkar. Çıban yerinde, ilk önce sert ve kırmızı  						bir kabartı belirir. Ağrı vardır. Sonra iltihaplanır.  						Çıbanı sıkmamak gerekir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kekikyağı, ayva<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Çıbanın üzeri, kekikyağı ile  						yağlanır. Sonra, orta büyüklükte bir ayva ortasından  						kesilerek üzerine konur. Sarılır.</p>
<table id="table64" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ayak terlemesi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ayakların  						normalden fazla terlemesi genellikle ter bezlerinin  						aşırı derecede çalışmasından kaynaklanır. Diğer  						taraftan, kalın çorap giymek, ateşli bir hastalık veya  						normal vücut sıcaklığının düşmesi de ayak terlemesine  						neden olabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Adaçayı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Büyükçe bir tencereye su  						doldurulur. Üzerine bir avuç adaçayı ilave edilip  						kaynatılır. Ilıdıktan sonra bu su ile ayak banyosu  						yapılır.</p>
<table id="table65" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Aybaşı düzensizliği</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Aybaşı kanaması  						normal olarak 2-7 gün sürer. Normal olarak 28 günde bir  						görülen aybaşı kanaması, bazı hallerde vaktinden önce  						veya sonra da görülebilir. Nedeni; asabi krizler, hormon  						dengesizliği veya bünye zayıflığı olabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Çörekotu, bal.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Sabah, öğle ve akşam, tok karnına 2  						kahve kaşığı çörek otu ile 3 kahve kaşığı süzme bal  						karıştırılıp, yenir.</p>
<table id="table66" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Aybaşı kanaması azlığı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Aybaşı kanının  						normal miktarı; sağlam kadınlarda 7-77 gram arasında  						değişir. Çoğunda 27-75 gram arasındadır. Ortalama miktar  						50 gram kabul edilir. Aybaşı kanının yukarıda belirtilen  						miktarlardan az olması, çoğunlukla ruhsal durumla veya  						kansızlıkla ilgilidir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>İncir yaprağı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 su bardağı suya 4 adet taze incir  						yaprağı konur. 15 dakika kaynatılır. Sonra süzülür.  						Günde üç kere birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table67" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Aybaşı kanamasının gecikmesi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Normal olarak  						zamanı geldiği halde aybaşı kanaması başlamazsa;  						gebelik, kansızlık, tiroid veya karaciğer hastalıkları  						akla gelebilir. Ayrıca yorgunluk, sinirlilik veya  						adetten kesilme de düşünülebilir. Yorgunluk ve  						sinirlilikten kaynaklanan gecikmelerde aşağıdaki  						reçeteler kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Yumurta, elma  						kompostosu<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Hergün, 1 tane rafadan yumurta  						yenir. 3 su bardağı elma kompostosu içilir.</p>
<table id="table68" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Aybaşı kanamasının uzun sürmesi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Normal aybaşı  						kanaması 2-7 gün devam eder. Bazı kimselerde bu süre  						uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduğundan,  						yumurtalıkların üşütülmüş olmasından, sinir veya kalp  						hastalığından şüphe edilir. Tedaviye geçmeden önce esas  						nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aşağıdaki  						reçetelerden arzu edilen uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Böğürtlen, su<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 su bardağı kaynak suya, 2 kahve  						kaşığı böğürtlen konur. 10 dakika bekletilip, süzülür.  						Sabah bir bardak, akşam bir bardak içilir.</p>
<table id="table69" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Aybaşı kanaması yokluğu</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Genç bir kız buluğ  						çağına geldiği halde, aybaşı görmeye başlamamışsa,  						aybaşı yokluğundan söz edilir. Bu durum karaciğer  						hastalıklarından, kansızlıktan veya tiroit bezi  						bozukluğundan kaynaklanabilir. Öncelikle nedeni bulmak  						gerekir. Normal aybaşı gören kadının da; kansızlık,  						karaciğer rahatsızlıkları, beslenme bozuklukları, veya  						tiroid bezi hastalıkları sonucu aybaşı kanamaları  						kesilebilir. Öte yandan aybaşı yokluğu, gebeliğin veya  						menapozun işareti olabilir. Aybaşı yokluğunun nedeni  						gebelik değilse aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kekik, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir cezve suya bir kahve kaşığı  						kekik konur. Kaynatılıp süzülür. Ilık ılık içilir. Aynı  						işlem günde üç kere tekrarlanır.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table id="table70" border="0" cellspacing="2" cellpadding="6">
<tbody>
<tr>
<td width="83%" valign="top">
<table id="table71" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<table id="table72" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Cinsel Soğukluk</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tam manasıyla  						tatmin olamayan kadının cinsel ilişkiye gereği gibi  						cevap vermemesine; tıp dilinde firijidite denir. Nedeni  						daha çok ruhsaldır. Aşağıdaki reçeteleri kullanmakta  						fayda vardır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kekik, su<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çay bardağı suya, 1 kahve kaşığı  						kekik konur. Kaynatılıp, süzülür. Ilık ılık içilir.</p>
<table id="table73" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Çarpıntı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  						palpitasyon denilen çarpıntının nedenleri çeşitlidir.  						Bir kalp hastalığı söz konusu değilse; fazla sigara  						içmek, alkol, yorgunluk, sinirlenmek, kansızlık,  						hazımsızlık, çay, kahve veya zehirlenmelerden  						kaynaklanabilir. Yorgunluk, sinirlilik veya kötü  						alışkanlıklardan kaynaklanan çarpıntılarda aşağıdaki  						reçeteler kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nane, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 bardak kaynak suya, 1 çorba  						kaşığı nane konur. 20 dakika bekletilip, süzülür.  						Çarpıntı hallerinde, 1 çay bardağı içilir.</p>
<table id="table74" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Çıbanlar</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Derideki kıl  						keseleri veya bezlerinin hastalanması sonucu ortaya  						çıkan sızıntılı, ıslak kabarcıklara çıban denir.  						Katiyetle sıkılmamaları gerekir. Çıbanı olgunlaştırmak  						maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Soğan<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Orta boyda 1 kuru soğan, külde  						pişirilir. Ortasından kesilip çıbanın üzerine sarılır.</p>
<table id="table75" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Çıkıklar</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kemiklerden  						herhangi birinin oynak yerinden kısmen veya tamamen  						ayrılmasına çıkık denir. Bu durumda yapılacak ilk iş  						doktora gitmektir. Sonra aşağıdaki reçetelerden herhangi  						biri uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sığır kıyması,  						karabiber.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>250 gram sığır kıymasına, 2 çorba  						kaşığı toz kara biber ekilip, yoğrulur. Sonra temiz bir  						sargı bezine yayılıp, çıkığın üzerine sıkıca sarılır.</p>
<table id="table76" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Çiçek Hastalığı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  						variola denilen bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalık  						şiddetli titreme ve 41 derece ateşle ortaya çıkar.  						Hastalık mikrobunun vücuda girmesiyle ortaya çıkması  						arasında geçen süre 10-14 gündür. Hasta istirahat  						ettirilir , başkaları ile görüşmesi yasaklanır. Doktorun  						tavsiyelerine uyulur. Bol su ve şerbet içirilir. Ayrıca  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Gül<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Çiçek döküntülerinin üzerine  						dövülmüş kuru gül sürülür.</p>
<table id="table77" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Çiller</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çoğunlukla beyaz  						tenli, kırmızı saçlı kimselerde görülen çiller, yüze  						serpilmiş ufak lekeler halindedir. Nedeni; cildin güneşe  						karşı gösterdiği tepkidir. Olgunlaşmış çillerin yok  						edilmesi mümkün değildir. Ancak koruyucu önlemler  						alınır. Yüzünde çil olanların güneşte fazla durmamaları  						ve yüzlerini sık sık yıkmaları tavsiye edilir. Ayrıca  						aşağıdaki reçeteler de kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Pirinç, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya, 1 kahve fincanı  						pirinç konup, kaynatılır, süzüldükten sonra yüz yıkanır.</p>
<table id="table78" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Çocuk Felci</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Omuriliğin ön  						kordonlarının iltihaplanması sonucu felçle neticelenen  						bir hastalıktır. Tıp dilinde poliomelitis denir.  						Bilhassa yaz ve sonbahar aylarında görülür. Nedeni bir  						çeşit virüstür. Lağım sularının yiyeceklere bulaşması,  						sineklerin taşıdığı mikroplar, hastalığa yakalanmış  						kişinin ağız ve burnundan çıkan damlacıklarla bulaşır.  						Çocuk felcine küçükler yakalanabileceği gibi büyükler de  						yakalanabilir. Hastalık mikrop kapıldıktan 7-21 gün  						içinde ortaya çıkar. Hastada ateş, baş ağrısı, boğaz  						ağrısı, kusma, yorgunluk, boyunda kasılma, ve sırt  						ağrıları vardır. Hastalığın ilk günlerinde gerekli  						tedaviye başlanmazsa, özellikle kol ve bacaklarda felç  						görülür. Hastalığın başlangıcında hastayı diğer  						kimselerden ayırmak ve yatırmak gerekir. Çocuk felcinden  						korunmak için Salk aşısı veya Sabin aşısı yaptırmak  						gerekir. Bu aşının ilki çocuk 6 aylık olmadan önce,  						ikincisi ilk aşıdan 2 ay sonra, üçüncüsü, ikinci aşıdan  						6 ay sonra yapılır. 5 ve 15 yaşlarında da tekrarlanır.  						Tedavi için mutlaka doktora başvurmak gerekir.</p>
<table id="table79" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Çocuklarda Gelişme Bozuklukları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çocuklarda görülen  						gelişme bozukluklarının çoğu kötü beslenmeden  						kaynaklanır. Bunun yanı sıra; geçirilen bir hastalıktan  						kaynaklanan veya irsi olarak da gelişme bozukluğu  						görülebilir. Nedeni test etmek için doktora başvurmak  						gerekir. Gelişmeye yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sinirli yaprakotu,  						su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya, 2 avuç sinirli  						yaprak out konur. Kaynatılıp süzülür. Sabah akşam birer  						su bardağı içilir.</p>
<table id="table80" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Çok Uyumak</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bir ila 4 yaşları  						arasındaki çocukların; geceleri 13, öğleden sonra da 2  						saat olmak üzere, günde 15 saat uyumaları, sıhhatli  						büyümelerini sağlar. 5 ile 7 yaşları arasındaki  						çocuklara ise, geceleri 11-13 saat uyku yeterlidir. 8-14  						yaşları arasında 9-11 saat; 15 yaşından sonra da 8 saat  						uyku yeterli gelir. 20 yaşını geçenlere 6-8 saat gece  						uykusu yeterlidir. Hiçbir hastalığı olmadığı halde  						normalden fazla uyumayı alışkanlık haline getirenlere  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kurutulmuş  						patlıcan.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Öğle yemeklerinde kurutulmuş  						patlıcan yenir.</p>
<table id="table81" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Çürükler</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Cilt yırtılmadan  						altındaki bir kılcal damarda görülen kanama halk  						arasında çürük denir. Tıp dilinde ise ekimoz denir. Bu  						gibi durumlarda yapılacak ilk iş, çürüğün üzerine soğuk  						su ile kompres yapmaktır. Ayrıca aşağıdaki reçetelerde  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Alabalık.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Küçük bir alabalık, uzunlamasına  						kesilip, çürüğün üzerine sarılır.</p>
<table id="table82" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Dalak Hastalıkları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Karın boşluğunun  						solunda, midenin arka tarafında bulunan dalak; eskimiş  						kırmızı kan hücrelerini yok eder, gerektiği zaman da  						yeni kırmızı kan hücreleri imal eder. Sıtma ve tifo gibi  						bulaşıcı hastalıklar veya kansızlık sonucu dalak  						hastalanabilir. Dalak ağrısı, dalak büyümesi, dalak  						şişmesi ve dalak zafiyetinde aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Pazı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya, 2 tutam pazı konur.  						15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere,  						birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table83" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Damar Sertliği</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vücuttaki kan  						damarlarının bir kısmının veya tamamının sertleşmesi  						sonucu, esnekliklerini keybetmesine; halk arasında damar  						kireçlenmesi tıp dilinde ise Arterio Skleroz veya  						Atheremo denir. Nedeni, kan damarlarının iç kısımlardaki  						hücrelerin esnekliğini kaybedip, zayıflaması veya  						kandaki yağlı maddelerin birikinti yaparak, damarı  						darlaştırmasıdır. Belirtileri baş dönmesi, baş ağrısı,  						titreme, yürürken sendeleme, düşünme ve öğrenme gücünde  						zayıflama, sinirlilik veya damarın sertleştiği  						bölgelerde ağrılar görülür. İlk belirtiler görüldüğünde  						önlem alınacak olursa, korkulacak bir şey yoktur.  						Hastanın neşe ve cesaretini kaybetmemesi ve doktorun  						tavsiyelerini yerine getirmesi iyileşmede atılacak ilk  						önemli adımdır. Damar sertliği teşhisi konan kimse,  						perhiz yapmalı, alkol ve sigara gibi keyif verici  						maddeleri bırakmalı, yumurta, tereyağı ve benzeri  						yiyecekleri terk etmeli, tuzu da azaltmalıdır. Ayak  						damarlarında meydana gelebilecek herhangi bir hastalığı  						önlemek için de dar ayakkabı giymekten kaçınmalıdır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Patates.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 adet çiğ patates soyulup iyice  						yıkanır ve rendelenir. Çıkan su sabahları aç karnına  						içilir. Aynı işlem hergün tekrarlanır.</p>
<table id="table84" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Deri Çatlakları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Deride meydana  						gelen çatlakları tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler  						kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Alkol, asilbend.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>100 gram alkole 10 gram asilbend  						konup, merhem yapılır. Çatlaklara sürülür.</p>
<table id="table85" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Deri İltihabı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çoğunlukla  						kullanılan sabun, deterjan, boyalar ve bazı bitkilerin  						neden olduğu bu hastalığa tıp dilinde Dermatit denir.  						Tedaviye deride iltihaplanmaya sebep olan şeyi  						belirleyip, onu terk etmekle başlanır. Sonra aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nişasta, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 3 çorba kaşığı  						nişasta konur. Karıştırılarak eritilir. Sonra bu suya  						bastırılan temiz bir bez, iltihapların üzerine sarılır.  						Kurudukça değiştirilir.</p>
<table id="table86" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Deri Kanseri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Deri üzerinde ufak  						bir şişlik veya bir türlü iyileşmeyen bir yara şeklinde  						başlayabilen bir çeşit kanserdir. Şişlik, başlangıçta  						ufak bir yumru şeklindedir. Bir süre sonra aynı yer  						açılır ve yara haline dönüşür, sonra kabuk bağlar. Bu  						gibi durumlarda telaşlanmamak; ancak acele etmek  						gerekir. Erken tedavi edildiği takdirde iyileşir.  						Aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Menekşe yaprağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>10 tane menekşe yaprağı, havanda  						iyice dövülür, lapa haline getirilir. Kanserli yere  						sürülür. Aynı işlem hergün tekrarlanır.</p>
<table id="table87" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Deri Kuruluğu</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  						iktiyoz denen bu hastalıkta deri, kuru, pul pul ve bazen  						de çatlak görünümdedir. Merak edilecek bir durum yoktur.  						Sık sık sıcak banyo yapmak şikayetlerin çoğunu geçirir.  						Ayrıca aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Acı bademyağı<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Yatmadan önce, vücut acı bademyağı  						ile iyice ovulur. Sabahleyin ılık su ile banyo yapılıp  						iyice kurulanır.</p>
<table id="table88" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Deri Lekeleri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Deride görülen  						esmer lekelere &#8220;Karaciğer lekeleri&#8221;, beyaz lekelere de  						&#8220;Vitligo&#8221; adı verilir. Bunlar merhem veya kremlerle  						gizlenebilir. Aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Baharlıtere tohumu.  						(beyaz lekeler için)<br />
 <strong>Hazırlanışı :</strong></p>
<table id="table89" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Dil Büyümesi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kısa süreli dil  						büyümelerinde aşağıdaki reçeteler kullanılır. 2-3 günde  						geçmeyen dil büyümesinde, doktora başvurmak gerekir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nar kabuğu,  						şeftali, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 bardak suya bir avuç nar kabuğu  						konur. 15 dakika kaynatılıp süzülür. Suyuna 3 su bardağı  						şeftali suyu ilave edilip, gargara yapılır.</p>
<table id="table90" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Dil Çatlakları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Dilin üzerinde  						görülen çatlakların nedenini belirlemek gerekir. Önemli  						olmayan dil çatlaklarında aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Karanfil, nişadır,  						hardal.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Havana bir tatlı kaşığı karanfil, 1  						tatlı kaşığı nişadır ve bir tatlı kaşığı hardal tohumu  						konur. İyice dövülür, günde üç kere dilin altına üstüne  						sürülür.</p>
<table id="table91" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Dil Felci</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sinir sistemindeki  						bir bozukluktan dolayı, dil gücünün kaybolmasıdır.  						Doktor tarafından tedavi edilmesi gerekir. Aşağıdaki  						reçeteler tedavi amacıyla kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Zencefil, kekik,  						karbaşotu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 1 çorba kaşığı toz  						zencefil, 1 çorba kaşığı ufalanmış kekik ve bir tutam  						karabaşotu konur. 15 dakika kaynatılıp, süzülür. Gargara  						yapılır, hergün tekrarlanır.</p>
<table id="table92" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Dil İltihabı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  						Glossit denilen bu iltihaplanmanın nedeni, çürük dişler,  						dişeti iltihabı, sigara, çok sıcak veya çok soğuk şeyler  						yemeyi alışkanlık haline getirmiş olmaktır. İhmal  						etmemek gerekir. Çünkü dil kanseri veye dil ülseri  						belirtisi de olabilir. Mutlaka doktora başvurmak  						gerekir. Yapılacak ilk iş, sigarayı bırakmak, çürük  						dişleri tedavi ettirmek, ve kötü alışkanlıkları terk  						etmektir. Aşağıdaki reçeteler de tedavi amacıyla  						kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Mersin yaprağı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 1 avuç mersin yaprağı  						konur. 20 dakika kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere  						gargara yapılır.</p>
<table id="table93" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Dil Ülseri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Dilde görülen;  						etrafı kırmızı, içi su dolu küçük kabarcıklar, dil  						ülserinin belirtisi olabilir. Derin ve sert kenarlı dil  						yaralarında, mutlaka doktora başvurmak gerekir. Diğer  						dil yaraları, hazımsızlık veya gripten kaynaklanabilir.  						Bunların tedavisi için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Meyankökü, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 200 gram meyan kökü  						konur. 20 dakika kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere,  						gargara yapılır.</p>
<table id="table94" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Diş Ağrısı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Diş ağrısı; dişin  						çürümesi, minesinin aşınması, dişetlerinin  						iltihaplanması veya bunlara benzer nedenlerden  						kaynaklanır. Tedavi imkanı doğuncaya kadar aşağıdaki  						reçetelerden herhangi biri uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sarımsak.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir diş sarımsak külde pişirilir.  						Sıcak sıcak ağrıyan dişin üzerine konur.</p>
<table id="table95" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Diz Ağrısı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Önemli bir  						hastalıktan kaynaklanmayan diz ağrılarını gidermek için  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Papatya, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 3 çorba kaşığı  						ufalanmış papatya çiçeği konur. 15 dakika kaynatıldıktan  						sonra süzülür. Bu suyla ağrıyan yerler ovulur.</p>
<table id="table96" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Dizanteri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bulaşıcı ve salgın  						bir hastalıktır. Hastada, ishal görülür. Dışkısı kanlı  						ve sümüklüdür. İştahsızlık karın ağrısı ve ateş de  						vardır Su veya besinlerle bulaşır. İki çeşit dizanteri  						vardır.<br />
 &#8211; Amipli Dizanteri : Vücuda mikrop girmesinden 10-21 gün  						sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar. Hastada kanlı  						ishal, ateş, karın krampları, kilo kaybı, ve halsizlik  						görülür.<br />
 &#8211; Basilli Dizanteri : Mikrobun vücuda girmesinden 2-7  						gün sonra belirtileri ortaya çıkar. Hastalığın salgın  						halini almasında kara sinekler başrolü oynar. Hastada;  						kanlı ve balgam kıvamında ishal, karın ağrısı, halsizlik  						ve ateş görülür.<br />
 Yapılacak ilk iş; hastayı, sağlamlardan ayırmaktır.  						Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Su, tuz.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir gün boyunca, hiç bir şey  						yenmez. Sadece tuzlu su içilir.</p>
<table id="table97" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Doğum Sancıları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Doğum sancıları;  						doğumun habercisidir. Başlangıçta 20 dakikada bir gelen  						doğum sancıları, daha sonra sıklaşır ve her seferinde  						döl yatağı kasılıp, sertleşir. Sancılar sırasında kanama  						görülmezse korkulacak bir şey yoktur. Doğumu  						kolaylaştırma ve sancıları dindirmek için aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Tatlı bademyağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Sancılar başlayınca bir çorba  						kaşığı tatlı bademyağı içilir. Ayrıca karın ve tenasül  						organının çevresi bademyağı ile ovulur.</p>
<table id="table98" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Dolama</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Şeytan tırnağı  						veya parmağa iğne ya da kıymık batması sonucu, tırnak  						dibinde meydana gelen iltihaplanmaya; halk arasında  						dolama, tıp dilinde paronychia denir. Başlangıçta  						kırmızı bir benek halindeyken daha sonra içi dolu  						sivilceye dönüşür. Dolama, kan zehirlenmesine neden  						olabilir. Bu nedenle ihmal edilmeden doktora başvurmak  						gerekir. Alkol pansumanı veya sıcak su kompresi çok  						faydalıdır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kına, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çay bardağı suya 2 kahve kaşığı  						kına konur. Lapa haline gelinceye kadar ısıtılır. Sonra  						dolama olan yere sarılır.</p>
<table id="table99" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Donmalar</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Üşümenin en ağır  						şekline donma denir. Donan kişiyi birdenbire ısıtmamak  						gerekir. Böyle durumlarda yapılacak ilk iş; vücuda bir  						battaniye sarıp, ılık bir yere taşımak; orada başı hafif  						geriye doğru olmak üzere sırtüstü yatırmak, kol ve  						bacaklarını soğuk su ile iyice ovmaktır. Limonsuyu ile  						masaj yapılabilir. Aşağıdaki reçeteler de aynı amaçla  						kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Ceviz yaprağı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 3 tutam ceviz yaprağı  						konur. Kaynatılır. Ilıdıktan sonra, vücut bu suyla iyice  						ovulur.</p>
<table id="table100" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Dölyolu Akıntısı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify">Halk arasında  						beyaz akıntı; tıp dilinde ise; Gleet denilir. Arasıra  						görülen beyaz akıntı pek önemli değildir. Çünkü üşütmek,  						ruhi bunalım, uzun süren bir hastalık veya yüksekçe bir  						yerden düşmekten kaynaklanabilir. İç çamaşırında krem  						rengi beyazlıkta bir leke görülür. Kuruduğu zaman  						kahverengiye çalan sarı bir renk alır. Önce beyaz  						akıntının nedenini bulmak gerekir. Önemli bir  						hastalıktan kaynaklanmıyorsa, aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Anason<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 kahve kaşığı anason, tavada iyice  						kavrulup yenir.</p>
<table id="table101" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Dudak Çatlaması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Dudaklar, güneş  						veya soğuk havanın tesiriyle çatlayabilir. Endişe  						edilecek bir durum yoktur. Aşağıdaki reçetelerden  						herhangi biri çatlakları gidermek amacıyla  						kullanılabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Cevizyağı, balmumu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 çay bardağı cevizyağına, 2 çorba  						kaşığı eritilmiş balmumu konur. Karıştırılarak  						soğutulur. Küçük bir şişeye doldurulur. Sabahları  						dudaklara sürülür.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table id="table2" border="0" cellspacing="2" cellpadding="6">
<tbody>
<tr>
<td width="83%" valign="top">
<table id="table3" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<table id="table4" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Egzama</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Mayasıl diye  						bilinen egzama, derinin sulanması ile meydana gelen bir  						iltihaptır. Tıp dilinde; Erythema pernio denir. Kaşıntı  						ve kızartı ile ortaya çıkar. nedeni; ruhsal olabileceği  						gibi alerjik tepkiler veya deriyi tahriş eden maddeler  						de olabilir. Bazı kimselerde de ırsidir. Vücudun hemen  						hemen her yerinde görülebilir ve bulundukları yere göre  						isimlendirilirler. Tedavinin ilk prensibi; üzülmemek ve  						egzamalı yerleri kaşımamaktır. Ayrıca, su ve sabunlu  						sudan olduğu kadar uzak kalmak da gerekir. Su yerine  						permanganatlı su ve rivanollu su kullanılır. Perhiz  						yapılır. Acılı, baharatlı ve yağlı yenmez. Tedavi  						maksadı ile aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kuru erik, sirke.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 kahve fincanı sirkeye batırılan  						kuru erikler egzamalı yerlere sürülür.</p>
<table id="table5" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ekstrasistol</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kalbin normal  						atışlarına, fazladan atış eklenmesine Ekstrasistol bir  						başka deyişle fazladan atış denir. Kalbin bir atışı,  						vaktinden önce olur. Sonra, bir süre atış olmaz. Bu  						atışlar, tek tek veya arka arkaya meydana gelir. Kalp  						hastalıklarında görüldüğü gibi; fazla sigara, içki  						içmek; heyecanlanmak ve hazmı güç yemeklerden sonra da  						görülebilir. Tedavi için aşağıdaki reçeteler de  						uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Marrup, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 su bardağı sıcak suya, 1 kahve  						kaşığı ufalanmış marrup yaprağı konur. 10 dakika  						bekletildikten sonra süzülür. Şikayet ortaya çıktığı  						zaman içilir.</p>
<table id="table6" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>El ve Ayak titremeleri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hafif el ve ayak  						titremeleri; daha ziyade nevroz, isteri ve nevrastenide  						görülür. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kekik, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çay bardağı kaynak suya yarım  						kahve kaşığı kekik konur. 5 dakika bekletildikten sonra  						süzülür. Hepsi bir kerede içilir.</p>
<table id="table7" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Enfarktüs</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kalbi besleyen  						büyük damarlardan birinin aniden tıkanması sonucu ortaya  						çıkan bir durumdur. Enfarktüs krizi geçiren hasta; kalp  						bölgesinde ani bir ağrı hisseder. Bütün benliğini ölüm  						korkusu sarar. Nefes almakta zorluk çeker. Yapılacak ilk  						iş, hastanın 45 derece bir meyille oturmasını  						sağlamaktır. Sonra; vakit geçirmeden doktor çağrılır.  						Enfarktüs krizini atlattıktan sonra kesin istirahat ve  						doktorun dediklerine uymak şarttır. Aşağıdaki  						reçetelerden de faydalanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Portakal, toz  						şeker, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 su bardağı yeni sıkılmış portakal  						suyu ile 1 su bardağı su karıştırılır. Üzerine bir tatlı  						kaşığı toz şeker ilave edilip, içilir. Aynı işlem saat  						10, 15 ve 21&#8242;de tekrarlanır.</p>
<table id="table8" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ergenlik Sivilceleri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ergenlik  						yaşındakilerin yüz, omuz, sırt ve karınlarında  						görülürler. Siyah noktalar, beyaz benekler, kırmızı veya  						mor lekeler halindedirler. İçleri cerahat dolu bu  						sivilcelere; akne de denir. nedeni; yağ bezlerinin  						tıkanmış olmasıdır. Ergenlik sivilceleri kendiliğinden  						kaybolur. Sıkmamak, oynamamak gerekir. Tedavinin ilk  						şartı sabırdır. Yüzü günde 3-4 kere kükürtlü sabunla  						yıkamakta fayda vardır. Bu arada baharatlı yiyecekleri  						ve çikolatayı terketmek gerekir. Ayrıca, aşağıdaki  						reçetelerden de faydalanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Marul, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Soğuk su ile yıkanan marul  						yaprakları iyice ezilir. Çıkan su yüze sürülür.</p>
<table id="table9" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ezikler</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Eziklerde  						yapılacak ilk iş; eziğin üzerine buz koymak veya soğuk  						su ile kompres yapmaktır. Ayrıca; dışarı kan çıkmışsa,  						önce oksijenli su ile temizlenir. Aşağıdaki reçetelerden  						de faydalanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Maydanoz, ispirto.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 su bardağı ispirtoya bir avuç  						maydanoz koyup iyice ezilir. Ezilen yerin üzerine konur.</p>
<table id="table10" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Fazla Terlemek</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Haddinden fazla  						terlemek; sinir bozukluğu, fazla sıcak, tiroid bezinin  						çalışmasında görülen bozukluk, tüberküloz, raşitizm veya  						iskorbütten kaynaklanır. Ergenlik yaşlarında da fazla  						terleme görülür. Bu nedenle terlemenin asıl nedenini  						bulmak gerekir. Sinir bozukluğu veya fazla sıcaktan  						kaynaklanan terleme ve ter kokularını engellemek için  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sirke<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Vücudun terleyen kısımları sirke  						ile ovulur.</p>
