
Hayatımda izlediğim en iyi animasyondu Persepolis. Ötekiler gibi renkli boyamalar, çizgiler, olağanüstü güçler yoktu. Olan tek şey hayatın kendisiydi. İran devriminin, bu kadar kısa sürede bir ülkeyi nasıl tam aksi yönde değiştireceğine ap açık örneği olduğunu bana gösterdi. Film, ABD ve Fransa ortak yapımı bir çalışma. İranın hiç bir şekilde parmağı yok. Ünlü çizgiromancı Marjane Satrapin‘in çizgilerinden oluşan bir yapıt. İranlı bir kızın havaalanında veznedar tarafından kendisinden pasaport istenmesinin ardından bir şey söylemeyip hemen yanı başındaki banka oturduktan sonra daldığı hayalleri anlatır. Filmin tamamı fılaşbektir. Gerie dönük hayal yani. Bu yüzden olsa gerek %85 siyah beyaz filmin. Kızın ufak yaşlardan, kadın olma yolunda adımlarına değin, İran-Fransa arasındaki hikayesini konu alıyor. Zamanında İran’da yaşananlar, devrim süreci, başkaldıranların akıbeti gibi bir çok konu işleniyor. Şahsen çok etkilendim ve açık tekrar tekrar izleyesim geliyor. Her arşivcinin sandığında olması gereken bir eser bu Persepolis.