<table id="table11" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Felç</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sinir sisteminde  						meydana gelen bir bozukluktan dolayı, kas gücünün  						kaybolmasına felç, nüzül veya inme denir. Tıp dilinde  						ise paralizi veya serebral tromboz denir. Hafif ve ağır  						olmak üzere iki şekli vardır. Tedavinin ilk ve önemli  						şartı hastanın neşesini kaybetmemesi ve en kısa zamanda  						iyileşeceğine inanmasıdır. Tedavi için aşağıdaki  						reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Acıhıyar.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 adet acı hıyar iyice dövülür.  						Suyu ile felçli yerler ovulur. Aynı işlem hergün  						tekrarlanır.</p>
<table id="table12" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ferc Kaşıntısı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kadınların üreme  						organlarının dış kısmının kaşınması; döl yolundan gelen  						akıntıdan kaynaklanabilir. Ayrıca, böyle bir neden  						olmadığı halde kullanılan sabun ve iç çamaşırın cinsi de  						kaşıntıya neden olabilir. İç çamaşırı veya kullanılan  						sabundan kaynaklanan ferç kaşıntılarında; bunları  						kullanmamakla şikayet ortadan kalkar. Diğer kaşıntılarda  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Bal, zeytinyağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çorba kaşığı süzme bal ile 1  						tatlı kaşığı zeytinyağı karıştırılır. Günde üç kere  						ferç&#8217;in çevresine ve içine sürülür.</p>
<table id="table13" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Fıtık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vücudun herhangi  						bir organının; genellikle bağırsağın, kaslar arasındaki  						zayıf bir noktadan dışarı çıkmasına fıtık denir. Fıtık  						olan yerde, şişlik görülür. Öksürünce veya ıkınınca  						büyür. Ağır işler yapmaktan, öksürmekten ve ıkınmaktan,  						hoplayıp zıplamaktan kaçınmak gerekir. Ameliyat  						olunmayacaksa, fıtıkbağı kullanmak faydalıdır. Ayrıca  						aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Keçiboynuzu<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Her gün 100 gram keçiboynuzu  						dövülüp yenir.</p>
<table id="table14" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk"> <strong>Fil Hastalığı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Özellikle  						bacakların şişip, genişlemesi şeklinde ortaya çıkan bu  						hastalığa halk arasında gelincik, tıp dilinde  						elefantiasis denir. Nedeni lenf kanamalarının  						iltihaplanıp, şişmesidir. Tedavi için aşağıdaki  						reçeteler kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Peynir suyu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 hafta süreyle, her gün birer su  						bardağı peynir suyu içilir. Bir hafta ara verilir sonra  						yine aynı şekilde devam edilir.</p>
<table id="table15" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Fistül</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çoğunlukla anüs  						yakınında meydana gelen, içi cerahat dolu, ufak, kırmızı  						ve akıntılı bir şişliktir. Etrafında ağrı vardır. Tedavi  						edilmedikçe geçmez. Tedavisi için aşağıdaki reçeteler  						veya ameliyat tavsiye edilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Adaçayı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çay bardağı kaynak suya, 3 kahve  						kaşığı adaçayı konur. 10 dakika bekletilip süzülür.  						Sonra bu suya batırılan bir parça pamukla, fistülün  						üzerine kompres yapılır. Aynı işlem hergün tekrarlanır.</p>
<table id="table16" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Frengi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Zührevi bir  						hastalıktır. Bulaşıcıdır. Tıp dilinde sifilis denir.  						Frengili kadının doğurduğu çocuğa, doğuştan geçmesi  						şekli istisna edilirse; hemen hemen her zaman cinsel  						ilişkiyle geçer. Mikrop vücuda girdikten 3 hafta sonra  						belirtilerini göstermeye başlar. Mikrobun vücuda girdiği  						yerde, yani erkeklerde peniste, kadınlarda vajinada  						Şankr adı verilen bir yara meydana gelir. Bu yara  						dudakta, meme ucunda, makatta veya parmaklarda da  						görülebilir. Zamanla akıntılı bir yara haline gelip;  						çevresi kızarır ve sertleşir. Mikrobun vücuda  						girmesinden 6-12 hafta sonra hastada; baş ağrıları,  						ateş, boğaz ağrısı, deri döküntüleri ve iştahsızlık,  						görülmeye başlar. 6 ay sonra ise, mikrop vücudun belli  						başlı organlarına oturur. Tedaviye en kısa zamanda  						başlanması gerekir. Penisilin tedavisi ile iyi sonuç  						alınır. Aşağıdaki reçeteler de kullanılabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Saparna, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 50 gram saparna  						konur. 20 dakika kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere birer  						çorba kaşığı içilir.</p>
<table id="table17" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Gastrit</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Midenin iç  						yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir  						hastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir.  						Hazırlayıcı nedenler : Ağır yemekler, fazla kuru veya  						sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve  						baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve  						veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması,  						çabuk çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak,  						ateşli hastalıklar, karaciğer veya safra kesesi  						hastalıkları, kalp hastalıkları veya romatizmadır.  						Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini tespit  						etmek gerekir.<br />
 <strong>Belirtileri :</strong> Mide ağrısı, bulantı veya kusma,  						baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi,  						dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerine  						bastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle  						ilk bahar ve son bahar aylarında artar.<br />
 <strong>Tedavisi :</strong> Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı  						doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler  						yenir. Aspirin gibi ilçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş  						yavaş ve çok çiğnenerek yenir. Ayrıca aşağıdaki  						reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nane, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çay bardağı kaynak suya, 1 kahve  						kaşığı kuru nane konur. 10 dakika bekletilip süzülür.  						Yemeklerden sonra içilir.</p>
<table id="table18" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Gazlar</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Midede veya  						bağırsaklarda gaz birikebilir. Nedeni; hava yutmak veya  						mide hastalıklarıdır. Aşağıdaki reçeteler, gazı  						boşaltmak için kullanılır. Çocuklara uygulanmaz.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Fındık.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Kabukları temizlenmiş bir avuç  						fındık havanda iyice dövülür. Yemeklerden yarım saat  						sonra bir çorba kaşığı yenir.</p>
<table id="table19" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Gece Körlüğü</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify">Beslenmedeki A  						vitamini eksikliğinin neden olduğu bir hastalıktır.  						Hasta; alacakaranlıkta gereği gibi göremez. Tedavi  						amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Havuç.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir kilogram havuç önce soğuk su  						ile yıkanır. Sonra 3 eşit parçaya bölünür. Sabah, öğle,  						akşam birer parça yenir.</p>
<table id="table20" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Geğirmek</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çoğunlukla sinirli  						kimselerde görülür. Bunlar yemeklerde haddinden fazla  						hava yutarlar. Ayrıca geğirme mide veya safra kesesi  						hastalıklarının bir belirtisi olabilir. Bu nedenle esas  						nedeni tespit etmek gerekir. Asabi kimselerde görülen  						geğirmelerde aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kimyon, süt.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 su bardağı çiğ süte, 1 çorba  						kaşığı kimyon konur. Kaynatıldıktan sonra süzülür.  						Yemeklerden sonra birer su bardağı içilir.</p>
<table id="table21" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Gevşek penis</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>rkeklik organının  						sertleşmemesi, sağlık durumunun bozukluğundan  						kaynaklanır. En önemli neden sinir bozukluğudur. Kendine  						güvenememe, yorgunluk, içki, şeker hastalığı, uyuşturucu  						madde alışkanlığı da diğer nedenler arasında  						sayılabilir. Tedavinin ilk şartı; kötü alışkanlıkları  						bırakmak, kendine güvenmek, temiz havada dolaşmak ve  						yeterince gıda almaktır. Aşağıdaki reçeteler de penisi  						sertleştirmek amacıyla kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sarımsak, tuzsuz  						içyağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 diş sarımsak dövülür. Üzerine 1  						tatlı kaşığı eritilmiş tuzsuz içyağı katılıp, yoğrulur.  						Akşamları, bir parça alınıp penise sürülür.</p>
<table id="table22" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Gıda Zehirlenmeleri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Gıda  						zehirlenmeleri; çoğunlukla bayatlamış ve bozuk  						yiyecekler veya bayat balık yedikten sonra görülür.  						Belirtileri : Hasta solumakta, yutkunmakta güçlük çeker.  						Kaslarında ağrı ve kramplar vardır. Baş dönmesi,  						halsizlik, mide ağrısı ve bulanık gördüğünden şikayet  						eder. Bazı hastalarda kabızlık, bazılarında da ishal  						görülür. Yapılacak ilk iş, hastayı kusturmaktır.  						Gerekiyorsa sunni solunum da yapılır. Vakit kaybetmeden  						hastaneye götürülür. Mümkün değilse aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Limon, kahve, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 4 tane limon sıkılır.  						Karıştırılıp bir kerede içilir. Sonra şekersiz kahve  						veya koyu çay içilir.</p>
<table id="table23" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Göğüste Su Toplaması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde sulu  						zatülcemp denilen hastalıktır. Akciğerlerin etrafını  						saran zarın iltihaplanması sonucu meydana gelir. Zarın  						iki yaprağı arasına su toplanmıştır. Nedeni; şiddetli  						soğuk algınlığı, bronşit, böbrek hastalıkları veya kulak  						iltihaplarıdır. Göğsün yan taraflarında şiddetli ağrı  						hissedilir. Bunlara bastırıldığı zaman ağrı şiddetlenir.  						Nefes darlığı vardır. Yatak istirahati ve doktor  						tedavisi şarttır. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden biri  						uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kantoron, bal.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>250 gram süzme bala 3 tatlı kaşığı  						dövülmüş kantaron kökü konup, iyice karıştırılır. Günde  						3 kere aç karnına birer tatlı kaşığı yenir.</p>
<table id="table24" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Göz Ağrısı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Göz ağrısının  						nedenleri çeşitlidir. Az ışıkta çalışmak sonucu gözlerin  						yorulması, gözdeki herhangi bir kısmın iltihaplanmış  						olması, göze yabancı bir cisim kaçmış olması, sinüzit,  						yarım başağrısı, grip, nezle ve ateşli hastalıklar göz  						ağrısına neden olabilir. Önce hastalığın nedenini tespit  						etmek gerekir. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Süt, yumurta.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 kahve fincanı çiğ inek sütüne 1  						yumurtanın akı dökülüp, karıştırılır. Günde 3 kere  						ikişer damla konur.</p>
<table id="table25" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Göz İltihabı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Halk arasında göz  						nezlesi veya pembe göz denir. Göz yuvarlağının üstünü  						örten ince zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Tıp  						dilinde konjonktivit denir. Çoğunlukla ilk bahar  						aylarında görülür. Gözde sulanma; kanlanma, batma hissi  						veya ağrı vardır. Hasta ışığa bakmakta güçlük çeker.  						Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Tuz, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak kaynak suya 1 çay kaşığı  						sofra tuzu konur. Eriyinceye kadar karıştırılır. Günde 3  						kere göz banyosu yapılır.</p>
<table id="table26" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Göz Kanlanması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Göz kanlanması ile  						birlikte ağrı yoksa aşağıdaki reçeteler uygulanır.  						Kanlanma ile birlikte ağrı varsa; mutlaka göz doktoruna  						gitmek gerekir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Çay, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 su bardağı kaynak suya, 1 kahve  						kaşığı çay konur. 5 dakika bekletilip süzülür. Bu suya  						batırılan gazlı bez ile kompres yapılır.</p>
<table id="table27" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Göz Kaşıntısı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Gözlerin  						kaşınması, önemli bir hastalığın işareti olabilir. Bu  						nedenle doktora başvurmak gerekir. Sinir hastalıkları  						veya sigara içmekten kaynaklanan göz kaşıntılarında,  						aşağıdaki reçetelerden biri uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Boru çiçeği.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 avuç boru çiçeği ateşe atılır.  						Çıkan duman ile tütsü yapılır.</p>
<table id="table28" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Göz Sulanması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Göze toz kaçması,  						çapaklanma, göz iltihabı, nezle veya bazı alerjik  						hastalıklar göz yaşının fazlalaşmasına neden olur.  						Şikayetler soğuk havalarda daha da artar. Doktora  						başvurmak gerekir. Aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Susam, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 kahve kaşığı susamın üzerine 5  						damla su dökülür. Karıştırılıp göz kapaklarının üzerine  						sürülür. Yarım saat sonra ılık su ile yıkanır.</p>
<table id="table29" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Göz Tansiyonu</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Göz tansiyonunun  						yüksek olduğu hallerde aşağıdaki reçetelerden herhangi  						biri uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Papatya çiçeği.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çorba kaşığı kuru papatya çiçeği  						iyice dövülerek toz haline getirilir. Sonra enfiye gibi  						buruna çekilir.</p>
<table id="table30" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Göz Tiki</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Aniden ortaya  						çıkan, fakat önemli olmayan bir durumdur. Alışkanlık  						spazmı da denir. nedeni, yorgunluk, üzüntü, heyecan ve  						yaşlılarda adale zafiyetidir. Yapılacak ilk iş,  						istirahat etmektir. Ayrıca, kısa sürede geçmeyen göz  						tiklerinde, aşağıdaki reçetelere başvurulur.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Ihlamur, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 su bardağı sıcak suya, 1 kahve  						kaşığı ıhlamur konur. 5 dakika bekletildikten sonra  						süzülür. Üzerine 3 kahve kaşığı toz şeker ilave edilerek  						içilir. Aynı işlem günde 3 kere tekrarlanır.</p>
<table id="table31" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Göz Yorgunluğu</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Fazla çalışmaktan  						yorulan gözleri dinlendirmek için aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Patates, gülsuyu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 Adet çiğ patates soğuk su ile  						yıkandıktan sonra ortasından kesilir. İki ince dilim  						alınıp, göz kapaklarının üstüne konur. 10 dakika sakin  						bir şekilde istirahat edilir. Daha sonra gül suyu ile  						göz banyosu yapılır.</p>
<table id="table32" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Göz Zayıflığı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Göz zayıflığını  						tedavi etmek için aşağıdaki reçetelerden faydalanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Raziyane<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya, 10 gram raziyene  						kökü konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.  						Günde 3 kere birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table33" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Gözbebekleri İltihabı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Gözün bir kazayla  						yaralanması veya romatizmalı hastalarda üşütme sonucu  						ortaya çıkar. Bazen; şeker hastalığı, burun  						hastalıkları, ve frengili hastalarda da görülür. Tıp  						dilinde iritis denilen bu hastalık vakit kaybedilmeden  						tedavi edilmesi gerekir. Hasta, ışığa fazla bakamaz.  						Gözlerinde veya gözlerinin üst kısmına gelen bölgede  						şiddetli ağrılar vardır. Gözlerde; sulanma ve kızarıklık  						da görülür. Göze dikkatle bakıldığında; renkli kısmın  						etrafındaki rengin de koyulaştığı görülür. Üşütme sonucu  						ortaya çıkan gözbebekleri iltihabında, aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Meyan kökü, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya, 50 gram meyan kökü  						konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3  						kere, birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table34" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Gözkapağı İltihabı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Göz kapağı  						kenarlarının iltihaplanıp, kızarma, kabuklanma ve ağrı  						yapmasıyla ortaya çıkar. Tıp dilinde blefarit denir.  						Tedavi için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Karbonat, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Yarım su bardağı sıcak suya yarım  						kahve kaşığı karbonat konup, iyice karıştırılır. Göz  						kapaklarına banyo yapılır.</p>
<table id="table35" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Gözkapağı Şişliği</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Gözkapakları,  						çoğunlukla fazla ağlama sonucu şişer. Nezle veya kızamık  						sırasında da görülür. Bunlardan başka, kalp, böbrek,  						hastalıkları veya beze iltihaplanmasının da bir işareti  						olabilir. Bazı kimselerde de alerjiktir. Fazla ağlamak  						sonucu şişen göz kapaklarını tedavi etmek için aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Pamuk.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir parça pamuk soğuk suya  						batırıldıktan sonra göz kapakları üzerine konur. 5  						dakika bekletilir. Gerekirse tekrarlanır.</p>
<table id="table36" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Grip</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  						influenza adı verilen bu hastalık bulaşıcıdır. Grip olan  						kişinin nefesindeki damlacıklarla yayılıp, salgın hale  						gelebilir. Paçavra hastalığı da denir. Aniden başlar ve  						devamlı olarak ateş yükselir. Baş ve sırt ağrıları,  						titreme nöbetleri, nezle, öksürük, iştahsızlık, baş  						dönmesi de görülür. Tedavinin ilk şartı istitrahat  						etmektir. İyi tedavi edilmezse, başka hastalıklara da  						yol açabilir. Tedavi için aşağıdaki reçeteler  						kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nane, limon kabuğu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 2 çorba kaşığı kuru  						nane ve 1 limonun kabukları konur. Kaynatılıp süzülür.  						Günde 3 kere birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table37" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Guatr</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tiroid bezinin  						büyümesi sonucu ortaya çıkan ve boynun ortasında,  						yutkundukça aşağı yukarı hareket eden şişlikle kendini  						belli eden bu hastalığa guşa veya cedre de denir. Tıp  						dilindeki adı strumadır. Guatr, özellikle geceleri nefes  						darlığı yapar. Bazen de rahatsız edici öksürüklere neden  						olur. İki çeşit guatr vardır.<br />
 &#8211; Basit Guatr : Bu çeşit guatrda tiroid bezi balon gibi  						şişer. Nedeni alınan iyotun yetersiz olmasıdır. Dağlık  						bölgelerde oturanlarda, ergenlik yaşlarında ve  						hamilelerde çok görülür.<br />
 &#8211; Yumrulu Guatr : Bu çeşit guatrda, tiroid bezinin iki  						yanında kabarıklık veya üzüm salkımını andıran şişlikler  						görülür. Her iki çeşit guatrda da endişelenecek bir  						durum yoktur. Ancak tedaviye erken başlamak gerekir.  						Yemeklerde iyotlu tuz kullanmak, mümkün olduğu kadar çok  						balık, pırasa, kuru erik, yumurta, taze fasulye, pazı,  						soğan, sarmısak, dut veya dut kurusu, havuç yemek; inek  						sütü, erik hoşafı, ve havuç suyu içmek çok faydalıdır.  						Ayrıca kabız olmamaya gayret etmek gerekir. Lahana,  						mısır ve turp da yenmemelidir. Aşağıdaki reçetelerden de  						faydalanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Meşe dalı kabuğu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 avuç meşe dalı kabuğu toz haline  						gelinceye kadar dövülür. Bu tozla guatırın üzeri ovulur.  						Aynı işlem hergün tekrarlanır.</p>
<table id="table38" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Güneş Çarpması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Uzun süre güneşte  						veya sıcakta kalmak sonucu; aşırı terleme, ağrılı  						kramplar ve kanın koyulaşması şeklinde kendini gösterir.  						Yapılacak ilk iş; hasta giyinikse, hemen elbiseleri  						gevşetilip, gölgeye taşınır. Yüzü, göğsü ve kolları  						soğuk su ile ıslatılır. Durumu ciddi ise, ıslak bir  						çarşafa sarılarak hastaneye götürülür. Mümkün değilse,  						aşağıdaki reçete uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sofra tuzu, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>İki bardak suya 1 tatlı kaşığı  						sofra tuzu konur. Karıştırılıp içirilir.</p>
<table id="table39" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Güneş Yanığı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vücudun güneşte  						kalan kısımlarında bir süre sonra yanma, kızarma ve  						kaşıntı başlar. Kısa bir süre sonra da su toplar. Güneş  						yanığını tedavi etmek için aşağıdaki reçeteler ugulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kalamin losyonu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Kalamin losyonu sürülür.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table id="table102" border="0" cellspacing="2" cellpadding="6">
<tbody>
<tr>
<td width="83%" valign="top">
<table id="table103" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<table id="table104" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Halsizlik</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bazı kimseler,  						aşırı yorgunluktan, çalışamamaktan, baş ağrısından, sırt  						ağrılarından, hazımsızlıktan veya huzursuzluktan şikayet  						ederler. Bu duruma tıp dilinde Debilite veya Asteni  						denir. Halsizlik yorgunluktan kaynaklanıyorsa aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>İnek sütü, badem,  						şeker.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Önce bir kahve fincanı dolusu badem  						yenir. Üzerine de bir su bardağı şekerli inek sütü  						içilir.</p>
<table id="table105" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Hararet</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sıcak havada aşırı  						derecede veya ateşli hastalıklar sırasında vücut  						kaybettiği suyu karşılayamayacak olursa, hararet başlar.  						Harareti gidermek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Arpa, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 2 çorba kaşığı arpa  						konur. Kaynatılıp süzülür. Hararet bastıkça birer çay  						bardağı içilir.</p>
<table id="table106" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Havale</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vücut kaslarının  						ani ve şiddetli olarak kasılması sonucu ortaya çıkan  						duruma havale denir. Büyüklerde havale çoğunlukla sara  						nöbetleri sırasında görülür. Küçük çocuklarda görülen  						havale, sinir sisteminin değişik nedenler karşısında  						göstermiş olduğu bir tepkidir. Bu tepkiler de; kemik  						hastalıkları, yüksek ateş, boğmaca, devamlı hazımsızlık,  						bağırsak şeritleri veya diş çıkarmalardan  						kaynaklanabilir. Ayrıca bu duruma sinir sistemi veya  						beyinde meydana gelen bir hastalık da neden olabilir.<br />
 Havale geçiren çocuğun gözleri sabit bir noktaya  						çevrilir, çenesi de kenetlenir. Dudakları, yüz kasları,  						kol ve bacakları, önce şiddetli bir şekilde kasılır,  						sonra da çırpınmaya başlar. Ağzından da köpük gelir.  						Bütün bunlar bir iki dakika devam eder. Sonra bütün  						belirtiler kaybolup, uykuya dalar. Hastalığın bir  						nedenini bulmak için mutlaka bir doktora başvurmak  						gerekir. Bu arada çocuğu sessiz, loş bir odaya yatırmak,  						elbise ve çamaşırlarını gevşetmek faydalıdır.</p>
<table id="table107" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Hava Yutma</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  						aerofaji diye bilinen bu hastalık, genellikle asabi  						mizaçlı kimselerde görülür. Bunlar yemek sırasında  						farkına varmadan hava yutarlar. Hava yutma, mide ve  						bağırsak gazlarının oluşmasına yardımcı olur. Tedavi  						maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nane, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çay bardağı sıcak suya yarım  						kahve fincanı kuru nane konur. 5 dakika bekletilip  						süzülür. Yemekten sonra içilir.</p>
<table id="table108" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Hazımsızlık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sindirimin normal  						şekilde olmaması ve bağırsakların seyrek çalışmasına;  						halk arasında hazımsızlık, tıp dilinde ise dispepsi  						denir. Nedenleri çeşitlidir. Ağır yemekler, yemekleri  						gereği gibi çiğnememe, diş veya dişeti iltihapları, içki  						veya sigara içmek, çok miktarda çay veya kahve içmek,  						fazla miktarda şekerli veya unlu şeyler yemek,  						kansızlık, yorgunluk, sinir bozukluğu ve üzüntü  						hazımsızlığı doğuran nedenler arasında sayılabilir.  						Yemekten bir süre sonra; midede şişkinlik veya yanma  						hissi ortaya çıkar. Sık sık yemek ihtiyacı hissedilir.  						Kabızlıktan şikayet edilir. Bazı kimselerde halsizlik,  						uykusuzluk, unutkanlık veya çarpıntı görülür. Tedavinin  						ilk şartı; sıkıntı ve üzüntülerden sıyrılmaktır. Zararlı  						şeyler terkedilir. Et yemekleri de mümkün olduğu kadar  						azaltılır. Haddinden fazla yemek yenmez. Yemeklerden  						sonra soğuk su içilmez. Yemek aralarında acıkınca süt  						ile birkaç galete yenir. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden  						herhangi biri de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Karbonat, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 bardak suya 2 kahve kaşığı  						karbonat konup, eritilir. Yemekten sonra içilir.</p>
<table id="table109" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Hemofili</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kanın normal  						sürede pıhtılaşmaması şeklinde kendini gösteren,  						erkeklere has bir çeşit kan hastalığıdır. Halk arasında  						kanama hastalığı denir. Irsi bir hastalıktır. Doktor  						tedavisi gerekir. Bu hastalığa tutulanların; az su  						içmeleri ve limon, portakal, kiraz veya ahududu yemeleri  						tavsiye edilir. Ayrıca vücudun herhangi bir yerinde  						kanamaya neden olabilecek davranışlardan da kaçınmaları  						gerekir.</p>
<table id="table110" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Hıçkırık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Solunum kasları ve  						özellikle diyaframın uyarılması sonucu ortaya çıkar. Tıp  						dilinde singultus denir. Nedenleri çeşitlidir. Basit  						hıçkırıklar; çoğunlukla mide gazı, sıcak ve baharatlı  						yemekler, sinir bozukluğundan kaynaklanır. Ayrıca; bazı  						kalp, karaciğer, bağırsak ve pankreas hastalıkları,  						zatülcenp veya zatürreede de görülebilir. Basit  						hıçkırıklarda aşağıdaki reçeteler uygulanır. 3 saatten  						fazla süren hıçkırıklarda, doktora başvurmak gerekir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Karbonat, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 su bardağı suya 1 kahve kaşığı  						karbonat konur. Eritilip bir kerede içilir.</p>
<table id="table111" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Horlama</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Horlamanın  						nedenleri çeşitlidir. Derin bir uyku, sırt üstü yatmak  						horlamaya neden olabileceği gibi; burun polipleri,  						burnun çarpık olması, burun iltihabı, burunda ahtapot ve  						ağzı kapayamamak da neden olabilir. Yan yatarak uyumak,  						belin tam ortasına küçük bir lastik top koyarak yatmak  						horlamayı önler. Bu tedbirlerle geçmeyen horlamalarda,  						gerçek neden bulunup ona göre bir tedavinin uygulanması  						gerekir.</p>
<table id="table112" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Husye Torbası Şişliği</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Husye torbası  						(erbezi) şişkinliklerinde; nedenin ne olduğunu  						araştırmak gerekir. Bazı şişliklerde, husye torbasının  						görünüşü ışık geçirecek kadar şeffaflaşır. Bazıları da  						ağrılı olur. Husyelerde, şişlik ile birlikte ağrı da  						hissedilirse, iltihaplanma veya kanama ihtimali vardır.  						Aşağıdaki reçeteler kanama maksadı ile kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Papatya, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı :</strong> 4 bardak suya 1 avuç kuru papatya  						çiçeği konup, kaynatılır. Soğuduktan sonra husyeler  						yıkanır. Husyelerdeki ağrıyı keser.</p>
<table id="table113" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ileitis</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İnce bağırsağın  						iltihaplanmasıdır. Hastada, karın ağrısı ve ishal  						görülür. Buna Crohn hastalığı da denir. Tedavi maksadı  						ile aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Enginar, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya iki tane enginar  						konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3  						kere birer kahve fincanı içilir.</p>
<table id="table114" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk"> <strong>İdrarda Kan Görülmesi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İdrarda kan  						görülmesine tıp dilinde hematuri denir. İdrar renginin  						kanlı olması; yenilen şeylerdeki boyalardan olabileceği  						gibi, herhangi bir hastalığın işareti de olabilir. Bu  						nedenle bir doktora gitmekte fayda vardır. Aşağıdaki  						reçeteler tedavi amacıyla kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Dereotu, tuz.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir öğünde yenebilecek kadar bol  						suyla yıkanmış dere otuyla salata yapılır. Az tuz ilave  						edilerek yenir.</p>
<table id="table115" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>İdrar Torbası İltihabı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İdrar torbasının  						(mesanenin) bakteri ve virüsler tarafından  						iltihaplandırılması sonucu ortaya çıkan bu hastalığa,  						tıp dilinde sistit denir. Hastanın karın bölgesinin alt  						kısmında ve bacak aralarında ağrı vardır. Sık sık idrar  						yapmak ihtiyacı hisseder. İdrar yaptıktan sonra da  						mesanede veya penisin ucunda şiddetli ağrı hissedilir.  						Bazı durumlarda idrar yollarında yanma ve kanlı idrar da  						görülür. Ağrıları dindirmek için, karına sıcak su  						torbası konur. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Gliserin, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 su bardağı suya 1 kahve kaşığı  						gliserin konup, karıştırılır. Günde 3 kere birer kahve  						fincanı içilir.</p>
<table id="table116" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>İdraryolları İltihabı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İdrar torbası  						iltihabı; idrar yolları taşı, belsoğukluğu veya eklem  						hastalıklarının neden olduğu bir hastalıktır. Çok içki  						içenlerde görülür. İdrar yollarında acıma hissedilir.  						Tedaviye yardımcı olmak için bol miktarda su içilir,  						sıcak banyolar yapılır. Aşağıdaki reçeteler de  						kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Arpa, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 2 çay bardağı dolusu  						arpa konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.  						Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir.</p>
<table id="table117" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>İdrar Yollarında Yanma</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İdrar yollarında  						veya idrar yaparken yanma çeşitli nedenlerden  						kaynaklanır. Belsoğukluğu, ülser, mesane iltihabı,  						prostat iltihabı, mesane uru, yumurtalık iltihabı,  						apandisit düşünülebilir. Bu nedenle tedaviye geçmeden  						önce, hastalığı doğuran nedeni tespit etmek gerekir.  						Tedavi, hastalığı doğuran nedene göre yapılır. Ayrıca  						aşağıdaki reçetelerden de faydalanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nane, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 bardak sıcak suya 1 tutam nane  						konur. 10 dakika bekletildikten sonra süzülür. Tamamı  						bir kerede içilir.</p>
<table id="table118" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>İdrar Tutukluğu</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Mesane (idrar  						torbası) dolu olduğu halde idrar yapılamaz. Karnın alt  						bölgesi gerginleşmiştir. Bastırılınca ağrı hissedilir.  						Tıp dilinde akut retansiyon adı verilen bu durumun  						nedenleri çeşitlidir. Örneğin, böbreklerde taş, prostat  						büyümesi, idrar yollarının doğuştan kusurlu olması,  						fazla miktarda alkol içmek, mesane felci, belsoğukluğu,  						sinir hastalıkları veya üşütmek idrar tutukluğuna neden  						olabilir. İlk tedbir olarak hastanın karnına içinde  						sıcak su olan bir şişe konur. Sıcak su ile banyo  						yapılırken, idrar çıkarmaya çalışılır. Ayrıca aşağıdaki  						reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kişniş, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya iki çorba kaşığı  						kişniş konur. Kaynatıldıktan sonra süzlür. Günde iki  						kere birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table119" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>İdrar Tutamamak</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bazı kimseler,  						öksürme, aksırma, gülme, ağlama, hallerinde veya  						heyecanlandıkları zaman idrarlarını tutamayıp  						kaçırırlar. Bu durum bilhassa çok doğum yapmış  						kadınlarda sık görülür. Nedeni ön ve arka boşaltım  						kanallarındaki kasların zayıflamış olmasıdır. Ayrıca  						böbrek veya idrar yollrındaki taş veya tümör, omuriliğin  						hastalanması da idrar tutamamaya neden olabilir. Küçük  						çocuklarda ise, bağırsak solucanları idrar kaçırmaya  						neden olabilir. Aşağıdaki reçetelerden herhangi biri de  						uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Günlük, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Küçük bir parça günlük havanda  						iyice dövülür. Aç karnına yarım kahve kaşığı yenir.  						Üzerine 1 bardak su içilir.</p>
<table id="table120" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>İdrar Zorluğu</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hastanın günlerce  						idrara çıkmaması şeklinde kendini gösteren bu hastalığa;  						tıp dilinde Anüri adı verilir. Mesane (idrar torbası)  						boştur. Hastada uyuklama, baş ağrısı, adalelerinde  						oynama ve kusma görülebilir. Nedeni böbrek hastalıkları,  						mesane, veya rahim hastalıkları, yaralanma ve idrar  						yollarında taş bulunmasıdır. Tedavi için doktora  						başvurmak gerekir. Bu arada aşağıdaki reçeteler de  						kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Bal, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 bardak ılık suya 6 tane kuru  						incir konup, kaynatılır. Soğuduktan sonra suyu içilir,  						incirler de yenir.</p>
<table id="table121" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>İktidarsızlık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Erkeklik organının  						(penisin) yeteri kadar sertleşmemesi sonucu, cinsel  						ilişkide bulunamamaya; halk arasında iktidarsızlık, tıp  						dilinde ise empotans denir. Kendine güvenememek,  						yorgunluk, tiksinti, sinir bozukluğu, alkolizm, şeker  						hastalığı, doğum kontrolü için uygulanan metotlar veya  						aşırı şişmanlıktan kaynaklanır. Ilık banyolar, açık  						havada dolaşmak ve dinlenmek başvurulacak ilk  						çarelerdir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kuru üzüm,  						kavrulmuş fındık.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Sabahları aç karnına, 10 tane kuru  						üzümle 10 tane kavrulmuş fındık yenir.</p>
<table id="table122" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>İncinmek</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Herhangi bir  						eklemin, burkulması sonucu ortaya çıkan bir durumdur.  						Çoğunlukla ayak, el bileklerinde veya diz kapağında  						görülür. Eklem; incindiği zaman, kısa süren bir ağrı  						hissedilir. Sonra eklemin bulunduğu yerde şişme,  						zonklama, morarma görülür. Yapılacak ilk iş, incinen  						yeri sargı bezi ile sarmak ve üzerine soğuk su  						dökmektir. İncinen yerde kırık, çıkık yoksa aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Yumurta, tuz.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 adet çiğ yumurtanın sarısı, bir  						kaba dökülür. Üzerine, 1 tatlı kaşığı sofra tuzu konup,  						karıştırılır. Sonra temiz bir sargı bezine dökülüp, her  						tarafına yayılır. İncinen yere sıkı sıkı sarılır.</p>
<table id="table123" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>İshal</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İshal; normal  						katılıktaki dışkının sulu veya yumuşak; sümüklü, kanlı  						veya yağlı bir şekil alıp, sık sık tuvalete çıkmak  						ihtiyacını doğurmasıdır. Bazen de ağrı yapar. İshal ve  						kabızlığın birbiri ardınca sık sık görülmesi kesinlikle  						ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. İshale halk  						arasında amel ve sürgün; tıp dilinde ise diare denir.  						İshalin nedenleri arasında; yiyeceklerin bozuk olması,  						veya yiyecek çeşitlerinin değişikliği, üşütme, isteri,  						bağırsak hastalıkları, kolera, dizanteri, tifo, nefrit,  						kalp, karaciğer veya akciğer hastalıkları sayılabilir.  						Bu nedenle kısa sürede geçmeyen ishallerde mutlaka  						doktora başvurmak gerekir. Neden ne olursa olsun  						tedavinin ilk şartı sıkı bir perhizdir. Hastaya açık  						çay, maden suyu içirilir, yoğurt yedirilir. Sütlü ve  						yağlı yiyecekler verilmez, peynir yedirilmez. Bol  						limonlu pirinç çorbası ve patates püresi yedirilir. Her  						saat başı bir elmayı yemesi tavsiye edilir. Ayrıca  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Üzüm koruğu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 avuç üzüm koruğu sıkılıp suyu  						içilir.</p>
<table id="table124" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>İsilik</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Terledikten sonra  						derinin üzerinde görülen kızarıklılara halk arasında  						isilik denir. Tıp dilinde ise miliare denir. Tedavi  						maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Çörekotu, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 2 çorba kaşığı çörek  						otu konur. Kaynatılıp süzülür. İsilikler yıkanır.</p>
<table id="table125" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>İsteri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Psikonevrozlar  						grubuna giren bir çeşit hastalıktır. Tıp dilinde  						babinski hastalığı veya pithiatisme adı verilir.  						Hastalığın belirtileri; hastanın sosyal ve entellektüel  						seviyesine göre değişir. Hastanın gayesi, çevresinin  						ilgisini üzerine çekmektir. Bunun için aşağıdaki  						şikayetlerin biri veya birkaçı birden görülebilir.  						Hastada; ağrılar, baş dönmesi, bayılma, iştahsızlık,  						titreme, boğazında düğümlenme duygusu, kaslarda gerilme,  						geçici körlük, sağırlık, herhangi bir uzuvda uyuşma,  						hafıza kaybı görülür. Tedavinin temeli telkindir. Ayrıca  						aşağıdaki reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kediotu, bal, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 30 gram kediotu  						konur. Kaynatılıp süzülür. 1 çay bardağı kediotu suyuna,  						1 tatlı kaşığı süzme bal konulup, içilir.</p>
<table id="table126" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>İştahsızlık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Soğuk algınlığı,  						mide rahatsızlıkları, bağırsak hastalıkları, karaciğer  						hastalıkları, safra kesesi hastalıkları, böbrek veya  						kalp hastalıkları, kadınlarda aybaşı halleri, isteri,  						yorgunluk, can sıkıntısı, iştahsızlık gibi nedenlerden  						kaynaklanabilir. Tedaviye yemekleri belirli saatlerde  						yemeye alışmakla başlanabilir. Üzücü ve sıkıcı  						olaylardan uzak durmaya çalışılır. Nedeni bulmak için  						doktora başvurulur. Aşağıdaki reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Çörekotu, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 su bardağı sıcak suya, 1 kahve  						kaşığı çörek otu konur. 5 dakika bekletildikten sonra  						süzülür. Bir kerede içilir.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table id="table127" border="0" cellspacing="2" cellpadding="6">
<tbody>
<tr>
<td valign="top">
<table id="table128" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<table id="table129" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Jinjivit</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Dişetlerinin  						iltihaplanmasına; halk arasında dişeti iltihabı, tıp  						dilinde ise piyore veya paradontal hastalığı denir.  						Dişetleri çevresinde toplanan besinlerin orada  						mikroplanması sonucu ortaya çıkar. Dişetlerinin  						kenarları düz, parlak, kırmızı ve hafifçe şikin bir  						şekil alır. Fırça ile dokunulduğunda kanar. Tedavi için  						yapılacak ilk iş, diş temizliğine itina göstermektir.  						Ayrıca aşağıdaki reçeteler de kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Tuz, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 bardak suya 1 tatlı kaşığı sofra  						tuzu konur. Eriyinceye kadar karıştırılıp gargara  						yapılır.</p>
<table id="table130" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kabakulak</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Daha çok  						çocuklarda görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Hastanın  						ağzından çıkan tükürük damlacıklarıyla bulaşır. Tıp  						dilinde parotitis epidemica denilen bu hastalık;  						genellikle kulak altında bulunan tükürük bezlerinin  						iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Kuluçka devresi, 18  						gündür. Hastanın ateşi birdenbire yükselir, genel bir  						halsizlik görülür. Çok defa kulağın ön ve altında  						bulunan tükürük bezleri şişer ve acıma hissi duyulur.  						Yanak ve kulağın altı kabarır, kulak memesi de hafifçe  						yukarı doğru kalkar. Ağızda kuruluk, dilde pas vardır.  						İştah da azalmıştır. Bu durum birkaç gün devam ettikten  						sonra tükürük bezlerindeki şişlik yavaş yavaş kaybolmaya  						ve hasta iyileşmeye başlar. Hastalığın kendisi çok  						tehlikeli bir hastalık olmadığı halde; başka  						hastalıklara zemin hazırlar. Bu hastalıklar arasında;  						pankreas, gözyaşı keseleri, böbreküstü bezleri,  						erkeklerde husyeler, kadınlarda yumurtalıkların  						etkilenmesi önemli sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle en  						iyi şekilde tedavi edilmesi gerekir. Hastanın sağlıklı  						kimselerle konuşması, görüşmesi önlenir. Sulu yiyecekler  						verilir. Kabız olmaması sağlanır. Ayrıca aşağıdaki  						reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Hindyağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Her sabah aç karnına bir çorba  						kaşığı hindiyağı içilir. Bu hastanın kabız olmasını  						önler.</p>
<table id="table131" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kabızlık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tuvalete hiç  						çıkmama veya çok seyrek çıkmaya kabızlık, peklik ya da  						inkıbaz denir. Tıp dilinde ise konstipasyon adı verilir.  						Yeterince sulu şeyler yememe, sinir bozukluğu, bağırsak  						tıkanıklığı, sindirim sistemi bozuklukları, hormon  						dengesizliği, basur, fıtık boğulması, kabızlığı doğuran  						nedenler arasındadır. Ayrıca günlerinin büyük bir  						kısmını oturarak geçirmek zorunda olanlarla, hamilelerde  						ve yaşlılarda görülür. Öncelikle kabızlığa neden olan  						hastalığı tespit etmek gerekir. Esas nedeni tespit  						etmeden alınacak müsil ilaçları kötü sonuçlar  						doğurabilir. Kabız omayı önlemek için, sebze çorbaları  						ve yemekleri, mercimek, ıspanak, salata, balık ve çavdar  						ekmeği yemek çok faydalıdır. Ayrıca erik reçeli, bal,  						üzüm, kayısı veya elma yemek; bol su veya şerbet içmek  						de yararlıdır. Müzmin kabızlıktan şikayet edenlerin de;  						fazla et, yumurta, peynir, beyaz ekmek, muz gibi  						yiyecekleri azaltmaları, kahve çay ve sigarayı en az  						miktara indirmeleri, alkolü bırakmaları gerekir.  						Kabızlığı gideren ilaçların fazla miktarda ve uzun süre  						kullanılması kötü sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle  						ilaçları kullanırken tavsiye edilen miktarları aşmamak  						gerekir. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler de  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kuru erik, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>8 bardak suya, 250 gram kuru erik  						konur. Erikler pişinceye kadar kaynatılır. Günde 3 kere  						birer su bardağı içilir.</p>
<table id="table132" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kalp Hastalıkları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Düzensiz bir  						hayat, yorgunluk, sinir bozuluğu, şiddetli romatizma  						veya doğuştan meydana gelen kalp hastalıklarında; daha  						geniş bir ifadeyle bütün kalp hastalıklarında aşağıdaki  						maddelere dikkat etmek gerekir.<br />
 &#8211; Sinirlenmeyin.<br />
 &#8211; Sigarayı bırakın.<br />
 &#8211; Şişmanlamamaya ve kilonuzu muhafaza etmeye çalışın.<br />
 &#8211; Fazla yorucu işler yapmayın.<br />
 &#8211; Uyku ve dinlenmenizi ihmal etmeyin.<br />
 &#8211; Koşmayın, acele etmeyin.<br />
 &#8211; Her gün bir öncekinden daha iyi olduğunuza inanın.<br />
 &#8211; Kabız olmamaya dikkat edin.<br />
 &#8211; Çürük dişleriniz varsa, tedavi ettirin.<br />
 &#8211; Fazla miktarda yağlı sığır veya koyun eti, sütlü  						şeyler yemeyin. Konserve, pastırma, salam, peynir,  						turşu, balık ve çikolata gibi şeyleri mümkün olduğunca  						azaltın.<br />
 &#8211; Yemeklere tuz koymayın. Yemeklerinizi mısırözü,  						ayçiçeği veya haşhaşyağı ile hazırlayın<br />
 &#8211; Bol bol taze sebze ve meyve yiyin.<br />
 &#8211; Bol bol yoğurt yiyin.<br />
 Ayrıca aşağıdaki reçetelerden dilediğinizi kullanın.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Bal, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 su bardağı suya 3 kahve kaşığı  						süzme bal konur. Iyice karıştırıldıktan sonra içilir.  						Aynı işlem her yemekten sonra tekrarlanır.</p>
<table id="table133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kalp Ağrısı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kalp üzerinde  						hissedilen ağrıya tıp dilinde prekardiyal ağrı denir.  						Kalp ağrısı nefes darlığı ve şok ile görülürse;  						enfarktüs krizinden şüphe edilir. Bu gibi durumlarda  						hastayı fazla hareket ettirmemek, istirahat etmesini  						sağlamak ve doktora başvurmak gerekir. Kalbin ön  						kısmında devamlı olarak ağrı varsa; nedeni psikolojik  						olabilir. Bu çeşit kalp ağrılarını tedavi etmek  						maksadıyla aşağıdaki reçetelerden faydalınabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Anason, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 su bardağı sıcak suya yarım kahve  						kaşığı anason konur. 15 dakika bekletildikten sonra  						süzülüp içilir. Aynı işlem sabah akşam tekrarlanır.</p>
<table id="table134" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kalbin Hızlı Atması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kalbin; dakikada  						90&#8242;dan fazla atmasına, tıp dilinde taşikardi denir.  						Ancak bu sayı, yaş gruplarına göre değişir.<br />
 Normal Kalp Atışları :<br />
 0 &#8211; 1 yaşları arasında; dakikada 120-140<br />
 1 &#8211; 3 yaşları arasında; dakikada 90-120<br />
 3 &#8211; 7 yaşları arasında; dakikada 90- 100<br />
 7 &#8211; 20 yaşları arasında; dakikada 80 &#8211; 90<br />
 20 yaşından sonra; dakikada 60-80 arasında değişir.<br />
 Her yaş grubunda; normal atışın 1 fazlası; kalbin hızlı  						attığını gösterir. Kalbin atışları, göğüsten, köprücük  						kemiği üzerindeki nabızdan veya el bileğinin dış  						kısmında, kemikle kiriş arasındaki yerden sayılabilir.  						Taşikardi; her zaman kalp hastalığının belirtisi  						değildir. Çünkü koşmak, sindirilmesi güç şeyler yemek,  						heyecanlanmak, sigara, içki, çay, kahve içmek,  						zehirlenmek, bazı ilaçlar ve kadınların aybaşı halleri  						taşikardiye neden olabilir. Bu çeşit taşikardi, nedenin  						ortadan kalkmasıyla geçer. Ancak kalp hastalıkları,  						böbrek hastalıkları, ateşli hastalıklar ve zehirlenmeler  						de taşikardi yapar. Bu nedenle, doktora başvurmak  						gerekir. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler  						kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Pekmez, üzüm  						sirkesi.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çay bardağı pekmeze 1 çorba  						kaşığı üzüm sirkesi konup, içilir.</p>
<table id="table135" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kalp Romatizması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Romatizma, iyi  						tedavi edilmeyecek olursa; kalbin içindeki kapakçıklara  						yerleşir. Bu kapakçıklardan; en fazla mitral kapakçık  						etkilenir ve daralıp, sertleşir, büzülür. Daha çok  						kadınlarda görülen kalp romatizması sonucu ortaya çıkan  						hastalığa mitral darlığı veya mitral stenoz denir.  						Hastada nefes darlığı, kuru öksürük, sık sık soğuk alma,  						morarma, el ve ayaklarda üşüme ve yorgunluk görülür.  						Tedavinin ilk şartı üzülmemek, her gün bir öncekki  						günden daha iyi olduğuna inanmak ve doktorun  						tavsiyelerine uymaktır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de  						kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Çilek<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Yemek aralarında 100&#8242;er gram çilek  						yenir.</p>
<table id="table136" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kalp Yağlanması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Genellikle  						şişmanlarda ortaya çıkan bir durumdur. Tedavi için  						zayıflamak ve aşağıdaki reçeteleri kullanmak gerekir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Limonsuyu, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 kahve fincanı limon suyu ile 1  						kahve fincanı su karıştırılıp, aç karnına içilir. Aynı  						işlem sabah akşam tekrarlanır.</p>
<table id="table137" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kalp Yetmezliği</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kalbin sağ, sol  						veya her iki karıncığının; içindeki kanı, her vuruşunda  						muntazaman boşaltamaması şeklinde ortaya çıkar. Üç  						şekilde görülür.<br />
 Sol Kalp Yetmezliği : Hastada nefes darlığı ve kuru  						öksürük vardır. Geceleri daha zor nefes alır. Çarpıntı,  						baygınlık ve terleme görülebilir. Buna kalp astımı adı  						verilir. Nedeni; aort veya mitral kapaklarının  						hastalanması veya koroner rahatsızlığıdır.<br />
 Sağ Kalp Yetmezliği : Hastanın ayak ve ayak bilekleri  						şişer. Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur  						kalır. El, ayak ve yüzde morarmalar; hazımsızlık ve  						iştahsızlık görülür. Nedeni, mitral kapağı hastalığı,  						müzmin bronşit veya doğuştan olan kalp hastalığıdır.<br />
 Kaonjestij Kalp Hastalığı : Sağ ve sol kalp yetersizliği  						bir arada olduğu zaman görülür. Nedeni aort veya mitral  						kapaklarının hastalanması, müzmin bronşit veya akciğer  						hastalıkları, romatizma ve tiroid hastalıklarıdır.<br />
 Aşağıdaki tavsiyelere uymak gerekir:<br />
 &#8211; Sigara içmeyin<br />
 &#8211; Yemeklere fazla tuz koymayın.<br />
 &#8211; Uykularınızı ihmal etmeyin.<br />
 &#8211; İstirahat edin ama devamlı olarak yatmayın.<br />
 &#8211; Sinirlenmeyin, üzülmeyin, her şeyi kendinize dert  						etmeyin.<br />
 Ayrıca aşağıdaki reçetelerden dilediğinizi kullanın.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nane, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çay bardağı sıcak suya yarım  						kahve kaşığı nane konur. 10 dakika bekletildikten sonra  						süzülüp, içilir.</p>
<table id="table138" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kalp Yorgunluğu</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çeşitli nedenlerle  						yorulan kalbi dinlendirmek ve ortaya çıkan şikayetleri  						gidermek için aşağıdaki reçetelerden faydalanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kuşkonmaz.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 1 tutam kuşkonmaz  						konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3  						kere, birer çorba kaşığı içilir.</p>
<table id="table139" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kalınbağırsak İltihabı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Daha ziyade  						bağırsakları zayıf olanlarda görülen bir hastalıktır.  						Bazen iltihapla birlikte ülser de görülür. Buna tıp  						dilinde ülserli kolit denir. Hastalık aniden başlayıp,  						hiç beklenmedik bir anda kaybolabilir. Hastada aniden  						veya yavaş yavaş gelen ishal görülür. Dışkısı kanlıdır.  						Hasta, karın ağrılarından şikayet eder, ateşi de  						yüksektir. Doktora başvurmak şarttır. Bu arada istirahat  						etmek ve bol vitaminli gıdalar almak gerekir. Alkol,  						fazla miktarda meşrubat ve süt içilmez. Çekirdek gibi  						kabuklu şeyler yenmez. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de  						kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Enginar, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 1 tane enginar  						doğranır. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.  						Yemeklerden önce birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table140" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kan Çıbanı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kılların dibinde  						başlayıp süratle büyüyen bir iltihaptır. Özellikle sırt,  						ense ve yüzde meydana gelir. Nedeni stafilokok cinsi  						mikroptur. Tıp dilinde füronkül denir. Kan çıbanı küçük  						kırmızı ve sert bir şişliktir. Büyüdükçe ağrısı ve  						gerginliği artar. En sonunda baş verir. Bir süre sonra  						da orta kısmı yumuşar, sarılaşır ve içindeki cerahat  						boşalır. Kabuk döküldükten sonra da yerinde ufak bir iz  						kalır. Kan çıbanlarını, kesinlikle sıkmamak ve hatta  						dokunmamak gerekir. Çabuk olgunlaşması ve cerahatin  						boşalması için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Zeytin.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>10 tane siyah zeytin allınır.  						Çekirdekleri çıkarıldıktan sonra ezilip çıbanın üzerine  						konur. Bu işlem çıban boşalıncaya kadar devam eder.</p>
<table id="table141" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kan İşemek</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  						Hematüri adı verilen bu durum, önemli bir hastalığın  						işareti olabilir. Bu nedenle vakit kaybetmeden bir  						doktora başvurmak gerekir. İdrarda kan görülmesi;  						idraryolu iltihabı, prostat iltihabı, mesane taşı,  						böbrek kanaması, böbrekte taş veya kum, kan hastalıkları  						veya bir başka hastalığın belirtisi olabilir. Ayrıca  						bazı ilaçlar ve gıdalar da idrarda kan görülmesine neden  						olabilir. Örneğin çilek, domates, ıspanak veya ağrı  						kesici ilaçlar kan işemeye neden olabilir. Tedaviye  						yardımcı olmak amacıyla şeftali ve semizotu yenebilir.</p>
<table id="table142" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kan Tükürmek</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  						Hemoptizi denilen kan tükürmek, önemli bir hastalığın  						habercisidir. Akciğer kanseri, verem, bronşit, mitral  						darlığı veya zatürreeden şüphelenilir. Ancak dişeti  						kanaması gibi pek önemli olmayan bir durumda olabilir.  						Bu nedenle, hastanın sırtına bir yastık konup,  						oturtulur. Vakit kaybetmeden doktor çağrılır. Ayrıca  						tedaviye yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki reçeteler de  						kullanılabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nane, sirke, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir su bardağı kaynak suya 1 kahve  						kaşığı kuru nane konur. 10 dakika bekletildikten sonra  						süzülür. Suyuna bir kahve kaşığı saf sirke ilave edilip,  						içilir.</p>
<table id="table143" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kanda Kolestrol Yüksekliği</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kolestrol, kanda,  						sinirlerde, beyinde, karaciğerde, dalakta, böbrek üstü  						bezlerinde ve safrada bulunan, yağ yapısında, kristal  						gibi beyaz görünümde bir maddedir. Görevi dokulardaki su  						dengesini sağlamak, alyuvarları zehirlere karşı korumak,  						sinir dokularının dayanıklığını sağlamak ve deri  						altında, dışarıdan gelecek mikroplara karşı koruyuculuk  						yapmaktır. 100 gram kanda; 180-230 miligram kolestrol  						bulunur. Bu miktar normaldir. 230 miligram kolestrol  						miktarı, kanda kolestrolün yükselmiş olduğuna işarettir.  						Tedavi edilmezse; damarsertliği, beyin ve kalpteki ince  						damarların tıkanmasına neden olur. Meydana Gelişi :  						Böbrek üstü bezleri, husyeler, yumurtalıklar bünyenin  						ihtiyacı olan kolestrolü imal ederler. Ayrıca hayvansal  						yağlar, süt, yumurta ve bitkisel hormonlarla da  						kolestrol alınır. Kanda, kolestrolün yükseldiğini  						anlamak için bir seri test yapmak gerekir. Ayrıca,  						hastanın cildinde oluşan sarı lekeler, göz altlarında  						beliren siyah halkalar, göz akında görülen sarı  						lekecikler, genel yorgunluk, iştahsızlık, hazımsızlık,  						baş dönmesi, baş ağrısı, görme zayıflığı, ağız acılığı,  						nefes ve ter kokusu kolestrolün yükselmiş olduğuna  						işaret olabilir. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Mısır püskülü, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya, 1 tutam (20 gram)  						mısır püskülü konur. 30 dakika kaynatıldıktan sonra  						süzülür. Günde 3 kere, birer su bardağı içilir.</p>
<table id="table144" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kanser</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kanser; anormal  						vücut hücrelerinin başıboş kontrolsüz bir şekide  						üremeleri ile meydana gelen bir çeşit hastalıktır. Başka  						bir deyişle vücutta meydana gelen kötü tümörlere kanser  						denir. Kanser hücreleri, ya etraftaki dokuları istila  						ederek ya da ak veya kırmızı kan damarları ile vücudun  						diğer taraflarına yayılır. Buna metastaz (yavrulama)  						denir. Kanserin esas nedenini bilinmemekle beraber, hava  						kirliliği, ve sigaranın kansere zemin hazırlayıcı  						oldukları ileri sürülmektedir. Kanserden korkmayınız,  						geç kalmaktan korkunuz! Bu nedenle aşağıdaki  						belirtilerin biri görüldüğü zaman doktora başvurunuz.<br />
 &#8211; Makat veya rahimden gelen anormal kanama veya  						akıntılar.<br />
 &#8211; Göğüslerde veya vücudun herhangi bir yerinde görülen  						ve ele gelen şişlik veya sertlikler.<br />
 &#8211; İyileşmeyen yaralar.<br />
 &#8211; Ses kısıklığı veya belirli bir sebebi olmayan öksürük.<br />
 &#8211; Yutma güçlüğü ve hazım bozuklukları.<br />
 &#8211; Ben ve siğillerde görülen değişmeler.<br />
 Bu işaretlerin herhangi biri iki haftadan fazla devam  						ederse mutlaka doktora başvurmak gerekir. Kanserin  						görüldüğü yerler aşağıda gösterildiği şekilde tespit  						edilmiştir.<br />
 &#8211; Beyin ve omurilikte %1<br />
 &#8211; Ciltte %10<br />
 &#8211; Tenasül yollarında, erkeklerde %10, kadınlarda % 6<br />
 &#8211; Memelerde %14<br />
 &#8211; Sindirim sisteminde %25<br />
 &#8211; Solunum yollarında, erkeklerde %2, kadınlarda %3<br />
 &#8211; Karaciğer ve safra kesesinde %3<br />
 &#8211; Diğer organlarda %8<br />
 Bu bilgilerin ışığı altında, akciğer, deri, dil, dudak,  						gırtlak, mide, incebağırsak, kalınbağırsak, mesane,  						meme, ve prostat daha fazla görüldüğü söylenebilir.  						Kanser tedavisinde uygulanan makro biyotik gıda  						rejiminin çok etkili olduğu, bu rejimi uygulayan  						hastaların iyileştikleri ve sağlıklı kimselerin de  						kanser olmadıkları ileri sürülmektedir.<br />
 Makro-biyotik Gıda Rejimi:<br />
 Bir günlük gıdanın, %60&#8242;ı buğday, arpa, mısır, darı,  						esmer pirinç veya çavdar unundan yapılmış gıdalardan  						seçilir.<br />
 %23-25&#8242;i hayvan gübresiyle gübrelenmiş bahçelerden  						toplanmış taze ve olgun meyvelerden, patates, patlıcan,  						ıspanak, veya domatesten seçilir.<br />
 %5-10&#8242;u tahıl veya sebze çorbalarından seçilir.<br />
 %10-15&#8242;i deniz ürünleri arasından veya soya fasulyesi,  						taze fasulye, kırmızı pancar veya şalgamdan seçilir.<br />
 Haftada bir kere beyaz etli balık yenebilir. Ancak her  						hafta pişirme şeklini değiştirmek gerekir.<br />
 Haftada iki kere de fazla şekeri olmayan meyveler  						yenebilir. Çay içilebilir.<br />
 Aşağıdaki yiyecek ve içecekler de yasaktır.<br />
 Beyaz unla yapılmış ekmek, pasta gibi şeyler, beyaz  						pirinç, tavuk, peynir, yumurta, konserveler, dondurulmuş  						yiyecekler, şeker, üzüm, şekerli meyve suları,  						olgunlaşmış meyve ve sebzeler, kuru fasulye, ve kuru  						bezelye, mercimek, mantar, pekmez, bulama, çikolata,  						kakao, gazoz dahil bütün meşrubatlar, ve alkollü  						içecekler, turşu, sirke, hardal, sofra tuzu, bayat  						yiyecekler, sığır eti.<br />
 Yukarıda anlatılan gıda rejimi hiç aksatılmadan  						uygulanmalıdır. Tedavi ve korunma maksadıyla aşağıdaki  						reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Maydanoz.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 su bardağı suya 3 tutam maydanoz  						(veya 50 gram maydanoz tohumu) konur. 5 dakika  						kaynatıldıktan sonra 15 dakika bekletilip, süzülür.  						Yemeklerden önce birer su bardağı içilir.</p>
<table id="table145" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Kansızlık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde Anemi  						denilen kansızlık, kandaki kırmızı hücrelerin veya  						hemoglobin denilen kırmızı maddelerin ya da her ikisinin  						de azalmasıdır. En önemli nedeni yeteri kadar  						beslenememektir. Ayrıca, müzmin basur kanamaları, aybaşı  						kanamalarının haddinden fazla olması, doğuştan olan bazı  						hastalıklar, romatizma, lösemi ve kanserde de görülür.  						Kansızlığın tipik belirtileri şöyle özetlenebilir. Yüzde  						solgunluk, nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik, ve ayak  						bileklerinde şişkinlik görülür. Hastanın burnu sık sık  						kanar, dilinde acılık vardır. İştahsızlık ishal ve bazen  						de kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, istirahat, temiz  						hava ve kan yapıcı gıdalar yemektir. Ayrıca aşağıdaki  						reçeteler de uygulanır.<strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kekik, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 5 çorba kaşığı kekik  						konur. Kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer  						çorba kaşığı içilir.</p>
<table id="table146" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Karaciğer Hastalıkları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Karaciğer,  						diyaframın hemen altında, sağ tarafta, yaklaşık olarak 2  						kilogram ağırlığında koyu kırmızı renkte yumuşak bir  						organdır. Yaşamak için gerekli olan bir çok kimyasal  						olay burada meydana gelir.<br />
 Karaciğerin görevi :<br />
 &#8211; Günde yaklaşık olarak 4 su bardağı (1 litre) safra  						salgılar.<br />
 &#8211; Yağ, protein ve şeker metabolizmasını düzenler.<br />
 &#8211; Vücudun ısısını ayarlar.<br />
 &#8211; Vücudun ihtiyacı olan su ve vitaminleri yapar.<br />
 &#8211; Yağ, protein, şeker ve kan yapımı için gerekli olan  						maddeleri depolar. Kan miktarını ayarlar.<br />
 &#8211; Hormonların görevleri üzerinde etkili olur.<br />
 Karaciğer yukarıda belirtilen görevlerinden herhangi  						birini yapamaz hale gelecek olursa, çeşitli hastalıklar  						ortaya çıkar. Bunların en önemlileri, karaciğer  						yetersizliği, karaciğer iltihaplanması, karaciğer  						sirozu, safra kesesi iltihabı ve safra kesesi taşıdır.<br />
 Karaciğer Hastalıklarının Ortak Belirtileri :<br />
 Hasta, sağ böğründe ağrı hisseder. Bağırsaklarında fazla  						miktarda gaz vardır. Karnı şişer, anüsten çıkan gaz pis  						kokar. Cilt rengi ve bazen de göz akı sararır. Yüzünde  						ve ellerinde çil gibi lekeler görülür. Hazımsızlıktan  						şikayet eder. Sabahları dilinde pas ve ağzında acılık  						hisseder. Nefesi de kokar. Sabah saatlerinde ensede ağrı  						hisseder. Çarpıntı, iştahsızlık vardır. İdrarın rengi  						sabahları sarı ve koyu, daha sonraki saatlerde ise, duru  						ve açıktır. Sık sık idrara gider. Baldır kasları ağrır.  						El ve ayaklarında şişlik görülür. Geceleri uyumak  						istemez. Görme ve işitme duyguları da zayıflar. Tedavi  						maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Zeytinyağı,  						limonsuyu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çorba kaşığı saf zeytinyağına, 1  						çorba kaşığı yeni sıkılmış limon suyu karıştırılır.  						Sabahları aç karnına içilir.</p>
<table id="table147" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Karaciğer Şişmesi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Herhangi bir  						karaciğer hastalığı sırasında, karaciğer hücrelerinin  						şişip, safra yollarını tıkanması sonucu ortaya çıkan bir  						hastalıkktır. Tıp dilinde hepatit sarılık denir.  						Hastanın bütün dokuları, hatta gözlerinin akı bile  						sarıya boyanır. İdrarı esmerleşir. Deride kaşıntılar  						görülür. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Enginar, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 1 tane enginar  						doğranır. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde  						3 kere birer kahve fincanı içilir.</p>
<table id="table148" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Karaciğer Yetersizliği</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Karaciğerin  						görevini yeterince yapmaması sonucu görülen bir  						hastalıktır. Belirtileri bağırsaklarda gaz, karın  						şişliği, sağ böğürde ağrı, burun kızarması, solgun renk,  						yüz ve elde çil gibi lekeler, paslı dil, ağızda acılık,  						mide bulantısı, kabızlık, çarpıntı, el ve ayak şişleri,  						görme ve işitmede azalma görülür. İdrar rengi, sabahları  						koyu, gündüz ise açık ve durudur. İdrara çok çıkılır.  						Hastanın çukulata, baharatlı yiyecekler, turşu,  						kızartmalar, ve yağlı şeyler yememesi gerekir. Tedavi  						için aşağıdaki reçetelerden faydalanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Ayva<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 tane ayva külde pişirilip,  						yemeklerden önce yenir. Bunun yerine ayva marmelatı da  						yenebilir.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table id="table149" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Karın ağrısı</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Karın boşluğunda  		bulunan mide, bağırsaklar, karaciğer, safra kesesi, pankreas, dalak,  		böbrekler, idrar torbası ve kadınlarda yumurtalık veya rahimde görülen  		herhangi bir rahatsızlık, karnın çeşitli yerlerinde ağrılara yol açar.  		Bu nedenle karın ağrılarının nedenleri pek çoktur. Karın ağrıları,  		hastalığın yerine ve özelliğine göre ya aniden ya da yavaş yavaş başlar.  		Ağrı ile birlikte bulantı, kusma, ishal, ve ateş de görülebilir. Kısa  		sürede geçmeyen karın ağrılarında, mutlaka bir doktora başvurmak  		gerekir. Doktora danışmadan ilaç, müshil almak çok tehlikeli sonuçlar  		doğurabilir. Hazımsızlık ve yemeklerin neden olduğu karın ağrılarını  		gidermek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Tarçın, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 10 gram tarçın konur. Kaynatıldıktan  		sonra 1 çay bardağı içilir. Aynı işlem yemeklerden sonra tekrarlanır.</p>
<table id="table150" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kas Yırtılması</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kasılarak vücudun  		hareketlerini sağlamaya yarayan organlardan her birine ve bunların tersi  		olan dokularına, kas (adale) denir. Herhangi bir kaza sonucu, kas  		yırtılacak olursa; aşağıdaki reçeteler uygulanır ve doktora başvurulur.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kepek, sirke, sargı bezi, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 su bardağı kepek üzerine azar azar su ve sirke  		dökülüp, hamur yapılır. Sonra, orta ateşte ısıtılır. Soğumadan sargı  		bezine konup, kasın üzerine sarılır.</p>
<table id="table151" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kaşıntı</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vücudun herhangi  		bir yerinde hissedilen ve böcek dolaşıyormuş hissi, hafif yanma ve batma  		gibi rahatsızlıklarla ortaya çıkan kaşıntıya, tıp dilinde pruritus veya  		kaşeski denir. Kaşıntıyı doğuran nedenler çok çeşitlidir. Bunlar şöyle  		sıralanabilir:<br />
 &#8211; Sabun, çamaşır tozları ve bazı boyaların neden olduğu kaşıntılar.<br />
 &#8211; Yün veya naylon iyeceklerin neden olduğu kaşıntılar.<br />
 &#8211; Bazı kimyasal maddelerin neden olduğu kaşıntılar.<br />
 &#8211; İstiridye, yumurta, süt, çilek, soğan gibi bazı besinlerin neden  		olduğu kaşıntılar.<br />
 &#8211; Bazı ilaçların neden olduğu kaşıntılar.<br />
 &#8211; Şeker, karaciğer, böbrek hastalıkları veya löseminin neden olduğu  		kaşıntılar.<br />
 &#8211; Kurdeşen, egzama, su çiçeği, kızamık, kızıl, kızamıkçık veya deri  		iltihabının neden olduğu kaşıntılar.<br />
 &#8211; Mantarın neden olduğu kaşıntılar.<br />
 &#8211; Kıl kurdunun neden olduğu kaşıntılar.<br />
 &#8211; İshal veya kabızlığın neden olduğu kaşıntılar.<br />
 &#8211; Sinirlilik ve ruhi sıkıntıların neden olduğu kaşıntılar.<br />
 Tedavinin ilk şartı, kaşıntıyı doğuran sebebi bulmaktır. Bu arada mümkün  		olduğu kadar kaşımamaya gayret edilir. İç hastalıklar dışındaki  		etkenlerin neden olduğu kaşıntıların tedavisinde aşağıdaki reçeteler  		uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Erik, sirke.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Sirkeye batırılan erikler kaşınan yerlere sürülür.  		Günde 3 kere tekrarlanır.</p>
<table id="table152" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Katarakt</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Göz merceğinin  		bulutlanıp, görmenin bozulmasına halk arasında aksu, akbasma veya göze  		perde inmesi adı verilir. Çoğunlukla 50 yaşından sonra görülür. Nedeni  		göz yaralanması, şeker hastalığı, gözün uzun süre ışığa maruz kalması,  		damar sertliği veya beze hastalığıdır. Bazen doğuştan da olabilir. En  		çok rastlananı yaşlılığın neden olduğu katarakttır. Tedavi amacıyla  		aşağıdaki reçetelerden faydalanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Şap, bal.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çorba kaşığı süzme bala, 1 kahve kaşığı dövülmüş  		şap konur. İyice karıştırıldıktan sonra göze sürülür. Bu işlem hergün  		tekrarlanır.</p>
<table id="table153" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kekemelik</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Daha ziyade  		erkeklerde görülen bir çeşit konuşma bozukluğudur. Nedeni, ya sinir  		gerginliği ya da gırtlak çevresindeki kasların ahenkli bir şekilde  		çalışmamasıdır. Üzülecek bir durum yoktur. Konuşma bozukluklarını tedavi  		eden bir uzmanla görüştükten sonra tavsiyelere sabırla uymak ve sonucu  		beklemek gerekir. Ayrıca aşağıdaki reçete de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kekik, hardal, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 1 tatlı kaşığı kekik ve 1 tatlı  		kaşığı hardal tohumu konur. Kaynatıldıktan sonra süzülüp, gargara  		yapılır. Bu işlem hergün tekrarlanır.</p>
<table id="table154" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kellik</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify">Saçlı deride,  		deriden 2-3 santimetre kadar yüksekte kabuklar şeklinde ortaya çıkan ve  		bir çeşit mantarın neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın  		ortaya çıktığı yerdeki saçlar ya tamamen dökülmüş ya da bir iki kıl  		kalmıştır. Tedavinin ilk şartı, temizliğe çok dikkat etmektir. Ayrıca  		aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sarımsak, bal.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>10 diş sarımsak kabukları soyulmadan dövülür.  		Üzerine 1 tatlı kaşığı süzme bal ilave edilir. İyice karıştırıldıktan  		sonra, hasta olan yerlere sürülür.</p>
<table id="table155" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kemik İltihabı</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kemiğin ve iliğin  		iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Tıp dilinde osteomyelit denir.  		Nedeni, cerahat yapan mikropların kana karışması veya derideki herhangi  		bir yaradan dağılan mikroplardır. Hastalanan kemik, dokunulmayacak kadar  		hassastır. Hastada, terleme ve titreme görülür. Ağrılar aniden başlar.  		Vakit geçirmeden tedavi ettirmek gerekir. Tedavi maksadıyla aşağıdaki  		reçete uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kuru üzüm, kitre, zeytinyağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Geniş bir kaba 1 avuç kuru üzüm ve 2 çorba kaşığı  		kitre konur. Ezilerek karıştırılır. Üzerine 1 çay bardağı zeytinyağı  		ilave edilir. Tekrar karıştırılır. Sonra temiz bir gaz bezine  		doldurulup, yaranın üzerine kapanır. Bu işleme iltihap boşalıncaya kadar  		devam edilir.</p>
<table id="table156" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kemik Veremi</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Uzun kemiklerin  		son kısmındaki, kemik yapıcı kıkırdakların verem olmasına, kemik veremi  		denir. Kalça, diz kapağı oynakları ve bazen de omurlarda görülür. Nedeni  		veremin ikinci devresinde, verem basillerinin kan damarları aracılığıyla  		bütün vücuda yayılmış olmasıdır. Hastada baş ve eklem ağrıları görülür.  		Kemiklerinde yaralar ve delikler açılır. Ateşi de, inip çıkar. Vakit  		geçirmeden tedavi edilmesi gerekir. Doktorun tavsiyelerine uyulur,  		verdiği ilaçlar kullanılır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Karabaşotu, pekmez, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 2 tutam karabaşotu konur. 15 dakika  		kaynatıldıktan sonra süzülür. Suyuna 1 su bardağı pekmez konur. Iyice  		karıştırılır. Günde 3 kere birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table157" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kemik  				Yumuşaması</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kemiklerin zamanla  		yumuşayıp, kırılabilir hale gelmesiyle ortaya çıkan bu hastalığa tıp  		dilinde osteomalasi denir. Nedeni, kalsiyum veya D vitamini  		eksikliğidir. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Turp yaprağı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 1 avuç turp yaprağı konur. 5 dakika  		kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer kahve fincanı içilir.</p>
<table id="table158" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kırıklar</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çarpma, vurma,  		düşme veya bunlara benzer bir kaza sonucu meydana gelen kırıklar, kapalı  		ve açık kırıklar olmak üzere ikiye ayrılır. Kemikler ya bir yerinden  		basit bir şekilde ya da birkaç yerinden kırılıp, parçalanırlar. Kemik  		kırılan yerde, şiddetli ve şişkinlik meydana gelir. Kırılan yer, elle  		yoklandığı zaman birtakım tıkırtılar duyulur. Bazen de, kırılan  		kemikler, kasları, etleri ve deriyi delerek dışarı fırlayabilir. Kemik  		kırıklarında yapılacak ilk iş, kemik uçlarını karşı karşıya getirerek,  		kıpırdamayacak şekilde sıkıca sarmaktır. Tedavi amacıyla aşağıdaki  		reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sarımsak.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 baş kuru sarımsak iyice dövüldükten sonra temiz  		bir tülbentin içine doldurulup, kırığın üzerine sarılır. Bu işlem hergün  		tekrarlanır.</p>
<table id="table159" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kısırlık</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Erkek veya kadının  		döl vermemesi haline, halk arasında kısırlık, tıp dilinde ise sterilite  		denir. Nedenlerini, erkek ve kadında ayrı ayrı incelemek gerekir.<br />
 &#8211; Erkeklerde Kısırlık : Normal cinsel ilişkide bulunmayan veya menisi  		olmayan erkeklere kısır denir. Psikolojik etkenler, iktidarsızlık, erkek  		uzvunda görülen şekil bozukluğu, gereği gibi tedavi edilmemiş  		belsoğukluğu, yumurtaların yerlerine inmemiş olması, kabakulak hastalığı  		sırasında husyelerin iltihaplanmış olması kısırlığı doğuran en başta  		gelen nedenlerdendir.<br />
 &#8211; Kadınlarda Kısırlık : Cinsi münasebetlerin, hamile kalma ihtimalinin  		çok az olduğu zamanlarda yapılması, fallop borularının tıkalı olması,  		döl yatağında görülen hastalıklar, hormon salgılarının yetersiz olması,  		rahim veya dış üretim organlarında görülen şekil bozuklukları, şeker  		hastalığı veya tiroid bozuklukları, beden yorgunluğu, sinir bozukluğu en  		başta gelen nedenlerdendir.<br />
 Çocuk sahibi olmayan eşlerin, tepeden tırnağa kadar muayene olup, gerçek  		nedenleri, tespit ettirmeleri gerekir. Bundan sonra, kısırlığı doğuran  		hastalıkların tedavisinde uygulanan reçetelerle birlikte aşağıdaki  		reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Isırganotu, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 3 tutam ısırganotu konur. 10 dakika  		kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table160" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kızamık</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Daha ziyade 3-10  		yaşları arasında görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp dilinde morbilli  		denilen bu hastalığın nedeni, bir çeşit virüstür. Kızamıklı hastanın  		tükürük damlacıkları aracılığı ile sağlamlara da bulaşır. Bu nedenle,  		kızamık lekeleri kaybolduktan sonraki 10 gün içinde de hastayı, sağlıklı  		kimselerle görüştürmemek gerekir. Hastalık mikrop alındıktan sonra 10  		gün içinde orataya çıkar. Hastanın gözleri kızarır, burnu akar,  		hapşırır, öksürür. Ateş yükselir. Baş ağrılarından şikayet eder.  		Kuvvetli ışıktan rahatsız olur. Bu belirtilerden aşağı yukarı 4 gün  		sonra küçük kırmızı ufak lekeler görülmeye başlar. Bunlar grup  		halindedir. Bu dönemde dudaklarda kuruluk ve dilde paslanma dikkati  		çeker. Bir süre sonra da kızamık lekeleri yüzün her tarafına, boyuna,  		göğse, kollara, karına, ve bacaklara yayılır. Bu dönem 3-4 gün devam  		eder. Sonra ateş yavaş yavaş ya da birdenbire düşerek belirtiler  		kaybolur. Hastanın odası güneş görmeli ve çok temiz olmalıdır. Oda ısısı  		18-20 derece arasında tutulmalı, günde en az iki kere havalandırılmalı  		ve hastanın üşütmemesi için azami dikkat gösterilmelidir. Ayrıca,  		hastanın ağız, burun ve beden temizliğine özen gösterilmelidir. Bunlara  		dikkat edilmediği takdirde hastalık, zatürree, bronkopnömoni, zatülcenp,  		ortakulak iltihabı veya ensafalit gibi tehlikeli hastalıklara neden  		olabilir. Kızamık geçirenler, bağışıklık kazanıp bir daha kızamık  		olmazlar. Ayrıca çocuklara 2 yaşında yaptırılacak kızamık aşısı da  		bağışıklık sağlar. Hastalığın kolayca geçmesi ve bir başka hastalığa  		neden olmaması için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Dut.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Döküntüler başlamadan önce 250 gram dut yedirmek,  		döküntülerin çabuk çıkmasına yardımcı olur. Aynı uygulama karadut şurubu  		ile de yapılabilir.</p>
<table id="table161" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kızamıkçık</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Deri döküntüleri,  		hafif ateş ve hafif nezle ile ortaya çıkan Alman kızamığı da denilen  		bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp dilinde, rubella denir. Daha ziyade  		çocuklarda görülür. Ancak, hamile kadınların da, gebeliğin ilk üç ayı  		içinde kızamıkçık olma ihtimali vardır. Bu durumda, ana rahmindeki cenin  		de etkilenir. Hastalık, havadaki zerreciklerle bulaşır. Kuluçka devresi,  		çoğunlukla 17 gündür. Hastanın vücudunda pembe, düz lekeler görülür.  		Bazen boynun arka tarafındaki bezler de şişer. Tedavi için kullanılacak  		özel bir ilaç yoktur. Hastalık genellikle 4 gün içinde geçer. Bu süre  		içinde hastanın odasını ayırmak ve sağlam kimselerle görüştürmek  		gerekir. Kesin istirahat da şarttır. Hastada görülen nezle ve ağrıları  		tedavi etmek amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Şeker.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Ateşin üzerine 1 çorba kaşığı toz şeker konur.  		Yanarken çıkan duman teneffüs edilir.</p>
<table id="table162" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kızıl</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kendine has bir  		deri döküntüsü ve boğaz ağrısı ile ortaya çıkan bulaşıcı bir  		hastalıktır. Tıp dilinde scarlatina denir. Nedeni, bademciklere yerleşen  		bir çeşit mikroptur. Hastalık aniden ortaya çıkan baş ağrısı, titreme,  		boğaz yanması, bulantı, ve havale ile başlar. Ateş yükselir. Nabız  		hızlanır ve bademcikler de şişer. Bu belirtilerin ortaya çıkmasından çok  		kısa bir süre sonra, ağız çevresi hariç vücudun diğer yerlerinde kırmızı  		lekeler belirir. Dilin üstü de beyaz bir tabakayla kaplanır. Bu tabaka 3  		gün sonra kalkar ve dil ağaç çileği görünümünü alır. Hastalık en fazla 6  		hafta içinde geçer. Bulaşmayı önlemek amacıyla, hastanın odası ayrılır.  		Başkaları ile görüşmesi engellenir. Odası sık sık havalandırılır. Sulu  		ve sindirilmesi kolay yiyecekler verilir. İyi tedavi edilmezse böbrek  		iltihabına neden olabilir. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler ugulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Adaçayı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 2 tutam adaçayı konur. 10 dakika  		kaynatıldıktan sonra süzülür. Ilıdıktan sonra gargara yapılır.</p>
<table id="table163" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kloroz</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bir çeşit  		kansızlıktır. Kanda hemoglobin miktarının azalması, bu duruma neden  		olur. Çarpıntı, halsizlik, nefes darlığı, yüzde solgunluk ve ayak  		bileklerinde şişme görülür. Belirtiler kayboluncaya kadar aşağıdaki  		reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Ispanak, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya yarım kilogram yıkanmış ve  		temizlenmiş ıspanak konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde  		3 kere birer kahve fincanı içilir.</p>
<table id="table164" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kolera</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kolera vibriyonu  		denilen mikropların meydana getirdiği en tehlikeli bulaşıcı  		hastalıklardan biridir. Daha ziyade, su, kanalizasyon ve tuvalet durumu  		elverişli olmayan çevrelerde görülür.<br />
 Kolera mikrobu içme sularına karışan sularla yayılıp, salgın haline  		gelir. Ayrıca hastaların dışkısı, kusmuğu ile bulaşır. Kolera mikrobu  		bulaşmış yiyecek maddeleri de hastalığın yayılmasına neden olur.<br />
 Korunmak için, meyve ve sebze bahçeleri hiç bir zaman lağım suları ile  		sulanmamalıdır. Lağım sularının, içme sularına karışması  		engellenmelidir. Yiyecek ve içecekler sinek, böcek ve fare giremeyecek  		yerlerde saklanmalıdır. Yemeklerden önce ve tuvaletten çıktıktan sonra  		eller mutlaka sabunlu suyla yıkanmalıdır.</p>
<table id="table165" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kör Çıban</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Özellikle sırt,  		ense veya yüzde meydana gelip, kıl diplerinin iltihaplanmasıyla beliren  		bir çeşit çıbandır. Küçük, kırmızı ve sert bir şişliktir. Büyüdükçe,  		ağrı artar, fakat çoğu zaman baş verme görülmez. Kör çıbanları  		kesinlikle sıkmamak ve kurcalamamak gerekir. Tedavi amacıyla aşağıdaki  		reçetelerden biri uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Keten tohumu, vazelin.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 kahve fincanı vazeline, 3 çorba kaşığı dövülmüş  		keten tohumu konur. İyice karıştırıldıktan sonra çıbanın üzerine konur.</p>
<table id="table166" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kramp</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaslarda, şiddetli  		bir ağrı ile beraber istek dışı meydana gelen kasılmalara kramp denir.  		Çoğunlukla yorgunluk, fazla terleme ve ishalden sonra görülür. Atardamar  		hastalıkarından kaynaklanan kramplarda mutlaka bir doktora başvurmak  		gerekir. Diğerlerinde aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sirke, bal, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir kaba 1 fincan sirke, 1 fincan sıcak su ve 1  		fincan süzme bal konur. İyice karıştırılır. Gün aşırı sıcak sıcak  		içilir.</p>
<table id="table167" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kuduz</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kuduz hayvanın  		ısırması ve salyasının insan vücudundaki herhangi bir sıyrıktan girip,  		kana karışması sonucu ortaya çıkan bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır.  		Tıp dilinde Rabies veya Hydrophobia denir. Kuduz virüsü, vücuda  		girdikten sonra sinir sistemine yerleşerek, beyne kadar gelir ve orada  		iltihap yapar. Bu iltihaplanma, ısırıldıktan sonra geçen 7 ila 60 gün  		arasında meydana gelir. Bu nedenle kuduz aşısının bu süre içinde  		yapılması gerekir. Kuduz belirtileri ortaya çıktıktan sonra yapılacak  		kuduz aşısı ile kuduz serumunun kıymeti yoktur. Kuduz hastalığının  		başlangıcında, yorgunluk, durgunluk, sinir bozukluğu, baş ağrısı ve  		kalpte sıkışma görülür. Hasta yerinde duramayacak kadar sıkıntılıdır.  		Bir süre sonra boğaz ve solunum yollarındaki kramplar başlar. Bu dönemde  		sudan da korkmaya başlar. Kuduz şüphesi olan bir hayvan ısırdıktan sonra  		ısırılan yerden bol kan akıtılır. Sonra oksijenli suyla yıkanıp,  		tentürdiyot sürülür. Bu işlem sık sık tekrarlanır.</p>
<table id="table168" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kulak Ağrısı</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kulak ağrısı başka  		bir hastalığın belirtisidir. Kulak borusu zarı iltihabı, kulak nezlesi,  		ortakulak iltihabı, kulak yolundaki çıban, boyun bezeleri, yüz  		nevraljisi, bademcik iltihabı veya çene mafsalındaki hastalık, kulak  		ağrısına neden olabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir. Tedavi  		amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sarımsak, zeytinyağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 diş sarımsak külde pişirildikten sonra ufalanır.  		Üzerine 1 kahve kaşığı zeytinyağı ilave edilip, karıştırıldıktan sonra  		kulak deliğine sokulur.</p>
<table id="table169" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kulak Akıntısı</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Dış veya ortakulak  		iltihabından kaynaklanır. Akıntı azsa, dışkulak iltihabı, koyu sarıysa  		ortakulak iltihabı düşünülür. Mastoid iltihabının neden olduğu akıntı  		ise, krem kıvamında olup, çoktur. Kulaktan kanlı akıntı gelmesi, kulak  		zarının delinmiş olması veya kafatası kırığından kaynaklanabilir.  		Doktora başvurmak gerekir. İltihabın neden olduğu kulak akıntılarının  		tedavisinde aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sirke.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Kulağa günde 2 kere birer damla saf sirke  		damlatılır.</p>
<table id="table170" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kulak  				Çınlaması</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kulak çınlaması,  		kulak uğultusu veya kulak vızıltısına, tıp dilinde tinnitus denir. Çok  		çeşitli nedenleri vardır. Bunlar arasında, kulak kiri, içkulak iltihabı,  		ortakulak iltihabı, menier hastalığı, ateşli hastalıklar, yorgunluk,  		zafiyet, bazı ilaçlar, yüksek veya düşük tansiyon sayılabilir. Bu  		nedenle doktora başvurmak gerekir. Basit kulak çınlamalarında aşağıdaki  		reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sirke.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 su bardağı sirke kaynatılır. Çıkan buhar kağıttan  		bir huni yardımıyla kulağa verilir.</p>
<table id="table171" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kulak İltihabı</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ortakulakta veya  		kulak arkası kemikte görülür. Vakit geçirilmeden doktora başvurmak  		gerekir.<br />
 &#8211; Ortakulak İltihabı : Bademcik veya gırtlakta meydana gelen iltihaplar  		grip, kızamık, kuşpalazı, kızıl gibi hastalıklar ortakulağın  		iltihaplanmasına neden olabilir. Hastada, yüksek ateş ve kulak ağrısı  		görülür. Kulağa sıcak pansumanlar yapmak, ağrıları dindirir.<br />
 &#8211; Kulak Arkasındaki Kemiğin İltihabı : Nedeni, genellikle ortakulaktaki  		iltihabın, kulak arkasındaki kemiğe doğru yayılmış olmasıdır. Hastada  		ateş, kulak ağrısı, koyu kulak akıntısı, halsizlik görülür. İşitme  		azalır. Çaresi ameliyattır.</p>
<table id="table172" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kulak Kiri</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Dışkulak  		borusundaki ufacık bezler; kulak kiri adı verilen hafif sarımtırak yağlı  		bir madde salgılarlar. Bu salgı fazla olduğu zaman, dışarıya atılamayıp  		kulak içinde kuruyacak olursa, bir tıkaç meydana getirir ve kulak zarını  		etkileyerek rahatsızlık verir. Dışkulak borusu, kulak kiri ile tamamen  		kapanacak olursa, uğultu, çınlama gibi arızalara neden olur. Tamamen  		tıkanmış boru, ancak doktor tarafından açılabilir. Ayrıca aşağıdaki  		reçeteler de kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Zeytinyağı, havlu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 çorba kaşığı zeytinyağı ısıtılır. Ilıdıktan sonra  		kulak borusuna 3 damla konup ılık bir havluyla kapatılır.</p>
<table id="table173" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kulağa Su  				Kaçması</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kulağa kaçan suyu  		çıkarmak için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Tatlı bademyağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Kulağa 3 damla tatlı bademyağı konur.</p>
<table id="table174" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kulunç Ağrısı</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Şiddetli ağrılara  		ve özellikle kalınbağırsak kaslarının kasılması sonucu meydana gelen ve  		omuz başlarında hissedilen ağrılara, halk arasında kulunç denir. Bu  		çeşit ağrıların bazıları sabit, bazıları da gezici ağrı şeklindedir.  		Kalınbağırsağın kasılmasından kaynaklanan bu çeşit ağrılara, tıp dilinde  		kolik denir. Kulunç ağrılarını dindirmek için aşağıdaki reçeteler  		uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Gelincik yaprağı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 su bardağı kaynak suya 4 tane gelincik yaprağı  		konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülüp içilir.</p>
<table id="table175" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kum Sancıları</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify">Böbrek kumlarını  		dökmek ve onların neden olduğu sancıları gidermek için, perhiz yapmak ve  		bol bol su içmek çok faydalıdır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de  		uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Pırasa, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>6 bardak suya 1 tane pırasa doğranır. Haşlandıktan  		sonra süzülür. Günde 1 su bardağı içilir.</p>
<table id="table176" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kurdeşen</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  		Ürtiker denilen kurdeşen, bir çeşit alerjidir. Ciltte aniden başlayan ve  		birkaç saat süren dayanılmaz kaşıntılarla kendini gösterir. Ciltte  		görülen küçük, kırmızı kabarcıklar, bir süre sonra şişebilir. Bu  		belirtiler, bazen çok kısa zamanda geçer, bazen de uzun süre devam eder.  		Nedeni, böcek veya arı sokması, bozuk yiyecekler, bazı yiyecekler, bazı  		ilaçlar veya aşırı derecede heyecanlamadır. Tedaviye geçmeden önce  		hastalığı doğuran nedeni bulmak gerekir, ayrıca aşağıdaki reçeteler de  		uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Ayıkulağı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 1 avuç ayıkulağı konur. 10 dakika  		kaynatıldıktan sonra süzülüp, kaşınan yere sürülür.</p>
<table id="table177" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kusmak</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Midenin  		içindekilerini, elde olmayarak ağız yolu ile dışarı atmaya kusmak,  		kusulan şeye de kusmuk denir. Kusmanın bir çok nedeni vardır. Örneğin,  		zehirli, bozulmuş yiyecekler, içki, gastrit ve ülser gibi mide  		hastalıkları, bazı besinlere karşı hassasiyet, bazı ilaçlar, kanser,  		mide kanaması, mide fıtığı, sinirlenme, migren, araç tutması,  		zehirlenme, kansızlık, sarılık, tiroid hastalıkları, hamilelik ve  		çocuklarda kabakulak, bademcik veya bağırsak hastalıkları sırasında  		kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, kusmanın nedenini belirlemektir.  		Tedavi nedene göre yapılır. Hasta kustuktan sonra, sırt üstü yatırılır.  		Birşey yedirilmez. Bir bardak buzlu su, yudum yudum içirilir. Ayrıca  		tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Ihlamur, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak kaynak suya 1 çorba kaşığı ıhlamur konur.  		10 dakika bekletildikten sonra 1 su bardağı içilir.</p>
<table id="table178" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Kuşpalazı</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Difteri de denilen  		bu hastalığa tutulanlarda yutkunma zorluğu, ses kısıklığı, nefes  		darlığı, kuru öksürük, yüzde morarma, bademcikler üzerinde kurşuni beyaz  		renkte bir zar, boğaz ağrısı, boyun bezlerinde şişlik, iştahsızlık, kol  		ve bacaklarda ağrılar görülür. Ateş 38-40 derece arasındadır. Nabız  		süratlidir. Hastalık başlangıcında teşhis edilip, hastanın nefesi  		tamamen kesilmeden müdahale edilmezse, ölümle sonuçlanır. Bulaşıcı bir  		hastalıktır. Hastanın bulunduğu yerdeki havaya yayılan mikroplarla  		bulaşır. Korunmak için en iyi çare difteri aşısı yaptırmaktır. Vakit  		kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.</p>
<table id="table179" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;">Küçük Dil  				Şişkinliği</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Damak eteğinin  		ortasından sarkan uzantıya küçük dil denir. Burada meydana gelen  		şişkinliğin tedavisi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kına, zeytinyağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 kahve fincanı saf zeytinyağına 3 kahve fincanı  		kına konur. Iyice karıştırıldıktan sonra 1 tatlı kaşığı kadar alınıp,  		küçük dilin etrafına sürülür.</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table id="table180" border="0" cellspacing="2" cellpadding="6">
<tbody>
<tr>
<td width="83%" valign="top">
<table id="table181" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<table id="table182" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Lohusa Humması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify">Bazı loğusalarda  						görülen ciddi bir hastalıktır. Halk arasında albastı  						denir. Nedeni, üreme organı yollarında iltihaplanma,  						doğum esnasında temizliğe yeteri kadar önem verilmemesi  						veya idrar yollarının iltihaplanması olabilir. Doğumdan  						3 veya 7 gün sonra ateş yükselir. Karnın alt bölümünde  						yumuşaklık hissedilir. Akıntı fazlalaşır ve loğusa genel  						bitkinlikten şikayet eder. Doktora başvurmak gerekir.  						Ayrıca aşağıdaki reçete de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Civanperçemi, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 2 tutam  						civanperçemi konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra  						süzülür. Günde 3 kere, yarım kahve fincanı içilir.</p>
<table id="table183" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Lösemi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Halk arasında kan  						kanseri denilir. Kandaki alyuvarların aşırı derecede  						çoğalması sonucu meydana gelir. Aşağıdaki reçeteler  						koruyucu ve tedavi edici olarak kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Mineçiçeği, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 3 tutam mine çiçeği  						konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra temiz bir şişeye  						süzülür. Yemeklerden önce birer çorba kaşığı içilir.</p>
<table id="table184" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Lumbago</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sırtın aşağı  						kısmında hissedilen çok şiddetli ağrıya lumbago denir.  						Belirtileri çeşitlidir. Mesela, hasta otururken, bir  						yerden kalkarken, eğilerek bir iş yaparken sırt  						bölgesinde şiddetli ağrılar hisseder. Ağrı belirtili bir  						noktadan başlayıp, kasıklara ve kalçaya doğru yayılır.  						Hastalığın belirli bir nedeni olmamakla beraber,  						bağların ve kasların fazla gerilmesi, disk kayması veya  						bel kemiği ile kalça kemiği arasındaki eklemlerin fazla  						zorlanması nedenler arasında sayılabilir. Tedavinin ilk  						şartı istirahat etmektir. Ayrıca sırta sıcak su torbası  						koymak ve masaj yapmak da çok faydalıdır. Aşağıdaki  						reçeteler de kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Zeytinyağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çay bardağı zeytinyağı, hafif  						ateşte ısıtılır. Ilıdıktan sonra sırt bölgesine masaj  						yapılır. Aynı işlem, her gün tekrarlanır.</p>
<table id="table185" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mafsal Ağrıları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Eklemlerde  						hissedilen ve çoğunlukla soğuk algınlığından sonra  						görülen ağrıları dindirmek için aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Acıhıyar.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 tane acıhıyar ezilir. Çıkan suyu  						ile ağrıyan yerler ovulur.</p>
<table id="table186" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mantar Zehirlenmesi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Mantar yedikten  						bir süre sonra; şiddetli karın ağrısı, bulantı veya  						kusma, şiddetli derecede susama, vücutta soğuma ve  						morarma veya ishal görülürse, mantar zehirlenmesinden  						şüphe edilir. Bu durumda yapılacak ilk iş; hastayı  						kusturmaktır. Sonra gerekiyorsa, sunni solunum  						yaptırılır. Ağır vakalarda, hastayı mutlaka hastaneye  						götürmek gerekir. Aksi halde 48 ile 72 saat arasında  						ölümle sonuçlanabilir. Hafif vakalarda aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sarımsak, limon  						suyu, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>2 diş sarımsak dövülür. Üzerine 1  						su bardağı limon suyu ve 1 su bardağı su konur.  						Karıştırıldıktan sonra içilir.</p>
<table id="table187" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Meme Ağrısı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Memelerde  						hissedilen ağrıların nedenleri çeşitlidir. Örneğin,  						buluğ yaşındaki kızlarda, adet dönemlerinde, gebeliğin  						ilk zamanlarında görülen bu ağrılar, iğneleyici  						şekildedir. Buna, meme nevraljisi de denir. Aşağıdaki  						reçetenin 4-5 gün uygulanmasıyla geçmeyen meme  						ağrılarında doktora başvurmak gerekir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Semizotu yaprağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 avuç semizotu yaprağı iyice  						dövüldükten sonra temiz bir tülbentin içine doldurulup,  						memenin üzerine konur. Aynı işlem günde 3 kere  						tekrarlanır.</p>
<table id="table188" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Meme Çıbanı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Memenin üzerinde,  						şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateşle kendini belli eden  						içi irin dolu bir çıban görülür. Tedavinin ilk şartı  						temizlik kurallarına kesinlikle uymaktır. Ayrıca  						aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kara lahana,  						kafuru, zeytinyağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir kaba 1 tane kara lahana  						yaprağı, 25 gram parçalanmış kafuru ve 2 çorba kaşığı  						zeytinyağı konur. Hafif ateşte ısıtılır. Sonra kabın  						içindeki karışım yine kabın içindeki lahana yaprağının  						üzerine doldurulup, memenin üzerine konur. Temiz bir  						tülbentle sarılır. Bu işlem 3 saat arayla tekrarlanır.</p>
<table id="table189" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Meme İltihab</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Doğumdan sonraki  						günlerde süt bezlerinin iltihaplanması sonucu, memelerde  						ateş ve ağrı hissedilir. Bu durum, bebeği emzirirken  						daha da ızdırap verici bir hal alır. Böyle durumlarda  						bebeği emzirirken, bebeğin burnu rahatça hava alacak  						şekilde bulunmalıdır. Emzirme süresi de, 15 dakikayı  						geçmemelidir. Memede biriken fazla süt de, lastik  						emicilerle boşaltılmalıdır. Bebeği emzirmeden önce  						annenin ellerini yıkaması ve yıkanmamış elleriyle  						memelerini tutmaması gerekir. Ayrıca memelerin üstünü  						temiz gaz bezi ile örtmek, bebeği emzirdikten sonra da  						çok sulu alkole batırılmış bir parça pamukla temizlemek  						lazımdır. Memelerin üzerine pudra dökülmemelidir. Ayrıca  						aşağıdaki reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Maydanoz tohumu,  						su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 10 çorba kaşığı  						maydanoz tohumu konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra  						süzülür. Günde 1 kere pansuman yapılır.</p>
<table id="table190" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Meme Uçlarının Çatlaması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Doğumdan sonra  						geçen günlerde, bazı kadınlarda memelerin uç  						kısımlarının çatladığı görülür. Anne yavrusunu  						emzirirken, memesinde sancı hisseder. Bebek de, emdiği  						sütle beraber ağzına gelen kanı kusarak çıkarır. Böyle  						durumlarda yapılacak ilk iş, ucunda çatlak olan memeyi  						en az 24 saat dinlendirmektir. Bebek bu memeden  						emzirilmez. Memede biriken sütü de almak gerekir. Ayrıca  						tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Havuç.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 bardak havuç suyu hazırlanıp,  						meme uçları sık sık ıslatılır. Aynı işlem, her gün yeni  						sıkılmış havuç suyu ile tekrarlanır.</p>
<table id="table191" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Menenjit</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Birtakım  						mikropların beynin üzerini kaplayan zara gelip,  						yerleşmesi ve orada iltihaplanma meydana getirmesi  						sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastada aniden  						yükselen ateş ve şiddetli ağrılar görülür. Işığa  						bakamaz, boynunu bükemez, Hiç vakit kaybetmeden doktora  						başvurmak gerekir. Ayrıca hastayı doktora götürünceye  						kadar aşağıdaki reçeteler uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Akasya yaprağı,  						akasya çiçeği.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>10 bardak suya 1 avuç akasya  						yaprağı veya 3 çorba kaşığı akasya çiçeği konur.  						Kaynatıldıktan sonra süzülür. Soğuduktan sonra, bu suyla  						hastanın başı yıkanır.</p>
<table id="table192" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Meni Azlığı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bir milimetreküp  						menide en az yirmi milyon sperm bulunur. Spermin miktarı  						spermogram ile tespit edilir. Erkeğin menisi içindeki  						sperm mikroskop altında sayılır. Yirmi milyondan az  						sperm bulunduğu takdirde, sperm azlığından söz edilir.  						Sperm miktarını arttırmak için aşağıdaki reçeteler  						uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Anason, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 çay bardağı sıcak suya yarım  						kahve kaşığı anason konur. 5 dakika bekletildikten sonra  						süzülüp içilir.</p>
<table id="table193" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Menopoz</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Adet kesimi, yaş  						dönemi diye de bilinen menopoz, kadınlarda 45-50 yaşları  						arasında başlayan, çeşitli organik ve psikolojik  						belirtiler gösteren bir dönemdir. Bu yaşlarda, aybaşı  						kanamaları azalmaya başlar. Önce birkaç ayda bir kere  						adet görmeye başlayan kadın, bir süre sonra tamamen  						kesilir ve çocuk yapma kabiliyeti kaybolur. Ancak cinsi  						arzuları kesilmez. Bu dönemde yorgunluk, baş dönmesi,  						çarpıntı, hazımsızlık, sinir bozukluğu, şişmanlama,  						tiroid bezinin büyümesi, migren, el ve ayak  						karıncalanması, huzursuzluk gibi belirtiler görülür. Bu  						devreyi en iyi şekilde atlatabilmek için mümkün olduğu  						kadar güneşli, temiz havadan yararlanmak ve beslenme  						kurallarına dikkat etmek, sık sık banyo yapmak da  						faydalıdır. Aşağıdaki reçeteler de adet kesiminde  						görülen şikayetleri gidermek amacıyla kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Papatya, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir bardak sıcak suya 3 tane  						papatya konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülüp  						içilir. Günde 2 kere tekrarlanır.</p>
<table id="table194" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mesane Taşı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İdrar torbası veya  						idrar yollarında meydana gelen taşlara; halk arasında  						mesane taşı, tıp dilinde kalkül denir. Boy şekli ve  						bileşimleri bakımından çeşitlidirler. Yerlerinde  						kaldıkları sürece pek rahatsızlık vermezler ama,  						yerlerinden ayrıldıklarında ağrı yaparlar. Ağrıyı  						hafifletmek için ağrının bulunduğu bölgeye ateşle  						ısıtılmış tuğla parçası veya içi sıcak su dolu bir şişe  						konulur. Ayrıca sıcak suya bastırılmış bir parça bezle  						de kompres yapılabilir. Taşları eritmek ve düşürmek  						maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Şalgam, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya, 3 tane şalgam  						doğranır. 15 dakika kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere  						birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table195" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mide ve Sindirim Sistemi Bozuklukları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Mide veya sindirim  						sisteminde görülen rahatsızlıkların çoğu, sinirlerin  						devamlı olarak gergin olmasından veya karaciğer  						hastalıklarından kaynaklanır. Çünkü sinir sisteminin  						bozulması, vücuttaki bütün salgı bezlerini, bu arada  						mide ve karaciğer salgı bezlerini de etkiler. Ayrıca,  						karaciğere dokunacak şeylerin devamlı olarak  						kullanılması da, sindirim sisteminde rahatsızlıkların  						doğmasına uygun zemini hazırlar.<br />
 Mide veya sindirim sisteminde meydana gelen  						rahatsızlıklar şöyle tespit edilir:<br />
 &#8211; Mide yanması, mide zafiyeti : Yemeğe başladıktan kısa  						bir süre sonra başlayıp, devam eden ağrılar.<br />
 &#8211; Mide iltihabı, onikiparmak ülseri : Yemek yedikten  						kısa bir süre sonra başlayan ağrılar.<br />
 &#8211; Mide ülseri : Yemek tedikten 2-3 saat sonra başlayan  						ağrılar.<br />
 Hepsinde de uyulması gereken kurallar kısaca şu şekide  						sıralanabilir.<br />
 &#8211; Yemeğe çiğ salata veya taze meyve ile başlamak  						sindirim sistemi için çok faydalıdır.<br />
 &#8211; Lokmalar iyice çiğnenmeli ve yavaş yenmelidir.<br />
 &#8211; Sofradan, tam manasıyla doymadan kalkmalıdır.<br />
 &#8211; Yemekte ve yemekten sonra fazla miktarda su  						içmemelidir.<br />
 &#8211; Çok sıcak veya çok soğuk şeyler yenmemelidir.<br />
 &#8211; Yemekleri her gün belirli saatlerde yemelidir.<br />
 &#8211; Yemekten sonra 1 saat kadar istirahat etmelidir.<br />
 Mide ve sindirim bozukluklarının tedavisinde aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kerviz kökü, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 1 tane kereviz kökü  						konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.  						Yemeklerden sonra ikişer çorba kaşığı içilir.</p>
<table id="table196" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mide Ağrısı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Mide veya karın  						ağrısı karnın üst kısmında, bazen de sırt bölgesinde  						hissedilir. Bu ağrılar bir takım hastalıkların  						belirtisidir. Örneğin; gastrit, kolit, sinirsel  						hazımsızlıklar, müzmin safra kesesi iltihabı, safra  						taşı, mide ülseri, veya mide kanserinde yukarıda tarif  						edilen şekilde ağrılar görülür. Kısa süreli mide veya  						karın ağrılarında tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler  						kullanılır. 1-2 günde geçmeyen ağrılarda doktora  						başvurmak gerekir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kuru soğansuyu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 fincan suya, 5 damla kuru soğan  						suyu konur. İyice karıştırıldıktan sonra içilir. Aynı  						işlem günde üç kere tekrarlanır.</p>
<table id="table197" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mide Bulantısı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Midede duyulan ve  						insana kusacak gibi bir duygu veren hale bulantı denir.  						Nedenleri çok çeşitlidir. Yemeklerin mide ve  						bağırsaklarda gereği gibi hazmedilmemiş olması, mide,  						bağırsak, safra kesesi, karın zarı veya böbreklerde  						iltihaplanma, mikroplu hastalıklar, sigara tiryakiliği,  						alkoliklik ya da sinir bozukluğu mide bulantısına neden  						olabilir. 1-2 gün içinde geçmezse, doktora başvurmak  						gerekir. Mide ve bağırsak bozukluklarından kaynaklanan  						mide bulantılarının tedavisinde aşağıdaki reçeteler  						kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nane, limon.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>4 bardak suya 1 çorba kaşığı nane  						ve orta boyda bir limonun kabukları konup, 10 dakika  						kaynatılır. Süzüldükten sonra 1 çay bardağı içilir.</p>
<table id="table198" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mide Ekşimesi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Nedenleri çok  						çeşitli olan bir rahatsızlıktır. Hastanın midesinde  						yanma ile birlikte ekşime de vardır. Ağzına ekşi ve  						yakıcı bir sıvı dolar. Bu belirtiler aç veya tok karnına  						görülebilir. Ağır yemekler, bozulmuş yiyecekler, mide  						veya onikiparmak bağırsağı ülseri, safra kesesi  						iltihabı, mide ekşimesine neden olabilir. Tedavinin ilk  						şartı, hastalığı doğuran nedeni bulmaktır. Doktora  						gitmek gerekir. Mide ekşimesinden şikayet edenlerin,  						yemeklerini gayet iyi çiğnemeleri, biberli, baharatlı,  						ekşili, salamura yapılmış gıdaları terk etmeleri  						gerekir. Tedavi için aşağıdaki reçeteler de kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Karbonat, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>1 su bardağı soğuk suya 1 kahve  						kaşığı karbonat konup, iyice karıştırıldıktan sonra  						içilir.</p>
<table id="table199" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mide Kanaması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Mide ülseri, mide  						kanseri veya mideye giren sert bir cismin yaptığı  						tahribat sonucu görülür. Hastanın gaitası kanlı ve kahve  						telvesi görünümündedir. Mide kanaması geçiren hastaya şu  						şekilde yardımcı olunur. &#8211; Telaşlanmayın, Hastayı hemen  						yatırın, Bir su bardağı soğuk sütü veya bir bardak soğuk  						suyu yavaş yavaş içirin. Bunların yerine ufak bir parça  						buz da yutturabilirsiniz. Mümkünse hastaneye götürün  						Kanama durdurulduktan sonra, havuç suyu içirilebilir.</p>
<table id="table200" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mide Kanseri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tedavi edilmeyen  						mide ülseri, müzmin gastrit ve çok içki içmenin neden  						olduğu bir çeşit kanserdir. Hastanın göğüs boşluğunda,  						yanma ve ağrı, sık sık susama, bulantı, kusma,  						kansızlık, ruhi çöküntü, az idrar ve sert büyük abdest  						görülür. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, iyileşme  						ihtimali o kadar fazla olur. Tedavi amacıyla aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Karanfil, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir bardak sıcak suya, taze  						koparılmış ve ufalanmış 1 tane karanfil çiçeği konur. 5  						dakika bekletildikten sonra süzülüp, aç karnına içilir.  						Bu işlem her yemekten önce tekrarlanır.</p>
<table id="table201" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mide Krampı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Midede veya  						bağırsaklardaki hazmolmuş gıdaların, oralarda herhangi  						bir yere takılması sonucu şiddetli bir ağrı meydana  						getirmesine mide krampı veya mide spazmı denir. Tedavi  						için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Tarçın, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir çay bardağı sıcak suya, 1 kahve  						kaşığı tarçın konur. 5 dakika bekletildikten sonra  						süzülüp içilir.</p>
<table id="table202" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mide Sarkması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Midede haddinden  						fazla gaz, ağrı, ve iştahsızlıkla kendini gösteren bir  						durumdur. Nedeni, mide kaslarının zayıfaması sonucu  						midenin bulunduğu yerden aşağıya sarkmış olmasıdır.  						Hasta midesinin çeşitli yerlerindeki ağrılardan,  						iştahsızlıktan ve ağzına sık sık ekşi su gelmesinden  						şikayet eder. Öncelikle, midedeki gaz ve asit fazlalığı  						tedavi edilmelidir. Bunun için gaz ve asit giderici  						reçeteler uygulanır. Ayrıca az fakat sık sık yemek yeme,  						yemekleri belirli saatlerde yemeyi alışkanlık haline  						getirmek tedaviye yardımcı olur. Aşağıdaki reçeteler de  						aynı amaçla uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kepek veya beyaz  						kil, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 2 avuç kepek veya  						1 avuç beyaz kil konur. Lapa haline gelinceye kadar  						kaynatıldıktan sonra, temiz bir bezin içine doldurulup,  						midenin üstüne konur. Bu işlem her akşam yatmadan yarım  						saat önce tekrarlanır.</p>
<table id="table203" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mide Şişkinliği</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çoğunlukla çabuk  						yemek yiyenlerde, sinir veya sindirim sistemi bozuk  						olanlarda görülen bir durumdur. Midede aşırı derecede  						gaz ve midenin üst kısmında şişkinlik vardır. Hasta, sık  						sık geğirir. Sebebi midedeki salgı bezlerinin yeteri  						kadar çalışmaması, asit fazlalığı veya yemeklerin yeteri  						kadar çiğnenmeden yenmesidir. Tedaviye başlamadan önce,  						ağızdaki eksik dişler tamamlattırılmalı, çürük dişler de  						tedavi ettirilmeli, yemekleri yavaş yeme alışkanlığı  						kazanmalıdır. Ayrıda aşağıdaki reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Zeytinyağı, limon.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir çorba kaşığı saf zeytinyağına 2  						çorba kaşığı limon suyu konur. İyice karıştırıldıktan  						sonra içilir. Bu işlem, her sabah kahvaltıda  						tekrarlanır.</p>
<table id="table204" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mide Tembelliği</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Midenin besinleri  						gereği gibi ve normal sürede hazmedememesine mide  						tembelliği bir başka ifadeyle mide zafiyeti denir.  						Nedeni, midede asit fazlalığı, mide kaslarının  						zayıflamış olması veya midenin hazım için gerekli olan  						salgıyı yapamamasıdır. Tedavi için aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Fesleğen, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 3 tutam fesleğen  						konur. Kaynatılıp, süzülür Yemeklerden 10 dakika sonra,  						birer kahve fincanı içilir.</p>
<table id="table205" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mide Ülseri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Midenin iç  						yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana  						gelen yaraya mide ülseri denir. Sinir bozukluğu, midede  						asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedavi edilmeyen  						gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya  						safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç  						yiyeceklerin aşırı derecede kullanılması, haddinden  						fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcı meşrubat  						içmek, alkol kullanmak veya bazı ilaçların uzun süre  						kullanılması mide ülserini doğuran nedenler arasındadır.  						Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi  						vardır. Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma  						duygusu hafiflemiştir, dil paslıdır, hastanın rengi  						solmuştur. Karnın üst kısmına bastırılınca, acıma  						hissedilir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra; en  						kısa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat  						sonra sırta doğru yayılan şiddetli mide ağrıları  						başgösterir. Baş dönmesi ve terleme de görülür. Bu  						devrede, kusma ile bir miktar kan da görülebilir. Bazı  						kimselerin büyük abdestleri katran gibi olur. Bu  						işaretler, ülserin ilerlemiş olduğunu gösterir. Mide  						ülseri, bilhassa ilk bahar ve son bahar aylarında, çok  						rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalar artar.  						Mide ülseri, başlangıcında teşhis edilip de tedaviye  						başlanılacak olursa, telaşlanmaya ve korkmaya gerek  						yoktur. Bu durumda yapılacak ilk iş, üzüntüye  						kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayret  						sarfetmektir. Sonra tedaviye yardımcı olmak amacıyla  						aşağıdaki hususlara kesinlikle uymak gerekir.<br />
 &#8211; Tedavi süresince istirahat edin.<br />
 &#8211; Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin.<br />
 &#8211; Bağırsaklarınızın düzenli bir şekilde çalışmasını  						sağlayın.<br />
 &#8211; Sigara, çay, kahve ve alkolü bırakın.<br />
 &#8211; Diş sağlığına önem verin.<br />
 &#8211; Süt ve sütlü yiyecekler, yumurta, kızarmış ekmek,  						tereyağı, pelte ve haşlanmış balık, sebze püreleri ve  						patates yemeğini sofranızdan eksik etmeyin Ayrıca  						aşağıdaki reçetelerden herhangi birini kullanmak da  						faydalıdır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Lahana<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>İki avuç dolusu lahana yaprağı,  						önce soğuk su ile yıkanır. Sonra ezilerek suyu  						çıkarılıp, 1 kahve fincanı içilir. Aynı işlem 6 saat ara  						ile 3 hafta boyunca yapılır.</p>
<table id="table206" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mide Üşütmesi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Mide üşütmesini  						tedavi etmek amacıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nane, limon, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir bardak suya 1 tatlı kaşığı nane  						ve bir adet limonun kabukları konup kaynatıllır. Günde 3  						kere birer çay bardağı sıcak sıcak içilir.</p>
<table id="table207" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Mide Yanması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Göğüs kemiğinin  						arka tarafında hissedilen yanma ile kendini gösterir.  						Nedeni midede fazla miktarda asit bulunmasıdır. Tedavi  						amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Bal, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir çay bardağı suya, 1 tatlı  						kaşığı süzme bal ve iki çorba kaşığı limon suyu konur.  						Karıştıtılıp içilir. Aynı işlem günde 3 kere  						tekrarlanır.</p>
<table id="table208" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Migren</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Halk arasında  						yarım baş ağrısı diye bilinen ve soğuk bir terleme ile  						birlikte gelip, başın ve yüzün yarısını kaplayan özel  						bir baş ağrısıdır. Ağrılar bazen dayanılmayacak kadar  						şiddetli olur. Birkaç dakika sürebileceği gibi saatlerce  						hatta günlerce devam eder. Migren, herhangi bir  						hastalığın belirtisi olabildiği gibi, belirli bir neden  						olmadan da görülebilir. İrsi olanlar da vardır. Başın  						yarısında zonklamalar, bulantı ve bazen kusma görülür.  						Gözünün önünde siyah benekler, bulanık lekeler, uçuşur.  						Bazı kimseler, konuşmakta da zorluk çekerler. Ağrı  						geldiği zaman, karanlık bir odada sırt üstü yatmak  						oldukça etkilidir. Ayrıca, hazımsızlığı önlemek, haftada  						iki kere ılık banyo yapmak, sebze yemek ve kahve, çay,  						sigara, içki, gibi zararlı şeyleri terk etmek gerekir.  						Doktorun vereceği ilaçlar yanında aşağıdaki reçeteler de  						uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Lahana.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir tane lahana yaprağı, ince ince  						kıyıldıktan sonra temiz bir bezin arasına doldurulup,  						alna konur.</p>
<table id="table209" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Miyopluk</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Beş metreden daha  						uzağı yeteri kadar görememeye miyopluk denir. Nedeni,  						göz kaslarının yorulmuş ve kuvvetlerini kaybetmiş  						olmasıdır. İrsi olanları da vardır.</p>
<table id="table210" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Nasır</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Daha ziyade el ve  						ayağın sürekli olarak sürtünmelere uğrayan noktalarında  						üst derinin kalınlaşması ve sertleşmesi ile meydana  						gelen ve basılınca ağrı veren sertleşmiş deri tümseğine  						nasır denir. Nedeni, nasırlaşan bölgeye yapılan basınç  						ve sürtmedir. Ayakta görülen nasırlara çoğunlukla sıkı  						ayakkabılar neden olur. Nasırları sökmek maksadıyla  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Limon veya kırmızı  						domates.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Nasırların üzerine bir dilim limon  						veya ortasından kesilmiş bir domates konur. Her gün  						tekrarlanır.</p>
<table id="table211" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Nefes Darlığı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde Dispne  						denilen nefes darlığı önemli bir hastalığın belirtisi  						olabilir. Spor yaptıktan, koştuktan veya yorucu bir iş  						yaptıktan sonra nefes darlığı normal sayılabilir. Ancak  						ortada neden yokken nefes darlığından şikayet etmek  						mutlaka üzerinde durulması gereken bir konudur. Çünkü  						kansızlık, kalp hastalıkları, mide hastalıkları,  						bronşit, tiroid bezinin büyümesi, akciğer hastalıkları,  						zatürree, astım, zehirlenme, şişmanlık, nefes darlığına  						neden olabilir. Nefes darlığından şikayet edenlerin  						sigarayı kesinlikle bırakmaları, ağır yemekleri de terk  						etmeleri gerekir. Önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan  						nefes darlığını tedavi etmek amacıyla aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Ispanak, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya yarım kilogram  						temizlenmiş ıspanak konur. Haşlandıktan sonra süzülür.  						Ispanağın tamamı yenir.</p>
<table id="table212" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Nefes Kokusu</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  						Halitosis denilen nefes kokusunun nedenleri çeşitlidir.  						Genellikle aşağıdaki nedenlerden kaynaklanır:<br />
 &#8211; Hazımsızlık, geğirme, kokulu yiyecekler, alkol ve bazı  						ilaçlar.<br />
 &#8211; Burun veya sinüz hastalıkarı.<br />
 &#8211; Çürük dişler, ağız yaraları veya bademcik iltihabı.<br />
 &#8211; Kusma veya uzun süreli perhizler.<br />
 Diğer taraftan şeker hastalığı, kansızlık ve ateşli  						hastalıklar sırasında da nefes kokusu hissedilir.  						Herşeyden önce, ağız temizliğine çok dikkat etmek  						gerekir. Çürük dişler tedavi ettirilmeli, yenilen ve  						içilen şeylerin kokusuz olmasına dikkat edilmelidir.  						Hergün temiz havada yürümek de faydalıdır. Kısa sürede  						geçmeyen nefes kokularında bir doktora başvurmak  						gerekir. Aşağıdaki reçeteler de tedavi amacıyla  						kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Bal, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir bardak ılık suya, 1 tatlı  						kaşığı süzme bal konur, karıştırılıp, içilir.</p>
<table id="table213" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Nefrit</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Böbreklerin  						çalışmasında görülen bir bozukluktan kaynaklanır. Bu  						durumda idrara protein karışır. Tıp dilinde bright  						hastalığı da denir. 3 çeşidi vardır.<br />
 &#8211; Akut Nefrit.<br />
 &#8211; Müzmin Nefrit.<br />
 &#8211; Subakut Nefrit.<br />
 Nefritin bütün çeşitlerinde yatak istirahatı şarttır.  						Üşütmemeye dikkat etmek ve bele kuşak sarmak da gerekir.  						Ayrıca çıkan idrar miktarından çok su içilir. Tedavi  						için aşağıdaki reçeteler kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kekik, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir su bardağı sıcak suya 1 kahve  						kaşığı kuru kekik konur. 5 dakika bekletildikten sonra  						süzülüp, içilir. Günde iki kere tekrarlanır.</p>
<table id="table214" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Nevralji</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sinir ağrısına tıp  						dilinde nevralji denir. Bilhassa, yüzde ve başta  						hissedilir. Ama vücudun diğer taraflarında da  						bulunabilir. Nedeni soğuk algınlığı, şeker hastalığı,  						damar sertliği, veya ağrı yapan sinir yakınında meydana  						gelen herhangi bir hastalıktır. Nevralji ağrılarını  						dindirmek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Yumurta.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir tane yumurta, iyice  						kaynatıldıktan sonra kabukları soyulur. İkiye bölünerek  						ağrıyan yere konur.</p>
<table id="table215" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Nevrasteni</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Zihin ve vücudun  						aşırı derecede yorgun düşmesi sonucu ortaya çıkan bir  						hastalıktır. Üzüntü, sıkıntı, endişe, yeteri kadar  						dinlenmeye vakit ayırmadan uzun süre çalışmak, bazı  						mikrobik hastalıklar ve sinirleri uyarıcı ilaçları uzun  						süre kullanmak nevrasteni için gerekli olan zemini  						hazırlar. Kişi gerçekte hasta olmadığı halde bazı  						organlarının hastalığından yakınır. Çabuk yorulur, çabuk  						sinirlenir, huzursuzdur, baş ağrıları vardır. Bazen de  						gözlerinin iyi görmediğini söyler. Dikkatini toplayamaz,  						uykuları da normal değildir. Cinsel ilişkide başarılı  						olamadığını, hazımsızlık çektiğini, vücudunun her  						yerinin ağrıdığını söyler. Tedavi amacıyla, ılık duş  						almak, istirahat etmek, vakit buldukça açık havada  						dolaşmak, günlük sıkıntılardan uzaklaşmaya çalışmak,  						hazmı güç şeyler yememek, kahve ve sigarayı terketmek  						gerekir. Ayrıca hastalık belirtileri tamamen  						kayboluncaya kadar aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Yonca, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 2 tutam yonca  						konur. Kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer  						çorba kaşığı içilir.</p>
<table id="table216" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Nezle</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Burun içindeki  						ince zarın, üst solunum yollarının virütik  						iltihaplanmasıdır. Nezle bulaşıcıdır. Hastada burun  						akıntısı, hapşırma, boğaz ağrısı, baş ağrısı, öksürük  						bazen de ateş görülür. 1-15 gün devam eder. İyi tedavi  						edilmezse müzminleşir. Tedavinin ilk şartı istirahat  						etmek ve kalabalık yerlerden uzak kalmaktır. Ayrıca  						aşağıdaki reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nane, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir çay bardağı sıcak suya 1 kahve  						kaşığı nane konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülüp  						içilir. Aynı işlem sabah akşam tekrarlanır.</p>
<table id="table217" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Nikris Hastalığı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Halk arasında gut  						veya damla hastalığı tıp dilinde ise podagra denir.  						Özellikle fazla içki içen ve fazla kırmızı et yiyenlerde  						görülür. Daha fazla erkeklerde rastlanır. El, ayak  						başparmağı, diz ve dirseklerde şişkinlik meydana gelir.  						Ağrı da vardır. Buraları dokunulmayacak kadar  						hassaslaşmıştır. Ateş 39,4 dereceye kadar yükselir.  						Tedavinin başarılı olması için mutlaka yatak istirahati  						gerekir. Gıda rejimi uygulanır. Acılı, tuzlu, sirkeli ve  						şekerli yiyecekler terkedilir. Alkol ve sigara  						bırakılır. Dana, koyun ve kuzu eti yenmez. Diğer etler,  						yağ, nişastalı yiyecekler mümkün olduğu kadar azaltılır.  						Şeker yerine bal kullanıllır. Az patates, yağsız beyaz  						peynir, yağsız süt, yoğurt, enginar, havuç, kereviz,  						kiraz, lahana, fasulye, zeytin, maydanoz, armut, çilek,  						erik, kara turp, üzüm, domates, ve pırasa yenilebilir.  						Ayrıca mümkün olduğu kadar çok limon suyu içilir. Tedavi  						için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Beyaz peynir.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Nikris olan yerlere dilimlenmiş  						taze beyaz peynir konur. Ağrı geçinceye kadar, 10  						dakikada bir değiştirilir.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table id="table218" border="0" cellspacing="2" cellpadding="6">
<tbody>
<tr>
<td width="83%" valign="top">
<table id="table219" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<table id="table220" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Omuz Ağrısı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İncinme, burkulma,  						biçimsiz duruş, yorgunluk veya hava cereyanına maruz  						kaldıktan sonra ortaya çıkan omuz ağrılarını gidermek  						için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Acıhıyar kökü, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 3 tane temizlenmiş  						acıhıyar kökü konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra  						süzülür.</p>
<table id="table221" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Onikiparmak Bağırsağı Ülseri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İncebağırsağın 25  						santimetre kadar olan ilk bölümüne onikiparmak bağırsağı  						denir. C harfi görünümündedir. Onikiparmak bağırsağında  						meydana gelen ülsere tıp dilinde duodenum ülseri denir.  						Tedavi eidlmeyen gastrit, fazla asit, sinir bozukluğu,  						düzensiz hayat, gürültü, fazla miktarda sigara, çay,  						kahve ve alkol kullanmak, safra kesesi veya karaciğer  						yetersizliği, kalp hastalıkları, hormon dengesizliği,  						dengeli bir şekilde beslenememe, çok sıcak veya çok  						soğuk yiyecekler, haddinden fazla et, hamur işleri veya  						baharatlı yiyecekler ve bazı ilaçlar; onikiparmak  						bağırsağında ülserin meydana gelmesine yardımcı olur.  						Hasta, mide ekşimesi ve ağzına ekşi su gelmesinden  						şikayet eder. Ayrıca dili paslı, rengi solgundur, baş  						dönmesi ve fazla terleme de görülür. Midesinin üstüne  						basılınca, ağrı hisseder. Yemeklerden sonra da göğse  						doğru yayılan bir ağrı belirir. Bu belirtiler, ilk bahar  						ve sonbahar aylarında daha da artar. Tedavi için  						yapılacak ilk iş, hastalığı doğuran nedenleri ortadan  						kaldırmak, yemekleri az, fakat sık sık yemek, istirahat  						etmek ve üzüntüden uzak yaşamaya gayret etmektir. Ayrıca  						aşağıdaki reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Limon suyu, bal.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir çay bardağı sıcak suya 3 çorba  						kaşığı limon suyu ve 1 tatlı kaşığı süzme bal konur.  						İyice karıştırıldıktan sonra içilir. Aynı işlem günde 3  						kere tekrarlanır.</p>
<table id="table222" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ödem</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vücudun anormal  						derecede su toplamasına halk arasında istiska; tıp  						dilinde ise ödem denir. Veya hidrofizi denir. Yüzde,  						ellerde, ayaklarda veya karında ağrısız şişlikler  						görülür. Bu şişkinliklerin kaynağı kalp, karaciğer veya  						böbrek hastalıklarıdır. Tedavi maksadıyla tuzsuz rejim  						ve aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Arpa, kiraz sapı,  						su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 2 çorba kaşığı  						arpa ve 3 tutam kiraz sapı konur. 10 dakika  						kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 4 kere birer kahve  						fincanı içilir.</p>
<table id="table223" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Öksürük</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çoğunlukla, göğüs,  						boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir  						rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan öksürüktür 3  						grupta toplanır.<br />
 &#8211; Kuru öksürük : Nezle, boğaz iltihabı, bademcik  						iltihabı, fazla sigara içmek, sindirim bozuklukları,  						gastrit, ishal, kabızlık, bağırsak solucanları, kalp  						hastalıkları ve ses tellerinin hastalanmasından  						kaynaklanan öksürükler balgamsızdır, yani kuru  						öksürüktür.<br />
 &#8211; Nöbet şeklinde gelen öksürük : Bu çeşit öksürük,  						boğmaca veya ciğer şişmesi; gırtlak veya hava borusunun  						tahriş olması, veya astımdan kaynaklanır. Bu çeşit  						öksürükte pek az balgam görülür.<br />
 &#8211; Balgamlı öksürük : Bu çeşit öksürük, sık sık  						tekrarlar. Hastada hırıltı vardır. Balgam çıkarır ve  						nefesini dışarı vermekte zorluk çeker. Balgamlı öksürük;  						Bronşit, astım, sinüs iltihabı, müzmin sinüzit, kalp  						hastalıkları veya tüberküloz&#8217;un bir işareti olabilir.  						Öksürük, nasıl olursa olsun, ihmal edilmemesi ve mutlaka  						tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Tedavi amacıyla  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Şalgam suyu, bal.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir su bardağı şalgam suyuna, 2  						tatlı kaşığı süzme bal konur. 5 dakika kaynatıldıktan  						sonra sıcak sıcak içilir.</p>
<table id="table224" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Pamukçuk</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çocuklarda görülen  						ve beslenme yetersizliğinden kaynaklanan bir  						hastalıktır. Tıp dilinde Candia albicans denir.</p>
<table id="table225" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Paratifo</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tifoya benzeyen,  						mikrobik ve bulaşıcı bir hastalıktır. Paratifo  						mikropları paratifolu hastanın idrar, büyük abdest veya  						kanında bulunur. Lağım sularının karıştığı içme suları  						ve bu sularla yetiştirilen yiyeceklerle bulaşır.  						Hastalığın yaygınlaşmasında kara sinekler de önemli rol  						oynar.</p>
<table id="table226" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Parmak Ağrıları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Parmak ağrılarını  						gidermek için ; Ağrıyan parmağın, birinci eklemi ovulur.  						Bir elma ikiye bölünüp, Ateşte pişirilir, ılıdıktan  						sonra ağrıyan parmakların üzerine konur. Soğuyuncaya  						kadar bekletilir.</p>
<table id="table227" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Paslı Dil</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çoğunlukla mide  						hastalıkları veya bazı ateşli hastalıklarda dilin  						paslandığı görülür. Uzun süreli dil paslarında doktora  						başvurmak gerekir.</p>
<table id="table228" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Peltelik</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Dil peltekliğinin  						nedenleri çeşitlidir: Müzmin nezle, bademciklerin  						hastalanmasından dolayı burundan konuşma, kısmi  						sağırlık, yarık damak bu duruma neden olabilir. Burundan  						konuşma şeklinde görülen pelteklikte aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Nane, bal, papatya  						çiçeği.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir çay fincanı süzme bala, 2 çorba  						kaşığı nane ve 2 çorba kaşığı papatya çiçeği konur.  						Hafif ateşte ısıtılarak macun yapılır. Sonra dilin üstü,  						altı bununla ovulur. Her gün tekrarlanır.</p>
<table id="table229" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Prostat Büyümesi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Prostat bezi,  						idrar torbasının boynu ile idrar yolu başlangıcını  						çevreleyen ceviz büyüklüğünde bir guddedir. Yalnız  						erkeklerde bulunur. Prostat bezi, 50 yaşını geçen  						erkeklerde büyümeye başlayıp, rahatsızlık verebilir.  						Hastalığın belirtileri gecenin son kısmında idrara  						kalkmak, gündüzleri sık sık idrar yapmak, idrar yapmakta  						zorluk, idrarın yavaş yavaş akması, idrarın başında veya  						sonunda bir damla kan şeklinde görülür. Kesin tedavi  						ameliyatla gerçekleşir. Ancak tedavi maksadıyla  						aşağıdaki reçeteler uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Mazı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 2 tutam mazı  						konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3  						kere, birer çorba kaşığı içilir.</p>
<table id="table230" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Prostat İltihabı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vücudun herhangi  						bir yerindeki iltihabın, kan dolaşımı aracılığı ile  						prostat bezine gelip yerleşmesi sonucu ortaya çıkar.  						Hastada titreme, halsizlik, ateş, sırt ve bacak ağrıları  						görülür. Hasta, İdrarını ve büyük abdestini yapmakta  						güçlük çeker. Tedavi sırasında en az 10 gün yatak  						istirahati şarttır. Ayrıca 6 hafta süreyle aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Servi yaprağı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 2 tutam servi  						yaprağı konur. 20 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.  						Günde 3 kere birer kahve fincanı içilir.</p>
<table id="table231" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Prostat Kanseri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Prostat bezinin  						genişleyip, büyümesi sonucu ortaya çıkan bir  						hastalıktır. Hastanın karın bölgesinin alt kısımlarında  						ve bacak aralarında ağrı vardır. Bazen sırtta ve  						kollarda da ağrı hissedilir. Doktor tedavisi gerekir.  						Ayrıca aşağıdaki reçeteler de kullanılabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Atkestanesi, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir tencere suda 2 avuç atkestanesi  						haşlanır. Günde 5 tane yenir.</p>
<table id="table232" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Rahim Egzaması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Rahimden gelen  						cerahatli akıntının neden olduğu bir çeşit egzamadır.  						Rahimde veya vajina çevresinde kızarma ve şişlikler  						görülür. Bu şişlikler bir süre sonra su toplayıp,  						kabuklanır. Kaşıntı, zonklama ve yanma hissedilir.  						Tedavi için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Bal, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir su bardağı soğuk suya 1 çorba  						kaşığı bal konur. Karıştırılıp hepsi bir kerede içilir.</p>
<table id="table233" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Rahim İltihabı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Rahimim iç yüzünün  						iltihaplanmasına tıp dilinde endometri denir. Nedeni,  						belsoğukluğu, doğumdan ve çocuk düşürdükten sonra  						rahimde parça kalması veya rahim düşüklüğüdür. Hastanın  						karın bölgesi hassastır, vajinadan cerahatli ve sümüğe  						benzer akıntı gelir. Aybaşı kanamaları fazla olur.  						Bacaklarda ve leğen kemiği bölgesinde ağrı vardır. Bu  						ağrılar dinlenmekle geçer. Doktora başvurmak gerekir.  						Ayrıca aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Tereotu, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 2 tutam tere otu  						konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Sabahları  						aç karnına, birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table234" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Rahim Kanaması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu hastalık,  						aybaşı hali dışında görülen aşırı kanamalarla kendini  						gösterir. Aybaşı hali sırasında da sancı olmaz. Tedavi  						amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Fesleğen.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir avuç fesleğen ezilerek suyu  						çıkarılıp, 1 kave fincanı içilir. Aynı işlem, şikayetler  						kesilinceye kadar tekrarlanır.</p>
<table id="table235" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Rahim Kanseri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çoğunlukla rahim  						boynunda ve vajinanın başlangıç kısmında meydana gelen  						bir hastalıktır. Çok düşük yapan veya çok doğuran  						kadınlarda daha fazla görülür. Tıp dilinde uterus  						kanseri denir. Vajinadan kan veya fena kokulu akıntı  						gelir. Böyle durumlarda, vakit kaybetmeden doktora  						başvurmak gerekir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de  						kullanılabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Menekşe çiçeği, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya, 1 tutam kuru  						menekşe çiçeği konur. Kaynatıldıktan sonra 20 dakika  						bekletilip, süzülür. Bu suyla rahim yıkanır.</p>
<table id="table236" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Rahimde Polip</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Rahimde meydana  						gelen ve nohut büyüklüğünde olan renkli yumrulara rahim  						polip&#8217;i denir. Nedeni, rahimin iç yüzünü örten zarın  						iltihaplanmış olmasıdır. Aybaşı halinde aşırı kanama,  						rahim akıntısı ve arasıra gelen karın ağrıları ile  						kendini gösterir. Kesin tedavisi ameliyattır.</p>
<table id="table237" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Rahim Sarkması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bazı kadınların  						vajina veya rahimleri bacaklarının arasına doğru sarkar.  						Bu durum, yaşlı kadınlarda görüldüğü gibi gençlerde de  						görülebilir. Nedenleri, müzmin öksürük, ıkınma, ağır  						şeyler kaldırma, aşırı yorgunluk, rahim ur veya  						polipleri, doğum sırasında destekleyici kas ve bağların  						zayıflamış olması veya aileden gelen eğilimdir.</p>
<table id="table238" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Rahim Urları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çoğunlukla doğum  						yapmamış kadınlarda görülür. Bazı urlar zararsızdır.  						Ancak aybaşı günlerinde gecikme, kilo kaybı, kansızlık  						ve adet görmenin ikinci ve üçüncü günlerinde haddinden  						fazla kanama varsa, geç kalmadan bir doktora başvurmak  						gerekir. Ayrıca hastada idrar yapma ihtiyacı fazlalaşır,  						leğen kemiği bölgesinde ağrı vardır.</p>
<table id="table239" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Raşitizm</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çocuklarda görülen  						bir çeşit kemik hastalığıdır. Nedeni, yeteri kadar D  						vitamini almamaktır. Çoğunlukla yeteri kadar güneş  						görmeyen, sıhhi olmayan, rutubetli, karanlık ve basık  						tavanlı evlerde yaşayan, yeteri kadar süt içmeyen ve  						haddinden fazla miktarda unlu gıdalarla beslenen  						çocuklarda görülür. Hastalık genellikle 2 yaşında ortaya  						çıkar. Çocukta huysuzluk ve devamlı terleme görülür,  						iştahı azdır. Bazıları kabızlık çeker, bazıları da ishal  						olurlar. Adaleleri gevşektir. Derileri soluk ve  						kansızdır. Dişleri geç çıkar ve erken çürür. Ayakta  						durmayı ve yürümeyi geç öğrenir. Bacak kemikleri  						çarpıktır. Düztabanlık görülür. Deniz, kum veya güneş  						banyoları, kış aylarında da, haftada 3 kere ılık banyo  						yaptırmak yaralıdır. Aşağıdaki reçeteler de kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Zeytinyağı veya  						cevizyağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Hastanın vücudu zeytinyağı veya  						cevizyağı ile ovulur. 6 saat sonra ılık banyoda yıkanır.</p>
<table id="table240" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Romatizma</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Umumiyetle eklem,  						kas ve sinir sistemini etkileyen hastalıklara romatizma  						denir. Romatizma ağrıları, vücudun her tarafında  						görülebilir. Halk arasında, romatizma ağrılarına yel  						denir. Şişmanlık, hormon dengesizliği, karaciğer  						yetersizliği, beslenme dengesizliği, mide ve bağırsak  						bozuklukları, çürük dişler, sinüzit, bademcik  						iltihapları ve yaşlılık romatizmayı hazırlayan  						nedenlerin başında gelir. Ayrıca, soğuk ve rutubet de  						çok önemli rol oynar. Romatizmalı yerlerde ağrı, yanma  						veya üşütme ve şişlikler görülür. Ağrı bazen dayanılmaz  						dereceye varır. Hareket etmekte de güçlük çekilir.  						Tedavi edilmezse, kalp kapağı hastalığı veya bir başka  						hastalığa neden olur. 3 çeşit romatizma vardır:<br />
 &#8211; Akut eklem romatizması.<br />
 &#8211; Romatoid artrit.<br />
 &#8211; Dejeneratif romatizma.<br />
 Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Elma, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 3 tane kabukları  						soyulmamış elma doğranır. 15 dakika kaynatıldıktan sonra  						süzülür. Yemeklerden sonra birer çay bardağı içilir.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table id="table241" border="0" cellspacing="2" cellpadding="6">
<tbody>
<tr>
<td width="83%" valign="top">
<table id="table242" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<table id="table243" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Saç Dökülmesi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Günde, normal  						olarak 80 saç kılı dökülür. Bundan fazla dökülme yaşın  						ilerlemiş olması, bazı ateşli hastalıklar, tiroid  						hastalıkları, kansızlık, verem, şeker hastalığı gibi  						bütün vücudu etkileyen hastalıklardan sonra görülür. Tıp  						dilinde alopesi adı verilen saç dökülmesi; basit saç  						dökülmesi ve pelad olmak üzere iki çeşittir. Saç  						dökülmesini önlemek ve saçları uzatmak amacıyla  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Yulaf sapı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Altı bardak suya 1 avuç yulaf sapı  						konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Suyu ile  						saçlar yıkanır.</p>
<table id="table244" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Saçların Kepeklenmesi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kafatası derisi  						üzerinde meydana gelen gevşek pul şeklindeki kabuklara  						kepek denir. Kuru ve yağlı olmak üzere iki çeşidi  						vardır. Yağlı sarımtırak görünüşteki kepeklenmeye, tıp  						dilinde sebore denir. Nedeni, derinin en üst kısmında  						bulunan tabakanın, ürettiği fazla parçalardır. Bunlar,  						çoğunlukla saçlar tarandığı zaman dökülür. Tedavinin ilk  						şartı; temizlik ve fazla miktarda unlu şeyler  						yememektir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Tuz, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Saçlar önce tuzlu su sonra bol su  						ile yıkanır. Her gün tekrarlanır.</p>
<table id="table245" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Saçkıran</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde tinea  						tonsurans denilen saçkıran, bir çeşit mantarın neden  						olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Hiç vakit kaybetmeden  						tedavi etmek gerekir. Saçkıranlı hastanın tarağını  						kullanmak veya şapkasını giymekle bulaşır. Tedaviye,  						hastalıklı yerdeki saçları kesmek veya traş etmekle  						başlanır. Saçlar, haftada iki kere yıkanır. Aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sarımsak.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Saçkıranlı yer, ustura ile hafifçe  						çizilir. Sonra ortasından kesilmiş bir diş sarımsak  						sürülür.</p>
<table id="table246" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Saç ve Sakal Ağarması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yaş ilerledikçe  						saça ve sakala rengini veren maddenin yapımı azalır, bir  						süre sonra da tamamen kesilir. Kumral ve kızıl saçlar,  						daha erken beyazlaşır. Genç yaşlarda görülen  						beyazlaşmalar ise, ırsidir. Tedavisi yoktur. Ancak  						aşağıdaki reçeteler uygulanarak boyanabilirler.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Reyhan, tereyağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>İki tutam reyhan 2 çorba kaşığı  						tereyağında pişirilir. Soğuduktan sonra beyaz yerlere  						sürülür.</p>
<table id="table247" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Safra Kesesi İltihabı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Safra kesesi  						taşlarının neden olduğu bir çeşit iltihaplanmadır. Tıp  						dilinde kolesistit denir. İki çeşidi vardır.<br />
 &#8211; Müzmin safra kesesi iltihabı :<br />
 Safra kesesi büzülür, gereği gibi çalışamaz hale gelir.  						Hastanın karnında, özellikle yemeklerden sonra gaz ve  						gerginlik vardır. Ayrıca; sağ taraftan başlayıp,  						kaburgaların altına kadar yayılan geçici bir ağrı ve  						sarılık nöbetleri de görülür. Tıp dilinde kronik  						kolestit denir. Bu hastalık genellikle 40 yaşını geçmiş  						şişman kadınlarda görülür.<br />
 &#8211; Akut Safra Kesesi İltihabı :<br />
 Bilhassa, safra yollarına yerleşmiş taşın neden olduğu  						bir hastalıktır. Tıp dilinde akut kolestit denir.  						Hastada karnın sağ üst kısmına gelen ani, şiddetli ve  						çabuk gelişen, sırta, hatta sağ omuzun ucuna kadar  						yayılan ağrı vardır. Ateş artar, kusma ve bulantı  						görülür. Her iki çeşit safra kesesi iltihabında da;  						vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir. Ameliyat  						gerekebilir. Ameliyat gerekmeyen durumlarda veya safra  						kesesi iltihaplanmasını önlemek ve safra akımını  						kolaylaştırmak amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Maydanoz, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 2 tutam maydanoz  						konur. 5 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 2  						kere birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table248" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Safra Taşları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Safra koyulaşması  						sonucu meydana gelen taşlara halk arasında safra taşı,  						tıp dilinde ise kolelitiasis denir. Yapılarında  						kolestrin bulunur. Bazı safra taşları, rahatsızlık  						vermez. Bazıları da safra kanalını tıkar. Çok şiddetli,  						batıcı bir ağrı, bulantı ve kusma yapar. Hasta yerinde  						duramaz olur. Bu olayların hepsine birden safra kesesi  						krizi denir. Düşmeyen veya alınmayan safra taşları,  						safra kesesinin iltihaplanmasına da neden olur. Safra  						taşlarının neden olduğu rahatsızlıkları gidermek için  						doktor müdahalesi gerekir. Ancak, ameliyat gerekmediği  						hallerde aşağıdaki reçeteler kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Gliserin, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir su bardağı suya 1 kahve kaşığı  						gliserin karıştırılıp içilir.</p>
<table id="table249" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sağırlık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sonradan meydana  						gelen sağırlıkları doğuran nedenler çeşitlidir. Mesela;  						dış, orta veya içkulak bozuklukları, beyin hastalıkları  						veya histeri, geçici sağırlığa neden olabilir. Gerçek  						nedeni bulmak doktorun işidir. Geçici sağırlıkların  						tedavisinde aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Pelin, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>İki bardak suya 2 tutam pelin  						konur. 20 dakika kaynatıldıktan sonra temiz bir şişeye  						süzülür. Her 2 kulağa günde 3 kere ikişer damla  						damlatılır.</p>
<table id="table250" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sakal İltihabı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sakal kılının  						kolayca koparılması ve kopan kılın ucunda da cerahat  						damlacığı görülmesi şeklinde ortaya çıkan bir  						hastalıktır. Tıp dilinde sikozis denen bu hastalığa,  						stafilokok cinsi mikroplar neden olur. Sakal diplerini  						oksijenli su ile yıkadıktan sonra aşağıdaki reçetelerden  						herhangi biri uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Maydanoz, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 1 avuç doğranmış  						maydanoz konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülüp,  						sakal dipleri yıkanır. Yüzün tamamı da yıkanabilir.</p>
<table id="table251" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Salgın Menenjit</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Menegokok adı  						verilen bir çeşit mikrobun; beyin zarına yerleşmesi ve  						orada iltihaplanmalar meydana getirmesi sonucu ortaya  						çıkan bulaşıcı ve tehlikeli bir hastalıktır. Hastalık,  						boğazlarında mikrop taşıyan hastalar veya kendileri  						hasta olmadıkları halde boğazlarında menenjit mikrobu  						taşıyan sağlam kimseler tarafından bulaştırılır.  						Hastalık çoğu kere üşüme, titreme ve ateşin birdenbire  						yükselmesiyle başlar. Halsizlik, başağrısı, ve kusma  						görülür. Dudak ve burun deliklerinin kenarlarında  						uçuklar belirir. Gözlerini açmakta zorluk çeker. Bir  						süre sonra, ensesi sertleşmeye ve başını öne eğememeye  						başlar. Hiç vakit geçirmeden tedaviye başlamak şarttır.  						Aksi halde, ölümle sonuçlanabilir. Bu günkü tedavi  						yöntemleri sayesinde hastanın sağlığına kavuşması  						mümkündür. Salgın menenjit salgını sırasında sağlıklı  						kimseler hastalarla görüşmemelidir. Kalabalık yerlere  						gidilmemelidir. Bütün vücudun, özellikle ağız ve burunun  						temiz tutulması gerekir.</p>
<table id="table252" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Saman Nezlesi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ot veya bitki  						tozlarının neden olduğu bir çeşit alerjik hastalıktır.  						Tıp dilinde pollenosis veya alerjik rinit denir. Daha  						ziyade, çiçeklerin açtığı aylarda görülür. Hastada  						şiddetli aksırmalar, burun tıkanıklığı, gözlerde kızarma  						ve sulanma, fazla miktarda berrak burun akıntısı ve  						öksürük görülür. Tedavinin ilk şartı, çiçeklerin açtığı  						sıcak ve rüzgarlı günlerde kırlara gitmemek ve güneş  						gözlüğü kullanmaktır. Aşağıdaki reçeteler tedavi  						amacıyla kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Meşe ağacı kabuğu,  						su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 1 tatlı kaşığı  						ufalanmış meşe ağacı kabuğu konur. Kaynatıldıktan sonra  						temiz ve ince bir tülbentten süzülür. Buruna çekilerek  						sümkürülür.</p>
<table id="table253" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sara</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bir çeşit sinir  						hastalığıdır. Nedeni beynin çalışmasında görülen bir  						anormalliktir. Tıp dilinde epilepsi denir. Grand mal ve  						petit mal olmak üzere iki çeşidi vardır.<br />
 &#8211; Grand Mal :<br />
 Saranın ağır şekline grand mal denir. Hasta nöbet  						gelmeden önce aura denilen bir devre geçirir. Bu sırada  						da, nöbetin geleceğini anlar. Bu devrede, kulak  						çınlaması, belirli bir yerde ağrı, titreme vardır. Ne  						olduğunu anlayamadığı bir koku hisseder. Kısa bir süre  						sonra da, şuurunu kaybederek yere düşer. Vücudunda  						kuvvetli çırpınmalar başlar. Kol ve bacakları ritmik bir  						şekilde kasılıp, gevşer. Ağzı köpürür, dilini  						ısırabilir, farkında olmadan küçük ve büyük tuvaletini  						koyabilir. Bir süre sonra da kasılmalar azalır, derin  						bir soluk alarak sakinleşir ve kendine gelir.<br />
 &#8211; Petit Mal :<br />
 Saranın hafif şeklidir. Bu çeşit saralıda şuur kaybı  						görülür fakat, kasılma ve gevşemeler görülmez. Hatta  						bazen çevresindekiler kriz geçirdiğini bile anlamaz.  						İlkyardım olarak, kriz geçiren hastanın yaralanmasını  						önleyici tedbirler alınır. Dilini ısırmaması için de  						temiz bir mendili top yaparak ağzına koymak faydalıdır.  						Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Üzerlik, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir kahve kaşığı üzerlik tohumu,  						havanda dövüldükten sonra az suyla içilir.</p>
<table id="table254" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sarılık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Safranın kana  						karışıp, bütün dokuları hatta göz aklarını bile sarıya  						boyaması ile ortaya çıkan bir hastalık belirtisidir. Tıp  						dilinde ikter denilen sarılığın üç çeşidi vardır.<br />
 &#8211; Hemolitik sarılık :<br />
 Kandaki alyuvarların tahrip olması sonucu safra, kana  						karışır. Hastanın idrar rengi normal, büyük tuvaleti ise  						koyudur.<br />
 &#8211; Hepatik sarılık :<br />
 Bir virüsün neden olduğu karaciğer iltihabıdır.  						Karaciğer hücreleri şişer ve safra yolları tıkanır.  						Belirtileri, yavaş yavaş görülür. Hastada ateş,  						iştahsızlık, ishal ve kusma vardır. En çok görülen  						sarılık çeşidi budur.<br />
 &#8211; Obstrüktif sarılık :<br />
 Nedeni, safra kanallarının tıkanmış olmasıdır.<br />
 Ortak belirtileri ise şunlardır. Hastalığın neden olduğu  						sarı renk, önce göz aklarında görülür. Sonra yüz, boyun,  						gövde, kol ve bacaklara kadar yayılır. İdrarın rengi  						sarı ile koyu kahverengi arasında değişir. Ciltte de  						kaşıntı vardır. Büyük abdest, kil renginde ve fena  						kokuludur. Tedavinin ilk şartı, yatak istirahatidir.  						Sıkı bir perhiz uygulanır. Aşağıdaki reçeteler de  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Pazı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 1 avuç doğranmış  						pazı konur. Haşlandıktan sonra süzülür. Günde 3 kere  						birer çay bardağı içilir.</p>
<table id="table255" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sedef Hastalığı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Nedeni, kesinlikle  						bilinmeyen bir hastalıktır. İrsi veya sinirsel olduğu  						söylenmektedir. Tıp dilinde psoriasis denir. Daha çok,  						baş derisinde, dizlerde ve dirseklerde veya tırnaklarda  						meydana gelen düzensiz kırmızı lekelerle kendini  						gösterir. Lekeler, gümüş renginde ve pul pul olup,  						deriden yüksektir. Kaşıntı yoktur. Tedavi amacıyla  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Ardıçkatranı, saf  						alkol, eter<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>5 gram ardıçkatranı, 4 gram saf  						alkol ve 4 gram eter karıştırılıp merhem yapılır. Deri  						sabunlu su ile yıkandıktan sonra sürülür.</p>
<table id="table256" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ses Kaybı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sesin tamamen  						kaybolmasına, tıp dilinde afoni denir. Tam veya kısmi  						olabilir. Nedeni, boğaz veya gırtlak hastalıkları,  						konuşma kaslarını kontrol eden sinirlerin hastalanması  						veya sinir bozukluğudur. Tedaviye geçmeden önce, gerçek  						nedeni bulmak gerekir. 1-2 gün içinde geçmeyen ses  						kayıplarında doktora başvurmak gerekir. Tedavi amacıyla  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Turp, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Altı bardak suya 1 tane turp  						doğranır. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülüp,  						gargara yapılır.</p>
<table id="table257" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ses Kısıklığı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Boğaz veya  						gırtlağın, dışarıdan gelen organizmalar tarafından  						istila edilmesi sonucu ortaya çıkar. Nedeni, soğuk  						algınlığı, bağırmak, çok konuşmak, boğazı tahriş edici  						duman veya benzeri gazlar veya boğaz iltihabıdır. Kısa  						sürede geçmeyen ses kısıklığında, doktora başvurmak  						gerekir. Kısa süreli ses kısıklığının tedavisinde  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kereviz yaprağı,  						su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 1 kahve fincanı  						ufalanmış kereviz yaprağı konur. 10 dakika  						kaynatıldıktan sonra süzülüp, gargara yapılır.</p>
<table id="table258" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sık Sık İdrara Çıkma</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Günde 4 veya 6 kez  						idrara gitmek normal sayılır. Bu sayı, içilen su  						miktarına göre değişir. Toplam idrar miktarı, 8 su  						bardağı kadardır. Bu miktarda ve idrara gitme sayısında  						fazlalık olduğu zaman gençlerde şeker hastalığı,  						ihtiyarlarda böbrek hastalığı veya prostat büyümesi  						düşünülebilir.</p>
<table id="table259" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sıraca</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  						scrofula denir. Bir çeşit kronik deri veremidir. Nedeni,  						boyundaki lenf bezlerinin veremidir. Daha ziyade boyun  						bölgesinde ve yüzde acısız şişliklerle ortaya çıkar. Bir  						süre sonra patlayan bu şişliklerden irin akar. Tedavi  						amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Ceviz yaprağı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 40 gram ceviz  						yaprağı konur. Haşlandıktan sonra süzülür. Günde 3 kere  						birer çorba kaşığı içilir.</p>
<table id="table260" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sıtma</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Anofel adlı  						sivrisineğin sokmasıyla, insandan insana bulaşan,  						titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren, kimi  						zaman da başka bir hastalık gibi görülen ve tedavi  						edilmezse, öldüren bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp dilinde  						malarya denir. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>İncir, sirke.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak sirkeye 10 tane kuru  						veya yaş incir konur. 2 saat bekletildikten sonra  						süzülür. İkişer saat arayla 2 tane incir yenir.</p>
<table id="table261" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Siğiller</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Derinin üst  						tabakasının büyümesi sonucu ortaya çıkar. Nedeni, bir  						çeşit virüstür. Tıp dilinde verrü denir. Aynı kişide bir  						yerden diğer bir yere bulaşabilir. Daha ziyade, parmak,  						ayak ve yüzün çeşitli yerlerinde, yuvarlak deriden  						yüksekte ve çilek görünümünde kabartılar halinde  						görülür. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>İncir dalı veya  						yaprağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Yeni koparılmıış incir dalı veya  						yaprağından çıkan süt, siğillerin üzerine sürülür. Aynı  						işlem sabah akşam tekrarlanır.</p>
<table id="table262" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sinir Ağrıları</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu çeşit ağrılar,  						genelikle küt ağrı şeklindedir. Vücudun her yerinde  						hissedilebilir. Ama, çoğunlukla kalp çevresindeki  						ağrılardan şikayet edilir. Bazı kimseler de başlarını  						tıpkı bir çember gibi sıkan baş ağrılarından şikayet  						ederler. İşte bu çeşit ağrılar, bedeni bir arızadan  						kaynaklanmıyorsa, sinirsel ağrılardır. Bu gibi  						şikayetlerde aşağıdaki reçetelerden herhangi biri  						kullanılanılabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Lahana, süt.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört su bardağı süte 10 tane lahana  						konur ve 15 dakika kaynatılır. Ilıdıktan sonra, lahana  						yaprakları ağrıyan bölgeye konur.</p>
<table id="table263" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sinir Bozukluğu</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hayat şartlarından  						fazlasıyla etkilenenlerde görülebilen, esasta önemli bir  						kaynağı olmayan bir rahatsızlıktır. Devamlı olarak  						endişe içinde olmak şeklinde görülenine anksiete, ruhi  						ve bedeni bitkinlik şeklinde görülenine de depresyon adı  						verilir. Hasta hayattan zevk almaz, her zaman mutsuzdur,  						huzursuzdur, sinirlidir. Uykuları düzensizdir. Gerçekte  						bir hastalığı olmadığı halde çeşitli hastalıkların  						varlığından şikayet eder. Tedaviye hayatının iyi  						yanlarını görmeye alışmakla başlanır. Sinirlenmekten  						kaçınmak, her kötü olayın iyi bir tarafı olduğunu  						görmeye alışmak, düzenli bir hayat sürmek gerekir.  						Ayrıca aşağıdaki reçetelerden herhangi biri de  						uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Yonca, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 3 tutam yonca  						konur. Haşlandıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer  						çorba kaşığı içilir.</p>
<table id="table264" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sinire Bağlı Hazımsızlık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sinir sisteminin  						düzenli, uyumlu çalışmasını kaybetmesi sonucu ortaya  						çıkar. Ayrıca, alkol kullanmak, fazla sigara içmek,  						haddinden fazla çay, kahve veya süt içmek, çabuk ve  						gereği gibi çiğnemeden yemek yemek şikayetlerin  						artmasına neden olur. Hastanın karnında ağırlık hissi  						vardır, midede gurultu, yanma veya ekşime görülebilir.  						Geğirir, gaz çıkarır. Yorgunluk, baş ağrısı, çarpıntı ve  						unutkanlıktan da şikayet edilir. Aşağıdaki reçetelerden  						faydalanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kimyon tohumu, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir su bardağı kaynak suya 1 kahve  						kaşığı kimyon tohumu konur. 10 dakika bekletilir.  						Yemeklerden sonra içilir.</p>
<table id="table265" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sinire Bağlı Kusma</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sinir sistemindeki  						düzensizlikten kaynaklanan bir durumdur. Ağıza su  						gelmesi şeklinde de görülebilir. Herşeyden önce,  						sinirlenmemeyi, düzenli bir hayat sürmeyi alışkanlık  						haline getirmek tedavinin ilk şartıdır. Ayrıca aşağıdaki  						reçetelerden herhangi biri de uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Ihlamur, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir çay bardağı kaynak suya 1 kahve  						kaşığı ıhlamur konur. 5 dakika bekletilip süzülür.  						Suyuna 1 kahve kaşığı süzme bal ilave edilip, yemekten  						sonra içilir. Aynı reçete adaçayı ile de hazırlanabilir.</p>
<table id="table266" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sinüzit</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çene, alın ve  						şakak kemikleri içinde bulunan ve buruna açılan içleri  						hava dolu boşlukların, sinüslerin iltihaplanması sonucu  						ortaya çıkan bir hastalıktır. Had ve müzmin olmak üzere  						iki çeşidi vardır. Nedeni burun iltihabı, nezle, grip,  						alerji, burundaki şekil bozuklukları veya buruna kaçan  						yabancı cisimlerdir. Hastanın yüzünde zonklayıcı bir  						ağrı, burnunda tıkanma, akıntı ve baş ağrısıyla birlikte  						gelen ateş görülür. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler  						ugulanır.</p>
<table id="table267" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Siroz</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Karaciğer  						dokularının harap olması ve karaciğerin sertleşmesi  						sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Tıp dilinde  						cirrhosis denir. Beslenme, hazımsızlık ve fazla miktarda  						alkol bazen de safra yollarının tıkanması sonucu  						görülür. Hastanın karnı su toplar, ayak bilekleri şişer,  						iştahı azalır ve arasıra da kusar. Tedavi amacıyla  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kiraz çöpü, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 1 avuç kiraz çöpü  						konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3  						kere birer su bardağı içilir.</p>
<table id="table268" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Sivilceler</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yağ bezelerinin  						fazla çalışmasından, hormon veya metabolizma  						bozukluklarından kaynaklanan en küçük çıbanlara sivilce  						denir. Sivilceleri sıkmamak, tuzsuz, yağsız ve  						baharatsız şeyler yemek gerekir. Tedavi amacıyla  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Ekşi nar, sirke.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir su bardağı ekşi narsuyu ile  						yarım su bardağı sirke karıştırılır. Bu suya batırılan  						pamukla, sivilcelerin üzerine kompres yapılır.</p>
<table id="table269" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Siyatik</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Üst bacağın arka  						kısmı, arka bacağın dış tarafı ve siyatik siniri boyunca  						yayılan ağrıya siyatik denir. Ağrı, bazen birdenbire  						gelir. Bazen de yavaş yavaş ilerler. Otururken,  						kalkarken, uzanırken hareketler zorlukla yapılır.  						Belkemiğinin aşağı bölgesi, hassastır. Ağrılar yürürken,  						öksürürken ve gerinirken daha da artar. Halk arasında  						sinir romatizması da denir. Nedeni, omurlar arasında  						kıkırdak disklerin yerinden oynaması, yani disk kayması,  						omurganın alt bölümünün iltihaplanmış veya zedelenmiş  						olması, dizkapağı iltihabı veya sinir iltihabıdır.  						Tedavinin ilk şartı yatak istirahatidir. Ayrıca yatak  						altına kalın bir tahta koymalı, iki yastıktan fazla da  						yastık kullanmamalıdır. Tedavi amacıyla aşağıdaki  						reçeteler kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Andızotu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>İki adet andızotu kökü dövülüp,  						ağrılı yerlere sürülür. 3 saat sonra ılık suyla yıkanır.</p>
<table id="table270" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Skorbüt</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>C Vitamini  						eksikliğinin neden olduğu bir hastalıktır. Daha ziyade  						5-6 ay süreyle yeteri kadar C vitamini alamayan  						çocuklarda ortaya çıkar. Hastada dermansızlık,  						zayıflama, ve kanamalar görülür. Yaraların iyileşmesi  						gecikir, diş etleri şişer ve mikrobik hastalıklara  						yakalanma ihtimali artar. Küçük çocuklara her gün 4  						çorba kaşığı taze sıkılmış portakal, limon veya greyfurt  						suyu verilirse, skorbüt olmaları önlenmiş olur.  						Büyüklerde görülen skorbüt tedavisi için aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Çam yaprağı, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir su bardağı kaynak suya, 1 tatlı  						kaşığı ince kıyılmış çam yaprağı konur. Yarım saat  						bekletildikten sonra süzülür, içilir.</p>
<table id="table271" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Soğuk Algınlığı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Üşütmekten meydana  						gelen keyisizliği gidermek amacıyla aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Toz şeker,  						karabiber, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir tatlı kaşığı toz şeker ile 1  						tatlı kaşığı toz karabiber karıştırılır. 1 bardak suda  						eritildikten sonra içilir.</p>
<table id="table272" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Şarbon</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Halk arasında  						karakabarcık da denilen bu hastalık daha çok kasap,  						çiftçi veya veterinerlerde görülen ve hayvanlardan,  						insanlara geçen mikrobik bir hastalıktır. Daha çok yüz,  						boyun veya kolda bir çıban çıkıp daha sonra patlar.  						Etrafında da siyah bir kabuk meydana gelir. Öldürücü bir  						hastalık olduğu için vakit kaybetmeden doktora başvurmak  						gerekir. Doktora gidinceye kadar aşağıdaki reçeteler  						uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kuru soğan.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Üç baş kuru soğan ezilir. Hastanın  						ayaklarına sürülüp, iyice örtülür.</p>
<table id="table273" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Şeker Hastalığı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vücudun şeker  						yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu bir  						hastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki  						şeker miktarını kontrol eden ve adına insülin denilen  						bir madde salgılar. Pankreas bu görevini yerine  						getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğere depo edilir.  						Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram şeker  						vardır. Bu miktar yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama  						kadar yükselir. Kandaki şeker miktarı hastalığın  						durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir.<br />
 Şeker durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra :<br />
 &#8211; Normal kimselerde 80 mg. 140 mg.<br />
 &#8211; Orta derecede 130 mg. 190 mg.<br />
 &#8211; Ağır derecede 160 mg. 215 mg.<br />
 İki çeşit şeker hastalığı vardır.<br />
 <strong>- Şekersiz Diabet :</strong><br />
 Hipofiz bezinin arka tarafından salgılanan antidiüretik  						hormonun yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker  						hastalığına, tıp dilinde diabetes insipidus denir.<br />
 <strong>- Şekerli Diabet :</strong><br />
 Pankreasın salgıladığı insülin yetmezliği sonucu ortaya  						çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes  						mellitus denir.<br />
 Şeker hastalığını doğuran nedenler dengesiz beslenme,  						şişmanlık veya sinir bozukluğudur. Bazı kimselerde de  						irsiyet önemli bir rol oynar. Hastalığın başlangıcında  						çok yemek ve su içmek ihtiyacı vardır. İdrar miktarı da  						artar. Kadınların idrar yapma yerlerinde kaşıntı vardır.  						Ayrıca devamlı yorgunluk hali görülür. İleri safhada  						devamlı baş ağrısı, el ve ayak titremeleri, iştahsızlık,  						aseton kokusuna benzer nefes kokusu, ter kokusu, adele  						krampları, hafıza zayıflığı, kısmi veya tam felç,  						iyileşmeyen yaralar ve uykuda sayıklama görülür. Şeker  						hastalığı tedavi edilmezse sonuç damar sertliği, kalp  						yetmezliği, göğüs anjini, görme zayıflığı, katarakt,  						karaciğer hastalıkları, siroz olabilir.<br />
 İki çeşit şeker koması vardır.<br />
 -<strong> Diabetik Koma :</strong><br />
 Daha ziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni, insülin  						verme zamanını geçirmek, gerektiğinden az miktarda  						insülin vermek, bağırsak iltihabı, bademcik iltihabı,  						grip veya iyileşmeyen yaralardır.<br />
 -<strong> Şeker Eksikliği Koması :</strong><br />
 Tıp dilinde hipoglisemi adı verilen bu çeşit koma,  						terleme, titreme, çırpınma huzursuzluk, şiddetli açlık,  						ve aşırı duygusallıkla başlar. Nedeni, fazla miktarda  						insülin vermek veya çok miktarda karbonhidratlı  						yiyeceklerle beslenmektir.<br />
 Şeker hastaları haftada en az iki kere ılık banyo  						yapmalıdır ve sonra da vücutlarının her tarafını ılık  						bir havlu ile ovmalıdır. Kabız veya ishal  						olmamalıdırlar. Perhiz yapmalıdırlar. Erken yatıp erken  						kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve diş sağlığına aşırı özen  						göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve açık  						havada yürüyüşü ihmal etmemelidirler. Tedavi amacıyla  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Karadut, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Beş çorba kaşığı karadut ezilip,  						suyu çıkarılır. Yemeklerden 10 dakika önce, 1 su bardağı  						suya 10 damla konup içilir.</p>
<table id="table274" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Şirpençe</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Daha çok ense,  						sırt ve kaba etlerde beliren birçok çıbanların  						birleşmesi ile meydana gelen ve çabuk genişleyen bir  						çeşit kan çıbanıdır. Aşağıdaki reçeteler tedavi amacıyla  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Suteresi.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Çıbanın üzerine, taze koparılmış  						suteresi yaprağı konur. 15 dakikada bir değiştirilir.</p>
<table id="table275" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Şişmanlık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Şişmanlık, alınan  						kalori miktarının yakılan kaloriden daha fazla olması  						sonucu ortaya çıkan bir metabolizma bozukluğudur. Tıp  						dilinde obesite denir. İstatistiklere göre şişmanların  						daha çabuk yaşlandıkları, şeker hastalığı, damar  						sertliği, kalp hastalıkları, karaciğer ve safrakesesi  						hastalıkları, tansiyon yüksekliği, akciğer hastalıkları,  						romatizmal hastalıkların tehdidi altında bulundukları  						belirtilmektedir. Bu nedenle şişmanlıktan kurtulmak için  						diyet ve beden hareketleri yapmak gerekir. Ayrıca  						aşağıdaki reçetelerden de uygulanabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Yoğurt, patates.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>On gün süreyle sadece yoğurt ve  						patates yenir.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table id="table292" border="0" cellspacing="2" cellpadding="6">
<tbody>
<tr>
<td width="83%" valign="top">
<table id="table293" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<table id="table294" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Tansiyon</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kan basıncına  						tansiyon denir. Kalp her kasılışında belirli miktardaki  						kanı (90-100 cm³) atardamarlara belirli basınçta pompalar,                          Bu basınca <strong>tansiyon </strong>denir. Bu sırada da, kan basıncı  						en yüksek seviyeye çıkar. Buna büyük tansiyon denir.  						Kalbin iki kasılışı arasında geçen zaman içinde ise, kan  						basıncı en düşük seviyeye iner. Buna da küçük tansiyon  						denir. Büyük tansiyon ile küçük tansiyon arasındaki fark  						da nabız basıncını gösterir. Tansiyon yaşa bünyeye ve  						tansiyon ölçüldüğü andaki ruhi veya bedeni duruma göre  						farklılık gösterir. Yaşlandıkça tansiyon yükselmesi  						normaldir. <strong>Büyük Tansiyon:</strong>Kalbin her büzüldüğü                          anda ölçülen tansiyona Büyük tansiyon denir.Büyük                          tansiyon kısaca, Kalpten atılan kanın damarlara                          uyguladığı basıçtır.<strong>Küçük Tansiyon: </strong>Kalp                          Dinlenmeye geçtiğinde ölçülen tansiyondur. Kalpten kan                          atılmış ve gevşemeye geçmiştir.<strong>Tansiyondan                          Kurtulmanın Yolları: </strong>Vucut ağırlığı normal                          seviyelerde olmalı, Alkol ve sigara içilmemeli, Çay ve                          kahve az içilmeli, Tuz günde 2 gr. geçmemeli, Şekerli                          gıdalardan kaçınılmalı, Beyaz et ve balık yenilmeli,                          Kızartma değil haşlama yenilmeli, Sebze ve meyve                          arttırılmalı, Bol sıvı tüketilmeli, Stres ve gerginlik                          olmamalı, Temiz havalı yerde bulunulmalı, Hamur içeren                          yiyeceklerden uzak durulmalı, Kolalı içecekler                          içilmemeli, Sosis, salam ve hamburger türü yenilmemeli,                          Zeytinyağı kullanılmalı, Kalsıyumu bol gıdalardan                          kaçınılmalı, Yağsız süt ve yoğurt tüketilmeli, Egzersiz                          ve yürüyüş sıkça yapılmalı</p>
<table id="table295" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Tansiyon Düşüklüğü </strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Büyük tansiyon,  						11&#8242;den aşağı düştüğü zaman tansiyon düşüklüğü vardır. Bu  						duruma tıp dilinde hipotansiyon denir. Tansiyon, ateşli  						hastalıklar sırasında, büyük kanamalardan sonra, iç  						salgı bezi bozukluklarında veya herhangi bir hastalıktan  						sonraki iyileşme döneminde düşer. Bazı kadınların aybaşı  						hallerinde, veya sıcakta fazla ter kaybından sonra veya  						sinirli kimselerde de tansiyon düştüğü görülür. Devamlı  						olarak tansiyon düşüklüğü önemli bir hastalığın işareti  						olabilir.Ayrıca Anemi (kansızlık), sıcak, zayıflık, gece                          uykusuzluğu tansiyon düşüklüğüne meydan verir.<br />
 Geçici tansiyon düşüklüğünde <strong>Tuzlu Ayran içilir.</strong></p>
<table id="table296" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Tansiyon Yüksekliği </strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Büyük tansiyonun  						kişinin yaşına göre yüksek olmasına halk arasında  						tansiyon yüksekliği, tıp dilinde ise hipertansiyon  						denir. Bir çok hastalıkta tansiyon yüksekliği görülür.  						Mesela kalbin sol bölümünün büyümesinde, böbrek  						hastalıklarında, damar sertliğinde, kan hücrelerinin  						çoğalmasında, şişmanlıkta ve iç salgı bezleri  						hastalıklarında kan basıncı artar. Tansiyon  						yüksekliğinin belirtileri arasında yorgunluk,  						sinirlilik, çarpıntı, baş dönmesi, uykusuzluk, baş  						ağrısı vardır. Tansiyonu normal seviyeye indirmek  						amacıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Çilek kökü, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 20 gram çilek kökü  						konur. Haşlandıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer  						kahve fincanı içilir.</p>
<table id="table297" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Tavukkarası</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Az aydınlık  						yerlerde, görememek şeklinde ortaya çıkan bir çeşit göz  						hastalığıdır. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Yeşil bakla, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Altı bardak suya 1 avuç yeşil bakla  						konur. Haşlandıktan sonra, hepsi bir kerede yenir.</p>
<table id="table298" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Temriye &#8211; Temreği</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bir çeşit deri  						hastalığıdır. Yer yer küme küme bir takım kızartılarla  						kendini gösterir. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Arpa.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir çorba kaşığı arpa, ateşte  						yakıldıktan sonra külü temriyelerin üzerine sürülür.</p>
<table id="table299" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><strong> <span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> Tırnak çatlağı</span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tırnaklarda  						meydana gelen çatlakları tedavi etmek için aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Limon suyu,  						gliserin, kolonya.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Küçük bir şişeye 1 çorba kaşığı  						limon suyu, 1 çorba kaşığı gliserin ve 1 çorba kaşığı  						limon kolonyası konur. İyice çalkalanıp, tırnakların  						üstü ovulur.</p>
<table id="table300" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Tırnak İltihabı</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tırnak  						kenarlarında veya altında cerahat birikmesine, tırnak  						iltihabı denir. Nedeni, ufak kesikler veya sıyrıklar  						sonucu bakterilerin yerleşmesidir. İltihaplanan tırnağın  						kenarında kızarıklık görülür. Ağrı da vardır. Tedavi  						için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Maydanoz, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 2 tutam maydanoz  						konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.  						Maydanozlar, tırnağın üzerine konup, temiz bir bezle  						sarılır. Aynı işleme iltihap boşalıncaya kadar devam  						edilir.</p>
<table id="table301" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Tifo</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Mikrobik ve  						bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın mikrobu çomak  						şeklindedir. Tifo basili adı verilen bu mikrop,  						çoğunlukla tifolu hastaların dışkılarında veya  						idrarlarında, kanlarında, tükürüklerinde veya  						vücutlarında görülen deri döküntülerinde bulunur. Tifo  						salgınına, lağım suları karışmış içme suları veya lağım  						suları ile mikroplanmış yiyecek maddeleri neden olur.  						Salgın daha ziyade yaz ve sonbahar aylarında görülür.<br />
 Hastalık, mikrop vücuda girdikten yaklaşık 7-15 gün  						sonra ortaya çıkar. Hastalığın ilk günlerinde yorgunluk  						ve baş ağrıları görülür. Fakat hasta yatmak ihtiyacını  						hissetmez. Birkaç gün sonra ateş yavaş yavaş yükselmeye  						başlar. İştahsızlık, baş ağrısı, burun kanaması,  						bronşit, mide ve bağırsak bozuklukları ile birlikte  						ishal görülür. İlk belirtilerin ortaya çıkmasını takip  						eden birkaç gün içinde ateşi daha da yükselir. Göğsünde  						karnında ve sırtında pire ısırığına benzeyen kırmızı  						lekeler belirir. Bu günler içinde tansiyon düşer, nabız  						da yavaşlar. Hastalığın üçüncü haftasında karın  						gerginleşir ve şişer. Dışkı ise yumuşaklaşır, bağırsak  						kanamaları görülebilir. Bademcikler iltihaplanmış, hasta  						zayıflamıştır. Üçüncü haftanın sonlarından itibaren,  						ateş düşmeye ve diğer belirtiler kaybolmaya başlar. Tifo  						kalbi, beyni, böbrekleri, akciğerleri, karaciğeri, göz  						ve kulak sinirlerini etkiler. Bu nedenle iyi tedavi  						şarttır.<br />
 Hastaya süt, yoğurt, ayran, hoşaf, meyva suları,  						limonata, portakal suyu, yumurta sarısı, yumurtalı  						çorbalar, iki kere çekilmiş etten yapılmış köfteler,  						sebze ve meyve püreleri verilir. Çok su içirilir.</p>
<table id="table302" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Tifüs</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Çok tehlikeli ve  						bulaşıcı bir hastalıktır. Halk arasında lekeli humma da  						denir. Bitler aracılığı ile bulaşır. Tifüsü doğuran  						nedenler; pislik, aşırı kalabalık yerlerde yaşamak,  						açlık ve yorgunluktur. Tifüs 12-14 gün devam eder.  						Riteksiyon denilen tifüs mikrobu, vücuda girdikten bir  						süre sonra; hastada halsizlik, baş ve bel ağrıları  						görülür, ateşi yükselir. Dudakları kurur, dili paslanır,  						yüzü kızarır. 4-5 gün içinde derinin üzerinde ufak  						kırmızı lekeler ortaya çıkar. Bazı hastalarda,  						sayıklama, bağırma ve tuvaletini altına kaçırması  						görülür. Hasta sağlıklı kişilerden ayrı bir yerde bakıma  						alınır. Eşyaları, bulunduğu yer dezenfekte edilir. Sulu  						ve sindirimi kolay yiyecekler verilir. İyi beslenir,  						vücut temizliğine çok dikkat edilir.</p>
<table id="table303" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Titremek</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde Tremor  						denilen titremek, irade dışında meydana gelen bir  						hastalık belirtisidir. El ve ayak titremesi; daha  						ziyade, nevroz, isteri veya nevrasteninin belirtisidir.  						Hafif titremeler, genellikle, guatr, alkolizm, kurşun  						veya cıva zehirlenmesi ya da ihtiyarlığın işaretidir.  						Şiddetli titremeler parkinson hastalığı ve uyku  						hastalığında görülür.</p>
<table id="table304" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Uçuk</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Dudakta veya burun  						kenarında hafifçe şişmiş, kırmızı ve ağrılı bir leke  						şeklinde beliren bir hastalıktır. Nedeni, tükürükte  						bulunan bir çeşit virüstür. Daha ziyade ateşli  						hastalıklar ve soğuk algınlığı sırasında görülür. Tıp  						dilinde Herpes simplex denir. Dudak veya burun kenarında  						meydana gelen kırmızı lekeler, bir süre sonra su toplar,  						küçük kabarcıkar meydana gelir. Birkaç gün sonra da  						sararırlar ve kabuk bağlarlar. Tedavi amacıyla aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Limon suyu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Uçukların üzerine günde birkaç kere  						limon suyu sürülür.</p>
<table id="table305" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Unutkanlık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Herhangi bir  						hastalığa bağlı olmayan unutkanlığın tedavisinde  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Günlük, çekirdeksiz  						kuru üzüm.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Ayda 3 gün arka arkaya, 3 gram  						günlük ile birlikte 10 tane çekirdeksiz kuru üzüm yenir.  						Bu işlem her ay aynı şekilde tekrarlanır.</p>
<table id="table306" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Ur</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vücudun herhangi  						bir yerinde görülen şişliklere halk arasında ur, tıp  						dilinde ise tümör denir. İyi huylu, kötü huylu ve  						iltihabi olmak üzere üç çeşidi vardır. İyi huylu urların  						tedavisinde, aşağıdaki reçeteler uyulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Semiz otu, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 1 avuç semiz otu  						konur. 20 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Semiz  						otları urun üzerine sarılır.</p>
<table id="table307" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Üre-Üremi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Karaciğerde  						meydana gelip, kan vasıtasıyla böbreklere taşınan ve  						idrarla dışarı atılan zararlı maddelere üre denir.  						Ürenin, idrarla dışarıya atılmayıp, vücutta kalmasından  						meydana gelen hastalığa da üremi denir. Nedeni, böbrek  						hastalıkları ve prostat büyümesidir. Hastada devamlı baş  						ağrısı, görme bulanıklığı, hıçkırık, gündüzleri uyuma  						ihtiyacı ve geceleri de uykusuzluk görülür. Vakit  						kaybetmeden tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.  						Ayrıca tedaviye yardımcı omak amacıyla hastanın  						üşütmemesi, yorulmaması, düzenli beslenmesi, sigara veya  						alkolü bırakması gerekir. Tedavi amacıyla aşağıdaki  						reçeteler kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Lahana, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 6 tane lahana  						yaprağı konur. 20 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.  						Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir.</p>
<table id="table308" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Uykusuzluk</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  						insomnia denilen uykusuzluğu doğuran nedenler  						çeşitlidir. Örneğin yorgunluk, mide şişkinliği,  						hazımsızlık, zayıflatıcı veya uyarıcı ilaçlar, fazla  						sıcak, rahatsız edici ışık, gürültü sinir bozukluğu,  						fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, ağrılar,  						kalp veya akciğer hastalıkları, ateş, kaşıntı, günlük  						olayların etkisi, yatağın uygun olmaması, tedirginlik  						gibi nedenler uykusuzluğa neden olur. Uykusuzluğu  						doğuran nedeni bulmak gerekir. Basit uykusuzluklarda  						yatmadan önce sigara, çay, kahve gibi şeyler içmemek,  						müzik dinlemek, yatak odasını havalandırmak, bir bardak  						sıcak süt içmek ve sıcak banyo yapmak çok faydalıdır.  						Ayrıca aşağıdaki reçeteler de kullanılabilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kakule, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Yatmadan 1 saat önce kabukları  						çıkarılmış 5 tane kakule yenip üzerine bir bardak su  						içilir.</p>
<table id="table309" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Uyurgezerlik</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tıp dilinde  						Somnambülizm adı verilen bu hastalıkta hastanın şuuru  						uykuda olduğu halde, duyu organları uyanıktır.  						Belirtileri hastaya göre değişir. Bazıları uykularında  						gezer; bazıları ise uykularında konuşur, bağırır, el ve  						kol işareti yapar. Uyandıkları zaman da uykularında  						yaptıklarını hatırlamazlar. Daha çok ruhsal bir  						bozukluğun ifadesidir. Ayrıca başından yaralanmış  						olanlarda, kanlarındaki şeker oranı düşük veya beyin  						damarlarında sertleşme olanlarda da uyurgezerlik  						görülebilir. Bazı kimselerde ise genetiktir. Uykuda  						gezen hastaların devamlı olarak ailesi tarafından  						kontrol altında tutulması, başına gelecek herhangi bir  						kazayı önlemesi açısından faydalıdır. Ayrıca aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Şerbetçiotu, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 2 tutam  						şerbetçiotu konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra  						süzülür.</p>
<table id="table310" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Uyuz</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify">Serkopt denilen  						gözle zorlukla görülecek kadar küçük olan uyuz  						böceğinin, üst derinin altına girerek meydana getirdiği  						kaşındırıcı ve bulaşıcı bir deri hastalığıdır. Özellikle  						el, bilek, parmak araları, koltuk altları, karın bölgesi  						ve kaba etlerde şiddetli kaşıntılar ve çizgi şeklinde  						yaralar görülür. Yapılacak ilk iş hastanın ve ilişkide  						bulunduğu kimselerin bütün çamaşırlarını, elbiselerini,  						yatak örtü ve çarşaflarını yıkamaktır. Sonra aşağıdaki  						reçeteler uygulanır. Her ilaç tatbik edildikten bir saat  						sonra yıkanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Şeftali veya söğüt  						yaprağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir avuç şeftali veya söğüt yaprağı  						iyice dövülüp, uyuz olan yerlere konur. Bu işlem 3 gün  						arka arkaya uygulanır.</p>
<table id="table311" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Üşümek</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bazı kimseler,  						üşümeyi gerektirecek hastalıkları olmadığı halde  						üşüdüklerinden yakınırlar. Bu şikayetleri, kalorisi  						yüksek şeyleri yemekle geçer. Ayrıca aşağıdaki  						reçeteleri uygulamak da faydalıdır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sarımsak, ceviz.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Her öğün 2 diş sarımsakla 6 tane  						ceviz yenir.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table id="table276" border="0" cellspacing="2" cellpadding="6">
<tbody>
<tr>
<td width="83%" valign="top">
<table id="table277" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<table id="table278" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Varis</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Damarların  						büyümesi ve şişmesine varis denir. Çoğunlukla bacağın  						alt kısımlarında görülür. Nedeni ayakta fazla durmak,  						şişmanlık, kan damarlarındaki kapakların düzensiz  						çalışması veya jartiyer kullanmaktır. Belirtileri, deri  						yüzeyindeki damarlar eğri, büğrü olup şişerler. Deri  						rengini kaybeder. Akşam saatlerinde de ayak bilekleri  						şişebilir. Banyodan sonra, aybaşı halinde, sıcak  						havalarda veya uzun süre ayakta kaldıktan sonra,  						yorgunluk, bacaklarda ağrı, karıncalanma ve dolgunluk  						hissedilir. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler  						uygulanır ve kabız olmamaya dikkat edilir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Limon suyu.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Her akşam, bacaklar limon suyu ile  						aşağıdan yukarı doğru ovulur. Sonra, 1 karış yükseğe  						konup, dinlendirilir.</p>
<table id="table279" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Varis Ülseri</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Daha çok, bacağın  						alt kısmında görülen yuvarlak bir yaradır. Nedeni,  						varisli yerde meydana gelen herhangi bir yaralanmadır.  						Hastalık bacağın alt kısmında, bileğe yakın bir yerde  						yuvarlak bir yara olarak ortaya çıkar. Ayak bileği  						şişer, deri esmerleşir ve bazen de ağrı hissedilir.  						Doktor tedavisi şarttır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de  						kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Ceviz veya fındık,  						su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Altı bardak suya 1 avuç kabukları  						çıkarılmamış ceviz veya kabuklu fındık konur. Yarım saat  						kaynatıldıktan sonra süzülüp, ülserli yere pansuman  						yapılır.</p>
<table id="table280" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Veba</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bulaşıcı ve  						öldürücü bir hastalıktır. Veba mikrobunu taşıyan  						farelerin pireleri tarafından insanlara geçer. Nedeni,  						pisliktir. Pis ve güneş girmeyen yerler veba için en  						uygun ortamlardır.<br />
 Hastalık, mikrop kapıldıktan sonra gelen 2-8 gün içinde  						kendini gösterir. Hastada, aniden başlayan baş ve sırt  						ağrıları, ateş, titreme, kusma, nefes darlığı,  						halsizlik, deri lekeleri, burun kanaması, kan tükürme,  						kasık ağrıları ve devamlı dalgınlık görülür. Dili de  						kahverengi ve kurudur. Yapılacak ilk iş hastayı tecrit  						etmektir. Çevresindeki sağlıklı kimselerin de koruyucu  						aşı olması gerekir. Bugün için önemi kalmayan ve eski  						devirlerde olduğu kadar çok görülmeyen bu hastalığın  						tedavisi için geç kalmadan sağlık kuruluşlarına haber  						vermek gerekir.</p>
<table id="table281" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Verem</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Akciğer veremi,  						tüberküloz, fitizi diye bilinir. Nedeni, koch basili  						denilen ufak kıvrık içinde küçük noktacıklar görülen  						çomak şeklindeki verem basilidir. Verem mikrobu insan  						vücuduna çeşitli yollardan girebilir. Bu yolların  						başında, solunum yolları gelir. Hastalık, çoğunlukla  						veremlinin balgamı veya veremli ineklerin sütü ile  						bulaşır. Sağlık şartlarına uymamak, aşırı yorgunluk,  						üzüntü, grip, boğmaca, kızamık veya şeker hastalığı  						vücudun direncini kaybetmesine ve hastalığın ihtimalinin  						artmasına neden olur.<br />
 Verem, üç devrede gelişir. Birinci devrede, hastada  						genel yorgunluk, iştahsızlık, sırt ağrıları, öksürük, ve  						38 dereceye varan ateş görülür.Verem basili bu devrede  						tüberkül adı verilen iltihaplı bölgeler oluşturur.  						İkinci devrede hiç bir belirti görülmeyebilir. Fakat  						basiller bütün vücuda yayılarak deri, eklemler,  						kemikler, böbrekler, bağırsaklar, karın ve beyin zarına  						yerleşirler. Bu devrede tedaviye başlanmamışsa, vücudun  						direnci azalmaya başlar. Üçüncü devrede, varem basilleri  						kan veya lenf kanalları yoluyla yayılmaya devam eder.  						Hastada, yorgunluk, balgamlı öksürük, akşamları yükselen  						hafif ateş, iştahsızlık ve gece terlemeleri görülür. Bu  						devrede, tedavi edilmezse, diğer akciğer de  						hastalanabilir. Tedaviye 4 ila 9 ay kadar devam etmek  						gerekir. Tedavinin ilk şartı temiz ve açık hava, bol  						gıda ve üzüntüsüz bir hayattır. Aşağıdaki reçeteler  						tedavi amacıyla kullanılır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Isırganotu, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 2 tutam ısırganotu  						konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3  						kere birer kahve fincanı içilir.</p>
<table id="table282" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Yanıklar</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sıcak bir şeyin  						veya yakıcı bir maddenin etkisiyle vücudun herhangi bir  						yerinde meydana gelen hücre ve doku bozulmasına yanık  						denir. Yanıklar ikiye ayrılır:<br />
 &#8211; Basit Yanıklar : Bunlar, deride hafif bir kızarıklık  						meydana getiren yanıklardır. Bir süre sonra, içi su dolu  						kabarcıklar ortaya çıkar. Bunları, kesinlikle  						patlatmamak gerekir. Yapılacak şey gerekli ilacı sürüp  						iyileşmesini baklemektir.<br />
 &#8211; Önemli Yanıklar : Yanık alanı büyük ve derinliği de  						fazla ise, önemli bir yanık var demektir. Bu gibi  						durumlarda mutlaka hastaneye başvurmak gerekir.<br />
 Basit yanıkların tedavisinde aşağıdaki reçeteler  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Çürük elma, tuz.  						veya Patetes<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir tane çürük elma ezildikten  						sonra, üzerine 1 kahve kaşığı tuz ekilip, yanığın  						üzerine konur. İkincisi; Çiğ Patates dilimlenerek yada  						rendelenerek yanık üzerine konur.</p>
<table id="table283" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Yaralar</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Herhangi bir kaza  						sonucu deride meydana gelen yarılma, kesilme, ezilme  						veya parçalanmalara yara denir. Birçok çeşidi vardır.  						Ateşli silahlar, batıcı veya delici aletler, yakıcı  						maddeler veya hayvan ısırmaları sonucu meydana gelen  						yaraların, hiç vakit kaybetmeden tedavi edilmesi  						gerekir. Yaralar, temizlik şartlarına uyulmayıp da,  						mikrop kapacak olursa, yara yerinde şişme, kızarma, ateş  						ve ağrı görülür. Bu da, yaranın iltihaplandığına  						işarettir. Bu durumdaki yaralar, gereği gibi tedavi  						edilmeyecek olursa, yaradan dağılan mikroplar vücudun  						diğer tarflarına da yayılıp çok tehlikeli hastalıkara  						yol açabilir. Yaralanmalarda yapılacak ilk iş; akan kanı  						durdurmaktır. Kanı durdurmak için, kanayan yerin üstüne  						gaz bezi veya temiz bir bez parçası konup, iyice  						bastırılır. Kan bir süre sonra durur. Kanama durduktan  						sonra bez kaldırılır, yaranın üzerine bir parça  						tentürdiyot sürülüp, yara temiz bir gaz bezi ile  						sarılır. Kan fışkırarak akıyorsa, yaranın üzerine gaz  						bezi yea temiz bir bez parçası bağlandıktan sonra,  						kanayan yere bastırılır. Sonra ipin uçları, bir parça  						çubuğa bağlanıp, döndürüle döndürüle iyice sıkılaşması  						sağlanır. Ve hiç vakit kaybetmeden hastaneye götürülür.  						Basit yaralarda aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Maydanoz tohumu,  						su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 100 gram maydanoz  						tohumu konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Bu  						suyla pansuman yapılır.</p>
<table id="table284" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Yılancık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Küçük yara veya  						sıyrıklardan giren mikropların neden olduğu ve tıp  						dilinde Erizipel denilen bir çeşit deri hastalığıdır.  						Halk arasında kızılyürük denir. Mikrop kapıldıktan bir  						kaç saat veya birkaç gün sonra; hastada ateş ve titreme  						görülür. Bilhassa, yüz, burun kanatları veya  						baldırlarda; çevresi kabarık, yaygın kızarıklık ve ağrı  						görülür. Bu bölge, bir süre sonra şişer, deri gerilir.  						Ayrıca iştahsızlık ve baş ağrısı da görülebilir.  						Yılancık ihmal edilmemesi gereken bir hastalıktır. Bunun  						için de iyi bir tedavi şarttır. Tedavinin ilk şartı,  						yatak istirahatidir. Ayrıca doktorun tavsiyelerine  						uyulup, aşağıdaki reçeteler de ugulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Limonata, alkol.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir bardak limonataya 5 damla alkol  						konup günde 1 kere içilir.</p>
<table id="table285" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Yılan Sokması</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify">Yılan zehiri çok  						çabuk ve şiddetli tesir gösteren zehirlerdendir. Ancak,  						bu zehirler ağızdan alındıkları zaman zehirlemezler.  						Zehirli yılanların çoğu büyük başlıdır. Bazılarının  						başları da üç köşelidir. Uzun kıvrık dilleri ve çatallı  						dişleri vardır. Soktukları zaman; dişlerinin dibinde  						bulunan bezden salgıladıkları zehiri, dişin içindeki  						kanal vasıtasıyla, soktukları yere aktarırlar. Orada  						ağrı, şişme ve kızarma görülür. Bazı kimselerde de yılan  						zehirinin çeşidine göre, kusma, baygınlık, titreme,  						nefes darlığı, uyuklama veya kısmi felç görülür. Yılan  						sokan kimseye zehir bütün vücuda yayılmadan önce  						aşağıdaki işlemi yapmak gerekir. Sokulan yer kol veya  						bacakta ise; yaranın üst tarafına sıkı bir bağ yapılır.  						Sonra alkole bandırılmış veya ateşte kızartılmış bıçak,  						çakı veya jiletle yara kanatılır. Arkasından, ağzın  						etrafına ve dudaklara zeytinyağı sürülür. Sokulan yer  						emilip, tükürülür. Aynı işlem 3-4 kere tekrarlanır.  						Sonra madeni bir şey ateşte kızdırılıp, sokulan yer  						dağlanır. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden biri veya bir  						kaçı uygulanır. Zehirlenme belirtileri varsa vakit  						kaybetmeden hastaneye götürmek gerekir.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Turunç.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir adet turuncun suyu sıkılıp,  						Yılanın ısırdığı yere dökülür.</p>
<table id="table286" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Yorgunluk</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Uzun süre  						çalışmaktan sonra görülen durumdur. Organların sürekli  						olarak yorgunluğu sonucu bozulmasına da sürmenaj denir.  						Gereği gibi çalışmama, isteksizlik, halsizlik, baş veya  						sırt ağrıları, hazımsızlık, huzursuzluk ve huysuzluk,  						can sıkıntısı gibi belirtilerle ortaya çıkar. En kolay  						tedavi, ılık duş alıp, istirahat etmektir. Sabah akşam,  						kol ve bacakları soğuk su ile yıkamak da çok faydalıdır.  						Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Taze fasulye, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Taze fasulye yemeği yenir. Veya  						taze fasulyeler yeteri kadar suda haşlanıp, günde 3 kere  						birer çay bardağı suyu içilir.</p>
<table id="table287" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Zatülcenp</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Akciğerleri saran  						zarın iltihaplanması sonucu görülen bir hastalıktır. Tıp  						dilinde plörezi denir. Nedeni, zatürree, verem veya  						akciğer absesinden yayılan iltihaptır. Tedaviye vakit  						geçirmeden başlamak gerekir. Tedavi amacıyla aşağıdaki  						reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Lahana, su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dört bardak suya 6 tane lahana  						yaprağı konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.  						Günde 3 kere birer kahve fincanı içilir. Aynı işlem her  						gün tekrarlanır.</p>
<table id="table288" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Zatürree</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Halk arasında  						akciğer iltihabı tıp dilinde ise pnömani denir. 3 çeşidi  						vardır.<br />
 &#8211; Lober Pnömoni : Pnömokok adı verilen mikropların neden  						olduğu had akciğer iltihabıdır. Mikroplu tozlar, fazla  						yorgunluk, soğuk algınlığı veya uzun süre güneşte kalmak  						hastalığın zeminini hazırlar. Hastalık ani baş ağrısı,  						titreme, kusma ve sırt ağrıları ile başlar. Ateş, 40  						dereceye kadar yükselir. Fakat 10. günden sonra düşmeye  						başlar. Öksürük, kısa sürelidir. Balgam, kanlı ve  						yapışkandır. Hastanın yüzü kızarmış, dudaklarının etrafı  						kabarmış, cildi kuru ve dili de paslıdır. Geceleri kriz  						gelebilir.<br />
 &#8211; Virüs Zatürreesi : Virüslerin neden olduğu bir çeşit  						zatürreedir. Ya aniden ya da bir soğuk algınlığı sonunda  						görülür. Lober pnömoniden daha hafif geçer. Hastalığın  						ateşi 39 dereceye kadar yükselir. Kendini son derece  						yorgun hisseder. Öksürüğü kuru fakat az balgamlıdır. Kol  						ve bacaklarında da ağrılar vardır.<br />
 &#8211; Bronköpnomoni : İyi tedavi edilmeyen grip, boğmaca,  						bronşit veya kızamıktan sonra ortaya çıkan bir  						hastalıktır. Nedeni, akciğer ve bronşların yer yer  						iltihaplanmış olmasıdır. Hastalık, bronşit gibi başlar,  						tedbir alınmazsa, 2-3 gün içinde ağırlaşır. Ateş  						sabahları 38 derece iken akşamları 40 dereceye kadar  						yükselir. Hastada öksürük, cerahatli ve bazen de kanlı  						balgam görülür. Halsizdir, nefes almakta güçlük çeker,  						rengi de soluktur. Doktor tedavisi şarttır. Diğer  						tarftan, hasta istirahat ettirilir ve morali üstün  						seviyede tutulur. Yanına fazla misafir kabul edilmez.  						Ağrı olan tarafına içine sıcak su doldurulmuş şişe  						konur. Sıcak su buharı teneffüs ettirilir. Ateşi  						yükseldiği zaman da; vücudu ıslak bezle silinir. Ateş  						düşürücü ilaçlar verilmez. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de  						uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Saf zeytinyağı.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Dörder saat arayla birer çorba  						kaşığı saf zeytinyağı içilir.</p>
<table id="table289" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Zayıflık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Vücut yeterli  						derecede beslenmezse, kilo kaybeder. Bu durum, bir çok  						müzmin hastalıklarda ve had hastalıkların hemen hemen  						hepsinde görülür. Zayıflık, belirli bir hastalıktan  						kaynaklanıyorsa, ilk önce onu tedavi etmek gerekir.  						Şişmanlamak için aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Kişniş, üzüm  						pekmezi.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir su bardağı üzüm pekmezi ile 4  						çorba kaşığı kişniş yenir.</p>
<table id="table290" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Zihin Yorgunluğu</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Aklın geçmiş  						olayları, öğrenilen şeyleri saklayıp, zamanı gelince  						şuur üstüne çıkarıp, hatırlaması kabiliyetine hafıza  						denir. Bu yeteneklerin geçici olarak kaybolmasına da  						zihin yorgunluğu denir. Zihin yorgunluğunu gidermek için  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Elma, kereviz.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>İki adet elma ile 2 adet kerevizin  						suları çıkarılır. Karıştırıldıktan sonra içilir.</p>
<table id="table291" border="0" cellspacing="0" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="tdrenk1"><span class="baslikKucuk" style="color: #ff0000;"> <strong>Zona</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Göğüs veya gövdede  						ya da yüzde ve gözde, çoğunlukla yalnız bir tarafta  						olmak üzere görülen ve sinirler boyunca yakıcı ağrılara,  						zona veya herpes zoster denir. Hastalık başladıktan  						birkaç gün sonra ağrıların olduğu yerde, bir kırmızılık  						ve ortasında içi su dolu küçük kabarcıklar görülür. Bu  						belirtiler bir hafta kadar devam eder. Tedavi için  						aşağıdaki reçeteler uygulanır.<br />
 <strong>Tedavi için gerekli malzeme : </strong>Sirke, zeytinyağı,  						su.<br />
 <strong>Hazırlanışı : </strong>Bir çay bardağı soğuk su ile 1  						kahve fincanı sirke karıştırılır. Hastalıklı yerlere  						kompres yapılır. Sonra zeytinyağı ile ovulur.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/hastaliklar-ve-tedavi-cozum-yontemleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads//var/www/vhosts/nucro.org/httpdocs/wp-content/morg/hapsirik1-150x150.jpg" />
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads//var/www/vhosts/nucro.org/httpdocs/wp-content/morg/hapsirik1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">hapsirik1</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads//var/www/vhosts/nucro.org/httpdocs/wp-content/morg/hapsirik1-150x150.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Güveçte Karides Nasıl Yapılır?</title>
		<link>http://www.nucro.org/guvecte-karides-nasil-yapilir</link>
		<comments>http://www.nucro.org/guvecte-karides-nasil-yapilir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2008 11:14:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[deniz ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[güveç]]></category>
		<category><![CDATA[karides]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=676</guid>
		<description><![CDATA[
resim:acikbufe.blogspot.com
Geçen haftasonu can sıkıntısından ufaktan bir İzmir yaptım. Karfur, kipa dır falan gezdim ihtiyaçları aldım. Deniz ürünlerine olduğum düşkünlüğümden dolayı tutamadım kendimi karides de aldım. Fakat hiç evde pişirme tecrübem olmamaıştı. Ama sonunda başardım güzel oldu. Aynen şöyle yaptım. Malzemeleri vereyim önce.

Güveç
2 Domates
2 Biber
5 Diş sarımsak
Üzerine serpmek için kararınca Kaşar
Karides  
Soğan
Zeytinyağı

Önce karidesleri temizledikten sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="http://photos1.blogger.com/blogger/4874/2186/400/Picture%20774.0.jpg" alt="" width="400" height="300" /></p>
<p style="text-align: center;">resim:<a href="http://acikbufe.blogspot.com/">acikbufe.blogspot.com</a></p>
<p>Geçen haftasonu can sıkıntısından ufaktan bir İzmir yaptım. Karfur, kipa dır falan gezdim ihtiyaçları aldım. Deniz ürünlerine olduğum düşkünlüğümden dolayı tutamadım kendimi karides de aldım. Fakat hiç evde pişirme tecrübem olmamaıştı. Ama sonunda başardım güzel oldu. Aynen şöyle yaptım. Malzemeleri vereyim önce.</p>
<ul>
<li>Güveç</li>
<li>2 Domates</li>
<li>2 Biber</li>
<li>5 Diş sarımsak</li>
<li>Üzerine serpmek için kararınca Kaşar</li>
<li>Karides <img src='http://www.nucro.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
<li>Soğan</li>
<li>Zeytinyağı</li>
</ul>
<p>Önce karidesleri temizledikten sonra 2 dakika kadar suda haşlıyoruz. Haşladıktan sonra onlar süzülürken güveçe 2-3 yemek kaşığı kadar zeytinyağını dökdükten sonra doğranmış domates,soğan ve biberi ekleyerek soteliyoruz. Bir 5-6 dakika da onları pişiriyoruz. Daha sonra haşlanmış karidesleri güveçin içine atıyoruz. Güveç kapağını kapatıp 3-4 dakika pişirmeye bırakıyoruz. Daha sonra yemeği borcam gibi bir şeye koyup üzerine rendelenmiş kaşarları serpiyoruz. Kaşarları erimesi için tercihen mikrodalga fırına veriyoruz. Daha sonra servis yapıyoruz. Afiyetler olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/guvecte-karides-nasil-yapilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://photos1.blogger.com/blogger/4874/2186/400/Picture%20774.0.jpg" />
		<media:content url="http://photos1.blogger.com/blogger/4874/2186/400/Picture%20774.0.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>YouTube&#8217;a Direkt Girmek ~ Al Bir de Burdan Yak Versiyon</title>
		<link>http://www.nucro.org/youtubea-direkt-girmek-bir-de-burdan-yak-versiyon</link>
		<comments>http://www.nucro.org/youtubea-direkt-girmek-bir-de-burdan-yak-versiyon#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2008 18:26:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[aşma]]></category>
		<category><![CDATA[dns]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[ip]]></category>
		<category><![CDATA[kırma]]></category>
		<category><![CDATA[open]]></category>
		<category><![CDATA[salak sansür]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[telekom]]></category>
		<category><![CDATA[ttnet]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=674</guid>
		<description><![CDATA[
Sayın firefox kullanıcıları laflarım sizlere. Şimcik, öncelikle burdan foksiproksi&#8217;yi çekiyoruz. Eklentinin kurlumu sırasında karşımıza gelecek tüm sorulara soldaki butona tıklayarak geçiyoruz.Sonrasında FoxyProxy seçeneklerine girerek (tercihen CTRL+F2) sol alttan Yeni Vekil Ekle diyoruz. Vekil ayrıntılarında El ile Vekil Ayarlama&#8217;yı seçerekten Host Name:212.116.219.108 Port:8082 tanımlamalarını giriyoruz. Yukarı tabdan şablonlar kısmına gelerek yeni şablon ekle diyoruz. Pattern Name [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-675" title="youtube1" src="http://www.nucro.org/wp-content/morg/youtube1.jpg" alt="" width="450" height="360" /></p>
<p>Sayın firefox kullanıcıları laflarım sizlere. Şimcik, öncelikle <a href="https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/2464" target="_blank">burdan</a> foksiproksi&#8217;yi çekiyoruz. Eklentinin kurlumu sırasında karşımıza gelecek tüm sorulara soldaki butona tıklayarak geçiyoruz.Sonrasında FoxyProxy seçeneklerine girerek (tercihen CTRL+F2) sol alttan <strong>Yeni Vekil Ekle</strong> diyoruz. <span id="more-674"></span>Vekil ayrıntılarında El ile Vekil Ayarlama&#8217;yı seçerekten <strong>Host Name:212.116.219.108 Port:8082</strong> tanımlamalarını giriyoruz. Yukarı tabdan şablonlar kısmına gelerek <strong>yeni şablon ekle</strong> diyoruz. Pattern Name yazan yere kafanıza göre yazın bir şeyler farkmaz. Alttaki yere <strong>*.youtube.com/*</strong> yazıyoruz. Aynı işlemi tekrar uyguluyoruz ve bu sefer <strong>*/get_video*</strong> yazıyoruz alttaki yere.Tamam diyerek çıkış yapıyoruz. 18 Haziran 2008 saat 21:17&#8242;de bu proxy sunucusu aktif ve gayet iyi bir şekilde çalışır durumdaydı. İleriki zamanlarda ne olur bilinmez. Bu yüzden benimde proxy sunucusu her uçtuğunda yaptığım gibi <a href="http://proxy-list.org" target="_blank">şu</a> adresten güncel proxy sunucularına ulaşabilirsiniz. Siteye girdikten sonra altta size bir güvenlik kodu soracaktır. Oraya doğru bir şekilde girdikten sonra sistem aktif olacak. Tavsiyem filtrelerden <strong>transparent</strong> olarak seçim yapmanız. Bu tür sunucuların daha süratlı oldukları bilinmekte. Tekrar söylüyorum, yukarıda verdiğim sunucu yazı tarihinde geçerliydi. İleride ne olur bilinmez. Ayrıca youtube&#8217;a girebilmek için sevgili dostum Erman&#8217;ın hazırladığı siteye <a href="http://www.erisimengellenemez.com/" target="_blank">burdan</a>, başka bir alternatif için de <a href="http://youtube.dinamiturk.com/" target="_blank">şuraya</a> bakabilirsiniz. Ve ayrıca bu yazıyı okuduktan sonra firefox ne? diyenleri Bülent ERSOY ile tam 7 günlük tatile gönderiyoruz nucro blog olaraktan.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/youtubea-direkt-girmek-bir-de-burdan-yak-versiyon/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads//var/www/vhosts/nucro.org/httpdocs/wp-content/morg/youtube1-150x150.jpg" />
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads//var/www/vhosts/nucro.org/httpdocs/wp-content/morg/youtube1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">youtube1</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads//var/www/vhosts/nucro.org/httpdocs/wp-content/morg/youtube1-150x150.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>YouTube&#8217;a Direkt Girmek</title>
		<link>http://www.nucro.org/youtubea-direkt-girmek</link>
		<comments>http://www.nucro.org/youtubea-direkt-girmek#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jun 2008 15:20:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[blok]]></category>
		<category><![CDATA[dns]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[iss]]></category>
		<category><![CDATA[opendns]]></category>
		<category><![CDATA[proxy]]></category>
		<category><![CDATA[saçma salak sansür]]></category>
		<category><![CDATA[sağlayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[servis]]></category>
		<category><![CDATA[ttnet]]></category>
		<category><![CDATA[turktelekom]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=667</guid>
		<description><![CDATA[
Ey ahali gözünü sevdiminin, ağzına yandımının internet sağlayıcısı olan TTNet&#8217;in günde 25 saat uguladığı bu yasaklar tak ettik artık oramıza buramıza kadar geldi. Daha önce bir çok yol verildi bu sorunu çözmek için ama bu en sağlamı. Şimdik olay kısaca şöyle. Bu günlerde hem dns hem de ip&#8217;den engelli olduğumuzdan dolayı opendns falan da sökmüyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-668" title="r-20070324092246-youtube1" src="http://www.nucro.org/wp-content/morg/r-20070324092246-youtube1.jpg" alt="" width="302" height="244" /></p>
<p>Ey ahali gözünü sevdiminin, ağzına yandımının internet sağlayıcısı olan TTNet&#8217;in günde 25 saat uguladığı bu yasaklar tak ettik artık oramıza buramıza kadar geldi. Daha önce bir çok yol verildi bu sorunu çözmek için ama bu en sağlamı. Şimdik olay kısaca şöyle. Bu günlerde hem dns hem de ip&#8217;den engelli olduğumuzdan dolayı opendns falan da sökmüyor. Anca <a href="http://www.ktunnel.com" target="_blank">ktunnel</a>, <a href="http://www.ninjacloak.com/" target="_blank">ninjaproxy</a> gibi siteler ile bu sorunu çözüyoruz. Yapacağımız şey gene aynı ama, biraz değişik. Bu yöntem ile takır takır gireceğiz. Yapılacak işlemleri altta tarayıcılara göre sıraladım. Sahip olduğunuz tarayıcıya göre işlemi yapın.<span id="more-667"></span></p>
<ol>
<li><strong>Opera<br />
 <span style="color: #339966;">Araçlar &gt; Tercihler &gt; Gelişmiş &gt; Ağ &gt; Vekil Sunucular</span></strong></li>
<li><strong>Firefox<br />
 <span style="color: #339966;">Araçlar &gt; Seçenekler &gt; Gelişmiş &gt; Ağ &gt; Ayarlar</span></strong></li>
<li><strong>Safari<br />
 <span style="color: #339966;">Edit &gt; Preferences &gt; Advanced &gt; Proxies &gt; Yerel Ağ Ayarları &gt; Yerel ağınız için bir proxy sunucusu</span></strong> kullanın</li>
<li><strong>IExplorer<br />
 <span style="color: #339966;">Araçlar &gt; Internet Seçenekleri &gt; Bağlantılar &gt; Yerel Ağ Ayarları &gt; Yerel ağınız için bir proxy sunucusu kullanın</span></strong></li>
</ol>
<p>Şimdi bu bölgelere geldiysek eğer <strong>200.88.223.101:80</strong> yani IP yerine <strong>200.88.223.101</strong><br />
<script type="text/javascript"><!--
document.write(":"+r+c)
// --></script><br />
, yanındaki kutuya da <strong>80 </strong>yazıveriyoruz. Böyle yaparsak gireceğimiz siteler bizi <strong>Dominik Cumhuriyeti</strong>nden geliyoruz gibi görücek. Eğer bu proxy yavaş gelirse, <a href="http://proxy-list.org/en/index.php" target="_blank">şurda</a> ve <a href="http://samair.ru/proxy/" target="_blank">burda</a> istemediğiniz kadar adres mevcut. Yanında hangi ülke olduğu falan da yazıyor. Bu işlem sadece o tarayıcı ile yapacağınız bağlantılarda aktif olur. Eğer birden çok tarayıcıya sahipseniz bu işlemi sadece bir tarayıcıda uygulayarak da deneyebilirsiniz. Net bağlantınızın olduğu diğer hiç bir programa etki etmeyecektir bu işlem. Ayrıca <a href="http://www.erisimengellenemez.com/" target="_blank">burdan</a> da ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz fakat burdan çekeceğiniz tor adlı program beni kıllandırdı, yani sevmem bağlantıyla sistemle oynayan programcıkları.</p>
<p><strong>UYARI: VERDİĞİM PROXY ADRESLERİ HER GÜN DEĞİŞEBİLEN ŞEYLERDİR. YENİLERİNİ VE GÜNCELLERİNİ VERDİĞİM O 2 ADRESTEN YA DA GOOGLE&#8217;A PROXY SERVER LIST DİYEREKTEN ARATARAK SÜPER SONUÇLARA ULAŞABİLİRSİNİZ.</strong></p>
<p><strong> </strong><br />
<script type="text/javascript"><!--
document.write(":"+r+c)
// --></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/youtubea-direkt-girmek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>28</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads//var/www/vhosts/nucro.org/httpdocs/wp-content/morg/r-20070324092246-youtube1-150x150.jpg" />
		<media:content url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads//var/www/vhosts/nucro.org/httpdocs/wp-content/morg/r-20070324092246-youtube1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">r-20070324092246-youtube1</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.nucro.org/wp-content/uploads//var/www/vhosts/nucro.org/httpdocs/wp-content/morg/r-20070324092246-youtube1-150x150.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bux.to Nedir? İşe yarar mı? Gerçekten para kazanılır mı?</title>
		<link>http://www.nucro.org/buxto-nedir-ise-yarar-mi-gercekten-para-kazanilir-mi</link>
		<comments>http://www.nucro.org/buxto-nedir-ise-yarar-mi-gercekten-para-kazanilir-mi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jun 2008 13:43:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nucro</dc:creator>
				<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[$]]></category>
		<category><![CDATA[adsense]]></category>
		<category><![CDATA[alertpay]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[basmak]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[bux]]></category>
		<category><![CDATA[check]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[free]]></category>
		<category><![CDATA[garanti]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kartı]]></category>
		<category><![CDATA[kazanmak]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>
		<category><![CDATA[make]]></category>
		<category><![CDATA[money]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[paypal]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[tl]]></category>
		<category><![CDATA[to]]></category>
		<category><![CDATA[ytl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nucro.org/?p=648</guid>
		<description><![CDATA[Evet arkadaşlar bu blogun çoğu müdaviminin bir blogu, website geçmişi var. Hepsinin para kazanmak gibi bir amacı var. Kim istemez tabii ki para kazanmayı. Üstelik bu iş kolay yoldan olunca daha da bir güzel oluyor. Öncelikle işlemimiz oldukça yasal. Bu yönden hiç bir sıkıntınız olmasın. Reklam mantığı ile çalışıyor. Her günün belirli sayıda reklamı oluyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet arkadaşlar bu blogun çoğu müdaviminin bir blogu, website geçmişi var. Hepsinin para kazanmak gibi bir amacı var. Kim istemez tabii ki para kazanmayı. Üstelik bu iş kolay yoldan olunca daha da bir güzel oluyor. Öncelikle işlemimiz oldukça yasal. Bu yönden hiç bir sıkıntınız olmasın. Reklam mantığı ile çalışıyor. Her günün belirli sayıda reklamı oluyor. Sayfanın yukarısındaki <a href="http://is.gd/tto" target="_blank">Surf Ads</a> kısmına tıklayarak bu reklamları görebiliyoruz. Birine tıkladığımızda 30 saniye boyunca o sayfayı gösteriyor ve &#8220;<a href="http://is.gd/tto" target="_blank">Done</a>&#8221; yazısını gösteriyor. Bundan sonra sayfayı kapatıyoruz. Hemen bir altındakine geçiyoruz. Sonta &#8220;<a href="http://is.gd/tto" target="_blank">My Stats</a>&#8221; kısmısından durumumuza bakıyoruz. Yeterli miktara ulaşınca &#8220;<a href="http://is.gd/tto" target="_blank">Cashout</a>&#8220;a tıklayıp biriktirdiğimiz parayı istersek <a href="http://is.gd/tto" target="_blank">bux.to</a>&#8216;ya reklam vererek ya da nakit olarak alabiliyoruz. Eğer işi büyütüp <a href="http://is.gd/tto" target="_blank">gold üye</a> olursanız size özel <a href="http://is.gd/tto" target="_blank">mastercard</a> göndertiyorlar. Bu kartla herhangi bir atm&#8217;den paranızı indragandi yapabiliyorsunuz. Bu da hoş tarafı.<span id="more-648"></span>Sistem önceleri <a href="http://www.paypal.com" target="_blank">paypal</a> ile ödeme kabul ederken şimdi bunu <a href="http://www.alertpay.com" target="_blank">AlertPay</a> olarak değiştirmiş. Ben de yeni farkettim. Nedir bu alertpay diye biraz karıştırdım. Üye oldum. Şu anda para kazanmaya devam ediyorum. Resimli anlatımlara geçelim.Öncelikle alertpay.com adresine giderek sağ üst taraftaki sign up linkine tıklıyoruz.Bilgileri aşağıdaki gibi dolduruyoruz ki siz kendinize göre yapın.</p>
<p><img src="http://img76.imageshack.us/img76/7046/76728874xa3.jpg" alt="" /><img src="http://img518.imageshack.us/img518/2072/64240689ks5.jpg" alt="" /></p>
<p>Eveeeeet. Alertpay üyeliğimiz tamamlandı. Gelen maildeki aktive işlemlerimizi falan yaptık. Tek yapmamız gereken şimdi burdan alertpay hesabımıza kredi kartı eklemesi. Bu işi de kolayca yapıyoruz. Bunu yapalım ki para Gelelim şimdi bux.to üyeliğimize. Üye olurken referer gösterebiliyoruz. Böylelikle kazancımız o arkadaşa da katkı sağlıyor. Üstelik bundan bi kaybımız da olmuyor. Biz para basmaya devam ediyoruz. Resimde gördüğümüz yeşil renkli yeri aynı bırakıyoruz. Kırmızı çerçeveli yeri de üstteki resim ile aynı yapıyoruz. Kazancımız yeteri kadar olunca alertpay hesabımıza geçmesi için.Bux.to ya kayıt <a href="http://is.gd/tto">burdan</a>.Üstteki <a href="http://is.gd/tto" target="_blank">register</a> şeysine tıklıyoruz.</p>
<p style="text-align: left;"><img src="http://img518.imageshack.us/img518/1833/55699447tl4.jpg" alt="" /></p>
<p style="text-align: left;">Hayırlı kazançlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nucro.org/buxto-nedir-ise-yarar-mi-gercekten-para-kazanilir-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>21</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://img76.imageshack.us/img76/7046/76728874xa3.jpg" />
		<media:content url="http://img76.imageshack.us/img76/7046/76728874xa3.jpg" medium="image" />
		<media:content url="http://img518.imageshack.us/img518/2072/64240689ks5.jpg" medium="image" />
		<media:content url="http://img518.imageshack.us/img518/1833/55699447tl4.jpg" medium="image" />
	</item>
	</channel>
</rss>
